NOTAM; havacıları uçuş ve yer emniyetini etkileyebilecek bazı önemli durumlardan ötürü haberdar etmek için yayımlanan bir bildiriye verilen isimdir. İngilizce “Notice to airmen” (havacılara bildiri) kavramının kısaltılmış halidir.
Bunu fikir ve gönül frekansı açısından evirmek suretiyle konjonktürel bir kisveye büründürmek istedim. Bu vesile ile ben de fikir ve gönül insanlarına NOTAM vermek istiyorum!
Yüreğin dağlanması karşısında gösterilebilecek metaneti bulabilmek zorlaştı!
Evlerin bacalarından tüten hüzün feryatlarının çoğaldığı bir iklime girdik!
Yaşanan/yaşatılan, reva görülen acımasızlıkların perde arkasını görmedikçe, görmek istemedikçe daha da sürecek bir körlüğün dipsiz karanlıklarındaki şaşkınlıklarımız, sahnede önceden yazılan senaryoları oynayan bizlere inat; bizleri seyrederken zevkten dört köşe olanları fark etmemiz gereken bir süreci yaşıyoruz.
Kendi değerlerine yabancı, sosyopat bir anlayışın kurbanı gençliğin benimsemeleri, geleceğimiz açısından oldukça tehlikeli bir hal almaya başladı.
İçinde bulunduğumuz atmosferin kirliliği, değişmez değerlerimizle aralarındaki fecaat derecesindeki kopukluk, gençlerimizi “kirli eller”in maşası durumuna getirdi. Günümüzde yaşamakta olduğumuz her acı verici olayın faili konumundaki insanların genellikle gençlerden oluşması, özel olarak sosyolojik bir araştırma/tez konusudur. Neredeyse “çocuk” diyebileceğimiz “suçlular” profili hiç mi dikkatimizi çekmez!
“Yanlış algı ve yönlendirme” bombardımanı altına alınan gençlerimizin bugün içinde bulunduğu tablo içler acısıdır. “Kendisine göre ters gelen” bir bakış ve/ya kendisine enjekte edilen yanlış bir inanış ve ideal uğruna, anasının bile saçlarından tutarak acımasızca duvara vura vura öldürmekten çekinmeyen bir gençlik!
Eline bıçak verildiğinde kafa kesen, beline bomba bağlandığında hayatla oyun oynadığını sanan, “kadın, madde ve para” dışında düşüncesinin olması istenmeyen bir gençlik!
Maskeli oyunların içinde bir de eline silah verildi mi kendini “kahraman” gören/gösterilen “canlı ölüler” arenasında “yaşadığını sanan” bir gençlik!
Gelişimleri; “şımarıklık” ve/ya “yokluk” parantezinde “özgüvenden ve değerlerden yoksun” bir şekilde beslenerek yapılan, acı yüklü ve aldatıcı bir rota üzerinde, “serseri mayın” gibi çayıra salınan bir gençlik!
Yaradılışının gayesini ıskalayan bir aileden çıkan bir gençlik!
Yalan ve aldatma krallığında büyüyen, kötülüğün yoğun sağanağı altında sırılsıklam olan ve iliklerine kadar “kötülük humması”na tutulan bir gençlik!
Adının önüne alfabenin hangi harfini koyduğunun ve ne tür bir gelecek vaat ettiğinin farkında olmayan bir gençlik!
Meramımın derinliğini ifade etmekte zorlanıyorum!
Kimin eseri? Hiç mi suçumuz yok?
Hayatımızın merkezine oturttuğumuz “kaygılarımızı” ve “kendimizi” “yeniden yenileme” zamanı! Herkes kendine düşen paya iyi baksın lütfen!
Bugünkü gençlik “geleceğimiz” ise; geleceğimizden çok çekeceğimiz var demektir!
Sevgi ile kalın…
akt