Nerede o Sülün Osmanlar?

Sedat MEMİLİ

21 Temmuz 2015 Salı 09:41

Sülün Osman’ı hatırlayanınız var mı?

Biliyorsunuz tarihe “Dolandırıcılar Kralı” olarak geçti.

Kendine ait olmayan yerleri saflara satmakla ünlenmişti.

Çok şanslıydı; Dolandırıcılık yaptığı dönemlerde fazla dolandırıcılık olmadığı için kendisi ön plana çıkmış ve haklı bir unvan edinmişti.

İlk işini ev sahibini dolandırarak yaptı. Daha sonra 1950 ve 1960 yılları arasında;

Beyoğlu’nda sokakta yürüyen tramvayı,

Galata Kulesini,

Eminönü meydanındaki saati,

Şehir hatları vapurlarını sattı.

Çok ilginç bir adamdı. Çocukluğum ve gençliğim onun maceralarını izleyerek geçti. Hem güler hem hayret ederdik.

Taksim Meydanı’nın girişine paspas koydu; gelenden geçenden para topladı ve sonunda meydan kendisininmiş gibi çatır çatır sattı.

Sülün Osman, çok namuslu bir dolandırıcıydı; asla mağdurlara dokunmaz, ihtiyaç sahiplerinin parasına puluna dokunmazdı…

Kendini daima çok akıllı zanneden, uyanık geçinen tipleri bulur seçerdi.

Hatta dolandırdığı birinin fakir olduğunu öğrenince, hemen evini bulup parasını iade edip özür dilediği gibi üstüne para vermişliği de vardır.

İlginç bir felsefesi vardır. Bir gün bir röportajında: “Beni dolandırma düşüncesinde olmayan hiç kimseyi dolandırmadım” demişti.

Şimdi düşünüyorum;

Deniz Feneri, TOKİ, Ayakkabı kutuları,

Sıfırlanan paralar, kol saatleri,

Yeşil yollar,

İhaleye verilen 3. Köprüler,

Binlerce belediyenin çöp, asfalt ihaleleri,

Mal alım, yol yapım vs… vs…

Eğri oturup doğru konuşalım.

İsterseniz doğru oturup eğri konuşalım.

Hangisi daha namuslu dolandırıcı…

Ben, temiz, dürüst, adaletli, namuslu iş yapanları bir kenara koyuyorum.

Gerçi bunlar için kenarda büyük bir yere gerek yok, onlar küçük bir yere sığarlar.

Sülün Osman, garibanları dolandırmazdı…

Peki, Cumhuriyetin kurmuş olduğu;

Sümerbankları, Etibankları, Delir Çelik Fabrikalarını, Telekomünikasyon sistemlerini, bankaları, sigorta şirketlerini, şeker fabrikalarını, oto yolları ve limanları, gümrük haklarını, görmediğim madenlerin haklarını, ülkemin suyunu, tohumunu, gizli bilgilerini satanlar, sizce Sülün Osman’dan daha mı dürüsttü.

Bilmiyorum.

Umarım dürüstlerdir.

Ancak: bir asansörde iki kişi varsa ve iki kişiden biri yellenmişse, kimin yellendiğini ikisi de bilir…

Bu nedenle Sülün Osman’a tanrıdan rahmet diliyorum. Toprağı bol, mekânı cennet olsun.

 

http://www.adanamedya.com/ sitesinden 09.08.2016 tarihinde yazdırılmıştır.