ABD Emperyalizmi-Soğuk Savaş [1]
“ABD, II. Dünya Savaşından kârlı çıktı. Savaş sırasında ABD'de üretim üç kattan fazla artmıştı. Dünya nüfusunun yüzde 6,3’ünü oluşturan ülke artık dünya toplam servetinin %50'sine sahipti. Atlas ve Pasifik okyanuslarının her iki yakası da Amerika'nın kesin denetimi altına girmişti. Buna karşılık, Almanya-İtalya-Japonya cephesi ağır bir yenilgiye uğramıştı. Savaş galipleri arasında bulunan İngiltere ve Fransa ise, büyük kan kaybetmişti. Kapitalist dünya içinde ABD'yle boy ölçüşecek hiçbir güç kalmamıştı.
“Böylece ABD, kapitalist dünyayı hegemonyası altına aldı ve başta sosyalist ülkeler olmak üzere bütün bağımsızlık ve demokrasi güçlerine karşı Soğuk Savaş adı verilen küresel saldırıyı başlattı. 1945 ile 1991 yılları arasındaki dönemi kapsayan Soğuk Savaş, Üçüncü Dünya ülkelerinde yürütülen birçok bölgesel sıcak savaşı, askeri işgal ve müdahaleleri, askeri darbeleri, kontr-gerilla uygulamalarını, sosyalist ülkelerde çıkarılan gerici ayaklanmaları, psikolojik savaşı, sosyalist ülkelere ve bağımsızlık yanlısı rejimlere karşı uygulanan acımasız ambargoları içeren dünya çapında bir topyekûn (askeri cephenin yanı sıra siyasal, ideolojik, ekonomik, kültürel ve diplomatik cephelerde de yürütülen) saldırı savaşıydı.
“Sonuçta, 1980'lerin ikinci yarısından itibaren sosyalist ülkeler, ideolojik ve siyasal alanda da büyük bir zayıflık içine girdiler. Dünya proletaryasının ve ezilen halkların yirminci yüzyıl boyunca elde ettikleri kazanımların çoğu Doğu ve Orta Avrupa'daki sosyalist ülkelerle Sovyetler Birliği'nde meydana gelen 1989-1991 kapitalist restorasyoncu karşı-devrimleriyle kaybedildi”.
Yeni Bir Yüzyıl İçin ABD’den On Emir[2]
Neil Mackay'in Sunday Herald gazetesinde, ABD’de 2000 yılında, Yeni Amerikan Yüzyılı Projesi Vakfı (PNAC) tarafından yazılmış "Amerika'nın Savunmasını Yeniden İnşa Etmek: Yeni Bir Yüzyıl İçin Stratejiler, Güçler ve Kaynaklar" başlıklı bir belge yayınlamıştır. Bu belgede, ABD’nin 21. yüzyıla ilişkin planları açıklanmıştır: Bu plan, "ABD'nin küresel üstünlüğünü sürdürmeyi, büyük bir rakip gücün ortaya çıkmasını engellemeyi ve uluslararası güvenlik düzenini Amerikan ilkeleri ve menfaatleri doğrultusunda şekillendirmeyi amaçla”maktadır.
Yazar[3] bu belgeyi “On Emir” olarak şöylece özetlemektedir:
Yazarın yorumu şöyledir: “21. yüzyılda ABD'nin dünya çapında mutlak egemenliğini öngören bu plan, ABD'nin bütün insanlığa nasıl karanlık bir gelecek hazırladığını apaçık gösteriyor. Dünyanın 120 ülkesinde asker ve üs bulunduran, askeri üstünlüğünü dünyayı yeniden paylaşmak için koz olarak kullanan, bütün halkları yeniden sömürgeleştirmek için yola çıkan ABD emperyalizmini Hitler'le aynı kadere uğratmak zorundayız”.
Belge Enerji bölgelerine, uzaydaki hakimiyete, genetik-biyolojik silahlara, ABD menfaatlarına tehdit olan hususlara, Avrupa ile çatışmama noktasına, Uzak Doğudaki muhtemel opreasyon ülkelerine, mevcut askeri olanaklarıyla ABD’nin “dünya kontrol-komuta merkezi” oluşturmasına ve ABD’nin aynı zamanda farklı birkaç noktada birkaç savaşı kazanacak gibi hazırlıklı olmasına dikkat çekmektedir. Raporun yayınlandığı günden beri, bu önerilerin bir kısmı yürürlüğe konulmuştur.
Elif Çağlı[4], “Kolonyalizmden Emperyalizme” başlıklı, kapsamlı, rahat anlaşılır, özet bir metin yayınlamıştır.
Yeni-Sömürgeciliğin Temel Özellikleri [5]
Emperyalizm, bilindiği gibi sadece maddi değildir. Tüm boyutlarıyla kültürel, manevi emperyalizm, asimilasyon da vardır. Bu ayrı bir çalışma konusudur.
***
1 ABD Emperyalizminin Öyküsü:http://urundergisi.com/makaleler.php?ID=219
2 Neil Mackay: Sunday Herald gazetesi, 15 Eylül 2002
3 ABD Emperyalizminin Öyküsü:http://urundergisi.com/makaleler.php?ID=219
[1] ABD Emperyalizminin Öyküsü:http://urundergisi.com/makaleler.php?ID=219
[2] Neil Mackay: Sunday Herald gazetesi, 15 Eylül 2002
[3] ABD Emperyalizminin Öyküsü:http://urundergisi.com/makaleler.php?ID=219
[4] Elif Çağlı: Kolonyalizmden Emperyalizme(1-3), http://marksist.net/kitaplik/onlineKitap/KE; Ulusal Sorunda Tartışmalı Noktalar, 2002
[5] Yeni-Emperyalizm: Kurtuluş, Sayı: 01 Ağustos-Eylül-Ekim 2000