Seçimler yapıldı. Birinci olmanın sonuncu olmak kadar mutluluk vermediği bir seçim oldu.
CHP genel başkanı 'yüzde altmış karşınızda' pişkinliği ile değerlendirme yaptı. Aynı mantık kendileri için uygulansa, yüzde yetmiş beş kendisinin karşısında olmayacak mı?
Bu seçime on üç yıldır girdiği tüm seçimlerde iktidar olan Ak Partinin iktidar olacak sayıyı bulamayışı damgasını vurdu.
Ak Parti karşıtlarının mutluluk kaynağı buradan neşet bulmaktadır.
Bu seçimin verdiği önemli mesajlardan biri CHP'nin vaat safsataların bir işe yaramadığıdır.
Çözüm sürecinin tetiklediği milliyetçi dalga belirleyici olmuştur. Her şey zıddıyla var olur ilkesinden hareketle MHP ve HDP oylarında yükseliş olmuştur.
HDP büyük bir projenin parçası olarak piyasaya sürülmüş ve senkronize bir operasyonla başarılı olunmuştur.
Zor zamanlarda Ak Partiye destek veren Kürt seçmenlerin önemli bir kısmı bu sefer kimlik politikasına destek vermiştir.
Barış sürecine 'baldıran zehri içmek' pahasına tüm gövdesini koyan Tayyip Erdoğan kısa vadede bir yenilgi gibi gözüken bir havayı solumak zorunda kalmıştır.
Siyaset risk almayı beraberinde getirir. Her gün onlarca gencecik bedenin albayrağa sarılı tabutlarda kanları aka aka cenazelerinin fakir semtlere geldiği kara günlerin bitmesi gerekiyordu. Alınan risk beklenen sonucu verdi. Ve akan kan durdu. Memleket evlatlarının Kürdüyle, Türküyle dağlarda bedenleri topağa düşmedi.
Ak Parti Barış için çalışırken kan üzerinden beslenerek siyaset yapanlar boş durmadılar.
Barış süreci devam ederken çatışma çıkmasın diye devletin elini tetikten çekmesini fırsat bilenler, alanlara ayrık otu gibi yayıldılar.
Uluslarası konjonktür ve yerel dinamikler Kürtlerin kimlik siyasetini tahrik edince, Ak Partiye giden oylar ray değiştirmiş oldu.
Ak Parti hükümet olmakla devlet olmanın arasındaki farkı unutunca devlet kademelerinden gelen raporların aldatıcılığına kapıldı.
Oysa unutulmaması gereken bir gerçek vardı. Devlet denen mekanizmanın bürokratları 'oligarşik bürokrasi' hastalığından kurtulmamışlardı. Bir valinin, bir emniyet müdürünün veya bir başka kamu kuruluşunun düzenlediği raporları beş defa çek edip, standart sapma payını dikkate alarak değerlendirmeye almak gerekirdi.
Doğu ve Güneydoğu mıntıkasında Çözüm sürecinde tek muhatap olarak terör örgütünün uzantılarının alınması, diğer sivil toplum örgütlerinin yok sayılması büyük bedel ödetti.
Paralel yapının da terör yandaşlarına karşı dişe diş, kora kor mücadele eden yapılara karşı acımasızca yüklenişi olayın rengini değiştirdi. Bir taraf zayıflarken öbür taraf güçlendi. Saha hakimiyeti tamamen el değiştirmiş oldu. Bu tehlikeli gidişat tüm uyarılara rağmen Ankara'nın soğuk duvarlarını aşamadı.
Ak Partinin milletvekili adayları büyük baskı tehditler yaşadılar. Köylere ve kasabalara ve mahallelere gidemediler. Yine Ak Parti sandık başlarına koyacak temsilci bulamadı. Çoğu yerde açık oy, açık sayım olayı gerçekleşti.
Aday tespitinde yapılan hatalara hata mı demek lazım, intihar mı demek lazım, adını koyamadım.
Örneğin Diyarbakır; yürekte yara. İlk beş adayın beşi Diyarbakırlı değil. Dördü Zaza, biri Türkmen. Ve yine sefer hailine iki rekat namazda imamlık yapacak kimse yok seçilecek sırada.
Oysa HDP listesinde Ak Parti hükümetinin müftü olarak atadığı şahıs aday. Altan Tan gibi eski bir İslamcı aday. Herkesin kendini görebileceği liste ile derme çatma bir liste nasıl baş etsin?
Netice olarak böyle bir sonuç çıktı.
Ben bunda hayır görenlerdenim.
Ak Partinin özüne dönmesi açısından.
Seçim sonuçlarını bahane ederek Kürt seçmenleri suçlamayı büyük bir haksızlık olarak görmekteyim.
'Niye oy alamadım' ın değerlendirmesini yapmak lazım. Oy verme dilerin değil.
Seçmen bu.
Ara sıra coşar. Tusunamilerden etkilenir. Bunu normal karşılamak gerekir.
Bu seçim son seçim değil. Baraj sorunun bir şekilde çözen Kürt seçmen bundan sonra yuvasına dönecektir. Kürt seçmenin yuvası da ırkçılığın asla olmadığı Ak Partidir. Bu gerçek bundan sonrada böyle olmaya devam edecektir. Kimse siyaset adına ayrılık tohumu ekmesin.
Sel gider kum kalır. Seçim biter kardeşlik kalır.
Marjinal ırkçılar moda oldukları gibi demode de olacaklardır.