Çınar Ağacım

Tülin ERSOY

19 Haziran 2015 Cuma 06:00

             Dünyadaki en kutsal ve zor olan görevlerden biridir baba olmak.

             Baba olmak evlada nefes olmaktır. Zordur doğumhanenin kapısında beklemek. Babanın kulağı içeriden gelecek ağıt sesindedir. Hemşirenin kucağında pembe yanaklı kendi eseri olan bir can parçasını karşında görünce heyecandan elleri titrer. Dili tutulur, ne yapacağını bilemez. Şoktadır!!! Artık baba olmuştur.

              Aradan aylar geçer, evladı canı artık ilk adımlarını atmaya başlamıştır.  İlk kimin adı söyleyecek diye evde şakalaşmalar başlamıştır. Günün birinde evladın ağzından “ ba   ba ”kelimesi çıkar. “Baba, dedi bak.”Ba ba dedi. Duydun mu?”  Gururdan göğsü kabarır,  baba mutludur,  çok mutlu. Yere göğe sığamaz.      Baba,  diye seslenen bir evladı vardır. İşyerinde anlatır, eş dost ziyaretlerinde anlatır.  “Bizim kerata baba dedi, der”  Ağzı kulaklarındadır.

           Çocuklar içinde öyledir,  arkasında bir babasının olduğunu bilmek gurur vericidir. Bilir ki başına bir şey gelse ilk babası koşacaktır. İlk anılar babayla beraber yaşanacaktır. Mahallede arkadaşlarıyla kavga ettiğinde onları babası ile korkutacaktır. Babama söylerim, sizi döverse görürsünüz diyecektir. Babadan arka kuvvet alınır. Futbolda baba hangi takımı tutmuşsa evlat da o takımı tutar. İlk defa stada maç seyredilmeye baba ile birlikte gidilir.  Atılan golle sarmaş dolaş olunur.

        İlk kız arkadaş veya erkek arkadaş babaya anlatılır. İlk bisiklet sürmeler baba ile yapılır. Yaş on sekiz olmuştur. Özel günlerde ilk içkiler baba ile aynı masada içilir. Haydi, evlat bir kadeh de kendin için al, yanıma yamacıma gel, denilir. Babanın desteğiyle evlat kendi yuvasını kurar.

        Ataerkil bir toplumda yaşıyoruz. Bu nedenle ülkemiz şartlarında baba olmak çok zor. Babalık görevi son nefese kadar devam eder.  Evde çalışan bir eş olsa da evin geçimi babanın sorumluğundadır. Erkeğin üzerinde maddi manevi sorumluluk baskı şeklinde hissedilir. Baba yolunda gitmeyen hiçbir şeyi eve aksettirmez,  kendi başına çözmeye çalışır. Sigara üstüne sigara içer “neyin var bey?” diyen karısına bir şeyim yok, hanım denilir.

           Herkesin hayatında gölgesine sığındığı çınar ağacı vardır. Benim çınar ağacım da babam. Ne zaman hayat beni yorsa isyan ettirse babamın gölgesine sığınırım. Ne zaman çok mutlu olsam babamın kollarına koşarım. Çok fedakâr bir babanın kızıyım. 13 yaşından itibaren çalışan dur durak bilmeyen her konuda dürüstlüğü ilke edinmiş, komşusu açken tok yatmayan. Ben demeyen ve benciliği bilmeyen adam gibi adam benim babam.

       Bugün ayakta dimdik durabiliyorsam bunu babamın bana öğrettiklerine borçluyum.

       Bugün yazmam ve söylemem gerekenleri insanların yüzüne söyleyip arkasından konuşmuyorsam,  babama borçluyum.

      Öz eleştiriye açık biriysem,  babama borçluyum.

      Hayatın bana sunduklarına acısı ve tatlısı ile çok şükür diyerek bakabiliyorsam, babama borçluyum.

      Elimi harama sürmüyorsam,  babamın bana öğrettiklerine borçluyum.

       Vicdanınım sesi her şeyden önce geliyorsa,  babamın kızı olduğumdan.

       Ben bu konuda dünyaya şanslı gelen ender insanlardan biriyim. Adam gibi adam olan tüm babaların ve babalarının yokluğunu çocuklarına hissettirmeden hem annelik hem babalık yapan eli öpülesi kadınlarımızın da babalar gününü kutluyorum.

     “ Sevgiyle kalın.”

 

http://www.adanamedya.com/ sitesinden 09.08.2016 tarihinde yazdırılmıştır.