Prof. Dr. Erbuğ Keskin'in ortak çağrısı

Mehmet Akdoğan

06 Haziran 2015 Cumartesi 06:00

Üç tür insan vardır: Zeki, aptal ve normal

Zeki insan sorunları görür gayret eder çözer ve mutlu olur;

Aptal insan da sorunları bilmez o nedenle çözülecek bir sorunu olmayınca mutlu olurmuş

Normal insan sorunları görür, fark eder ve tek başına çözemeyince de mutsuz olurmuş.

Siyasette herkes bir şeyleri çözüyor. Anladım ki kimsenin benim aklıma ihtiyacı yok. Ben de sanal ortamda dolaşan Prf.Dr. Erbuğ Keskin’in bir yazısını paylaşmak istiyorum.

Ben bir doktor babasıyım. Siyasetçilere ithaf etmek üzere paylaşıyorum bu yazıyı.

 

Vurulduk Ey Halkım Unutma Bizi...

 

Siz hiç ameliyata aldığınız bir hastanın oluk gibi kanayan damarı karşısında çaresiz kaldınız mı?

Siz hiç küçük bir çocuğun duran kalbini çalıştırmak için onu avucunuza alıp saatlerce masaj yaptınız mı?

Siz hiç durmuş bir kalbin soğukluğunu avuçlarınızda hissettiniz mi?

Ameliyat masasında hastanız ellerinizin altından kayıp giderken dışarıdaki yakınları gözünüzün önüne geldi mi?

Babasının eve gelmesini bekleyen 2 yaşındaki oğlu mesela?

Uzun süredir oğlunu göremediği için özleyen, gün sayan annesi...

Karısı ... sevgilisi...

İş yerindeki arkadaşları

Bunları yaşamadıysanız bizi anlayamazsınız...

Furkan yaşadı...

Sizin, yarım saat kaldığınızda, bir hafta kendinize gelemediğiniz o hastane koridorlarında, biz bir ömür geçiriyoruz.

Eskiden tüm enerjimizi hastalarımıza harcardık. Şimdi bir de canımızı koruma derdine düştük.

Evet bizim hastalarımız ölebiliyor. Biz limon satmıyoruz.. Bunu önleme şansımız yok.. Buna en çok biz üzülüyoruz. 

Bu nedenle sizden erken ölüyoruz, sizden daha erken yaşlanıyor ve sizden genç yaşta enfarktüs geçiriyoruz..

Ama biz mesleğimizin bu zorluklarını en başından biliyorduk...

ÖSS sınavlarında ilk binde bire girmeye çalışırken biliyorduk... 6 sene dünyanın en zorlu eğitimlerinden birinden geçerken biliyorduk. Uzmanlık için gün aşırı nöbet tuttuğumuz uykusuz gecelerimizde biliyorduk. Hastalık, üzüntü, kan ve ölümün hayatımızın bir parçası olacağını ve bunun için komik ücretler alacağımızı biliyorduk.

Bunların hepsini biliyorduk da, bir şeyi hesaplayamamıştık… Bunca emekten sonra birileri çıkacak, yaptığımız işi, bilgimizi emeğimizi küçümseyecek, bunu günlük söylem haline getirecek, bizi hedef gösterecek ve biz yıllar içinde alıştığımız kendimizi en rahat hissettiğimiz hastane koridorlarında bile nereden geleceğini bilmediğimiz bir saldırının endişesiyle ürkek dolaşacağız…

Akşam karanlığında hastanelerimizden çıkarken önce sağı solu kontrol edeceğiz...

İŞTE BUNU GERÇEKTEN HESAPLAYAMAMIŞTIK…

  

http://www.adanamedya.com/ sitesinden 09.08.2016 tarihinde yazdırılmıştır.