Baldıran zehrini içtik elhamdullilah

Mahmut KORKMAZ

09 Haziran 2015 Salı 06:00

Seçim sonuçları belli oldu. Adalet ve kalkınma partisi %41.4 oyla birinci, CHP % 25 oyla ikinci, MHP %16,2, HDP % 13,3 oy aldılar.

Seçim öncesinde tahminlerle dilek ve temenniler birbirine karıştı.

Anket şirketlerinin balonları önemli ölçüde sönmüş oldu.

On üç yıldır girdiği seçimi kazanan Ak Parti için bu sonuç irdelenmesi gereken durumlar oluşturmaktadır.

Ak Parti ilk çıkışı olan 2002 seçimlerinde 34,2 oy oranı ile yola çıkmıştı. 2011 seçiminin cumhurbaşkanı seçimine askeri ve sivil darbecilerin engel olmasına tepki olarak yüzde elliye yaklaşan bir oranı tutturmuştu.

On üç yıllık iktidar yükünü sırtında taşıyan bir partinin üç beş puan kaybetmesi makul karşılanabilir.

Özellikle Sayın Erdoğan'ın "baldıran zehri içtik, siyasi hayatıma mal olsa da bu olacak"  dediği ve büyük sineye çekmelerle yürüttüğü barış sürecinde içilen baldıran zehrinin sandığa yansımasını gördük.

Barış süreci için 'bu acıyı çekmeye değermiydi' sorusunun cevabı kuşkusuz 'değerdi' olacaktır. Artık Türkler ve Kürtler dağlarda çocuklarının gencecik bedenlerinin parçalanmadığı bir hayatın var olduğunu gördüler. Analdılar. Fark ettiler.  Bunun kıymetli olduğunu içlerine sindirdiler.

Barış sürecini şımarık ve hassasiyetini  istismar eden terör örgütü ve siyasal kanadı bu gün büyük sorumlulukların altına girmiş bulunmaktadırlar.

Cici çocuk artık kendine Tayyib'i yıkmak için verilen emanet oylara karşı günlük hesap vermek zorundadır.

Artık sokaklarda patlayan her bomba, kırılan her cam, kanayan her can, konuşmalarda her kurulan tüyleri diken diken eden her cümle HDP'yi parlatanların hanesine günah olarak yazılacaktır. 

Ak Parti kaybetsin de ne olursa olsun diyenler olanların sorumluluğuna katlanmak zorunda kalacaklardır.

Barış sürecinin getirdiği özgürlük alanını etnik milliyetçiliğin değirmenine su taşıyarak değerlendirenler, bunun sonucunu da katlanmak  zorundalar.

Demokrasilerde her sonuca katlanmak gerek. Milletin oyunun tapulu mal olarak görmemek gerek. Yakarım, yıkarım, öldürürüm tehdidi bir noktaya kadar işler. Sonra bir noktada duvara çarpar ve geri döner.

Memleket hayrına baldıran zehrini içenler bu gün nispi olarak kaybetmiş gibi olsalar da, çok kısa bir süre sonra kazananlardan olacaklardır.

Bunu şimdiden görmekteyim.

Hayat uzun bir koşu, vardır elbette iniş ve yokuşu.

İyi günde beraber olanlar ve yokuşlarda diz üstü çökenleri, yamulanları, çamura yatanları  bir kenara not etmek lazım.

Siyasal ceketinin cebinde çift kimlik taşıyanları görmek için bazı kayıplar bile faydadan ari değildir.

Ak Parti kurumsal kimliği oturmuş bir parti. Kendi organlarında elbette durum değerlendirmesi yapacaktır. Bunu yapabilecek beceride kadrosu mevcuttur.

Yukardan aşağıya bir tıraşlama gerekiyorsa bu da yapılmalıdır.

Bülent Arınç gibi dilinden kimsenin emin olmadığı, yürüyen bomba tipleri emekliliğe sevk etmenin zamanı gelmiş ve geçmektedir.

Gençlik yapılanmasını ayakkabısız girilebilen mekanlar olarak yeniden dizayn etmelidir.

"Eskiler yiter yenide" sözünün siyasette kayıp anlamına geldiğini anlamalı ve eskiyle yeniyi yeniden harmanlama becerisini göstermelidir.

'Düşmez kalmaz bir Allah' demiş atalarımız. 'Yiğit düştüğü yerden kalkar' demişler aynı zamanda.

Ben bunda da hayırların gizli olduğuna inananlardanım.

Bu durumun yeniden doğuşa vesile olduğuna inananlardanım.

Milletimizin hayrı için baldıran zehrini içtik elhamdülillah. İcabında yeniden içecek yüreği de taşımaktayız. Bu da böyle biline.

Bakın sevgili okur yüzde yirmi beş alan partinin (seçim sürecinde her şeyi vaat eden, dört yıl verin diye yalvaran) zil takıp oynadığı bir ortamda yüzde kırk bir nokta dört alan bir parti için bunları yazıyorum.  İkinci ve üçüncü olan partinin oylarının toplamından daha fazla oya alan bir parti için bunları yazıyorum.

Evet Ak Parti tek başına iktidar olamadı.

Birilerinin on üç yıl boyunca yaşadıkları aşağılık komplekslerinin telafisi için bir terapi molası verdi.

Onlar terapilerine devam etsinler.

Ak Parti farkını ortaya koyarak kendi hasarlarını kendi tamir etsin.

Yarın ola hayrola.

Kısa süre sonra yapılacak bir erken seçimde manzara daha farklı olacaktır.

 Bu arada; seçimlerin öncesinde seçim güvenliği yok diyenler, kedi edebiyatı yapanların kızaracak yüzleri kaldıysa, bu gün kızarır inşallah.

Bu seçim onlara kapak olsun.

http://www.adanamedya.com/ sitesinden 09.08.2016 tarihinde yazdırılmıştır.