Belirsizlikler…

Tülin ERSOY

04 Ağustos 2015 Salı 06:00

     Kafamda binbir düşünce ile bir hafta daha bitti. Hayatımdaki belirsizliklere bile katlanamazken ülkemin şu an belirsizlikler içinde olması beni kahrediyor.

    

     Hükümet kurulmuyor. Terör bitmiyor. Kan dökülmeden bir gün dahi geçmiyor. Ekonomi batmış durumda kimsenin cebinde nakit para yok. Suriyeliler adım başı market önlerinde, sokaklarda el açmış dileniyor. Yani TÜRKİYEM tam diken üstünde günler geçiriyor.

 

      Benim gibi düşünen halktan gelmiş insanlar kahrolurken bu gidişata, bazıları da sabah evlerinde ballı, börekli kahvaltılarına devam ediyor. Hem de ekmeğinin üstüne en hakikisinden tereyağı sürüyor. Sonra televizyon kanallarında boy boy saçma sapan demeçler vermeye devam ediyorlar. Demokratik hakkınız olan o oyları başka partiye vermekle sizi daha çok pişman edeceğiz diyen iç sesleri ile yaptıkları alaylı konuşmalar da her gece kulağıma cinler tarafından üfleniyor.

 

     Bir başka belirsizlik de, Milli Eğitim’de.

 

    Geç kalınmış bir karar ile Anayasa Mahkemesi dershanelerin kapatılmasını öngören yasayı iptal etti. Aradan üç hafta geçti Milli Eğitim Bakanı yeni yol haritası hakkında henüz kesin bir açıklama yapmadı. Çünkü bu yasanın iptal edilmesini istemiyordu. Çizilemeyen yeni bir yol haritası daha elimizde patlamış oldu.

 

    Bu arada TEMEL LİSE için dönüşüm sürecinin başladığı tarihten itibaren tam 2 bin 240 dershane başvuruda bulunmuş. Başvuruda bulunan bütün kurumlarda çok yüksek meblağlar ödeyerek bulundukları yerlerde tadilat, tamirat, laboratuvar, spor odalarına kadar mevzuata uygun olarak kurumunu hazır hale getirdi. Bazı kurumlarda öğrencisine daha iyi eğitim ve öğretim sunma düşüncesi ile daha büyük geniş yerlere taşındı. Temel Lise ruhsatlarını alan kurumlar da arka arkaya öğrenci kaydını hızlandırmak için reklam verdi billboardlara boy boy.

 

     Yani Temel Liseye dönüşüm yapmak isteyen bütün kurumlar elini taşın altına soktu masraf üstüne masraf yaptı.

 

     Yasa iptal edilmeden önce Temel Liseye kayıt alan kurumlar şu an tam anlamıyla sinek avlıyor. Kurumdan içeriye sadece kayıtlarını iptal etmek isteyenler giriyor. Velilerde kendi içinde huzursuzluk ve belirsizlikler yaşıyor. Temel Liselerin ilk yılı olduğundan tereddütler içinde yaptırdıkları kayıtlardan madem dershaneler açık öğrencim kendi okulunda devam ederken dershanede sınavlara hazırlansın diyerek yaptırdıkları kayıtlardan vaz geçip, paralarını istiyorlar.

 

   Dershaneye yazdırmak için geldik diyen velilere de kurumlar tam anlamıyla net bir program sunamıyor. Ne dershaneyiz diyebiliyor, ne de kurs olarak devam edeceğiz diye biliyorlar. Çünkü  “dershane” kavramı eğitim mevzuatından çıktı. 1 EYLÜL’den sonra dershaneler öğrenci kaydı alamayacak. Yetkililere göre; dönüşüm başvurusu yapmayanlar  “dershane” olarak faaliyetlerine devam edemeyecek. Devam edenlerde yasal olmayan faaliyet gösteren kurum kapsamında değerlendirilerek kapatılacak. Kurs olarak açılacaklarda, ne kursu açacaklar Milli Eğitim neye izin verecek henüz netlik kazanmış değil.

 

     Kafalar karışık! Veliler, öğrenciler, kurumlar ne yapacaklarını bilemiyorlar.

 

   Ben yine cahil kafamla sorayım.

   Niye benim ülkemde her şey plansız ve programsız bir şekilde devam ediyor?

   Dönüşüme başvurarak elindeki bütün paraları harcayan kurumların zararını kim ödeyecek?

   Öğrenci ve velilere bu tedirginliği yaşatmaya kimin hakkı var?

   İstihdam yaratarak atanamayan öğretmenlere iş imkânı yaratmak suç mu?

 

    Türkiye’nin belirsizlikler ülkesi olmasına ne diyorsunuz büyük odalarda büyük koltuklarda oturan beyler.

 

     BELİRSİZLİKLER sizi yormuyor mu?  Benim enerjimi tüketti. Hani seçim olsa kılımı bile kımıldatmadan yatmayı düşünüyorum. Oy vermeye bile enerjim kalmadı bilinmiş ola.

 

 

 

 

 

http://www.adanamedya.com/ sitesinden 09.08.2016 tarihinde yazdırılmıştır.