Huzuru sağlayan Valiye teşekkür...

Sedat MEMİLİ

12 Haziran 2015 Cuma 06:00

Bazı konular var ki (başta kendim olarak) leş kargası gibi olduğumuzu düşünüyorum.

Kötü’nün sanki sihirli bir çekiciliği varmış gibi olumsuz bir olaya üşüşüp duruyoruz.

Kötüyü cezalandırma isteğimiz, iyiyi ödüllendirme isteğimize ağır basmakta…

En büyük zaaflarımızdan birisi de şudur: bir grupta sevdiğimiz beş altı kişi varsa aralarında bir tane de sevmediğimiz kişi varsa o gruba yaklaşmıyoruz.

Bir sevmediğimiz için beş altı sevdiğimizi feda edebiliyoruz.

Ben buna ölümcül bencillik diyorum.

Kötünün çekiciliğine kendi ruhumuzu kurban etmek diyorum.

Bunları neden söylüyorum:

Bir seçim dönemi yaşadık…

Türkiye’nin bazı bölgelerinde gerginlik oldu; Bölgemizde de ülke gündemini uzun süre meşgul eden gerginlikler yaşandı.

Öşdürme eylemleri, Mersin’de dahil olmak üzere HDP İl başkanlıklarının bombalanması, ardından Vatan Partisi’nin mitingi ile Cumhurbaşkanı’nın halkla buluşmasının aynı meydanda ve aynı tarihe çakışması…

Bunlar görünen ve bilinen sorunlar…

Bir de her seçim döneminde yaşayıp da bu dönem yaşanmadığı için aklımıza gelmeyen sorunlar var.

Örneğin afiş asılma ve sökülme sorunu…

Her seçimde kıyamet kopardı.

Ama bu seçimde bu konuların farkında bile olmadık. Neden?

Nedeni açık; hizmet üretenler, yaptıklarıyla değil yapmadıklarıyla kamuoyunda yargılanırlar.

Bir muhasebeci, işini dörtlük yaparsa hiçbir işveren o muhasebecinin farkına varmaz.

Bu bir çelişki ama algı bu…

Yaşanan bund-ca sorun Adana’da bir huzursuzluk ve gerginlik yaratmadı.

Güvenlik açısından her hangi biz zaaf oluşmadı.

Kurumlar arasında koordine – kamuya yansıdığı kadarı ile – iyi sağlandı.

Kamuoyunu, sokağa dökecek, tedirginlik yaratacak, toplumu huzursuz edecek olaylara tanık olunmadı.

Üstelik, Adana hedef alınıp birkaç olumsuz olay yaratılmış olduğu halde.

Eğer, Adana kaosa sürüklenmiş olsaydı, hepimiz bas bas bağırmıştık: Vali şöyle, vali böyle… Emniyet Müdürü şöyle… Kimse bizi susturamazdı…

Ağacı kesene saldırıyoruz da, ağacı dikeni neden alkışlamıyoruz?

Huzurumuzu temin edemeyene her türlü eleştiriyi yapıyoruz da, huzurumuzu sağlauyana neden teşekkür etmiyoruz?

(Dikkat, neden eleştiriyoruz demiyorum. Yanlışı eleştirme hakkı demokratiktir; ama doğruyu alkışlama insanidir onu diyorum.)

Her konuda münferit olarak açıklama Sivil Toplum Kuruluşları ve meslek örgütleri ile kişi ve kurumların, Başta Valimiz Sayın Mustafa Büyük olmak üzere Vali yardımcılarımız, Ahmet Beyoğlu, Cengiz Horozoğlu, Azmi Yeşil, Şükrü Çakır, Durmuş Gencer, Şükrü Çakıroğlu, Mustafa Yüksel Karadağ, Kadir Okatan, İsmail hakkı Ertaş olmak üzere Büyük Şehir Belediye Başkanı Hüseyin Sözlü ve İlçe Belediye Başkanları ile Elbetteki kaymakamlarımız ile İl Emniyet Müdürümüz Ahmet Gürkan’a teşekkür borcu vardır.

Ben şahsım adına bu insani borcumu ödüyorum. 

Ödüyorum ki demokratik haklarımı vicdanım rahat olarak kullanabileyim.

Sağ olun Valim,

Sağ olun Vali Yardımcılarımız, Kaymakamlarımız, belediye başkanlarımız, emniyet müdürümüz ve emniyet teşkilatımız, il jandarma komutanımız ve emeği geçen herkes… 

http://www.adanamedya.com/ sitesinden 09.08.2016 tarihinde yazdırılmıştır.