Çözüm sürecinde yasal zemin

Dr. Ömer ULUÇAY

07 Ağustos 2015 Cuma 05:00

 

Terörün Sona Erdirilmesi ve Toplumsal Bütünleşmenin Güçlendirilmesine Dair Kanun[1] Kapsamında Yürütülecek Çalışmalara İlişkin Esaslar[2]  Hükümetçe yürürlüğe konulmuştur.

Çözüm Süreci”nin ne olduğunu Bakanlar Kurulu Kararından izleyelim:

Amaç ve kapsam

MADDE 1- 2009 yılında başlatılan "Milli Birlik ve Kardeşlik Projesi"nin bir devamı olarak; 2013 yılında daha güçlü, demokratik, özgür, güvenli ve huzurlu bir Türkiye için "Çözüm Süreci" olarak adlandırılan süreç başlatılmıştır.

Çözüm Süreci, ülkemizin son dönemdeki demokratikleşme ve normalleşme birikimi üzerine inşa edilmiştir.

Çözüm Süreci; bölücü terörü sona erdirerek Türkiye'nin birlik ve bütünlüğünü güçlendirmeyi, ülkemizin istikrar ve kardeşliğini geliştirmeyi, Türkiye'yi demokraside, hukukta, ekonomide, dış politikada dünyanın en önde gelen ülkelerinden birisi haline getirmeyi hedeflemektedir.

Çözüm Süreci, temel yaklaşımı çokluk içinde birlik ve kardeşlik olan, tek bir insanın hakkını korumayı tüm insanlığın hakkını korumak olarak gören eşsiz ve kadim medeniyet mirası üzerinde yükselmektedir.

Bu medeniyet mirasını esas alan Hükümetimiz, bütün etnik, dini, mezhepsel ve siyasal düşünce farklılıklarını bir sorun değil bir zenginlik kaynağı olarak görmektedir.

 Çözüm Sürecine müstakil bir başlık altında ayrıntılı şekilde yer veren 62 nci Hükümet Programı 6/9/2014 tarihinde TBMM tarafından kabul görmüştür.

Çözüm Süreci kapsamında sorumlu ve ilgili kurumlar ile gerekli uygulama, izleme ve koordinasyon mekanizmaları tarafından yapılacak çalışmalar ve alınacak tedbirlere ilişkin usul ve esasları düzenlemektedir.

MADDE 3- Bu Esaslar kapsamındaki çalışmalar aşağıdaki başlıklar altında yürütülür:

a) Siyasi alana, siyasi kurum ve aktörlere yönelik çalışmalar.

b) Hukuki düzenlemeler ve insan hakları.

c) Sosyal programlar.

ç) Ekonomik tedbirler.

d) Kültürel programlar.

e) Toplumsal destek ve sivil toplum çalışmaları.

f) Güvenlik ve silahsızlandırma.

g) Sorunun parçası olan aktörlerle temas, diyalog ve benzeri çalışmalar.

ğ) Eve dönüşler ile sosyal yaşama katılım ve uyum alanında çalışmalar.

h) Psikolojik destek ve rehabilitasyon çalışmaları.

ı) Kamuoyu bilgilendirme ve kamu diplomasisi çalışmaları.

Çözüm Süreci Kurulu

MADDE 4- Bu Esaslar kapsamında yürütülecek çalışmalar ve alınacak tedbirlerin belirlenmesi ve uygulama sonuçlarının en üst düzeyde takibi, gerekli strateji ve politikaların geliştirilmesi, görevli bakanlıklar arasında koordinasyonun sağlanması amacıyla Çözüm Süreci Kurulu oluşturulmuştur.

Kurul, Başbakan veya görevlendireceği Başbakan Yardımcısının başkanlığında, Başbakan Yardımcıları, Adalet Bakanı, Dışişleri Bakanı, İçişleri Bakanı, Milli Savunma Bakanı, Başbakanlık Müsteşarı, Milli İstihbarat Teşkilatı Müsteşarı ile Kamu Düzeni ve Güvenliği Müsteşarından oluşur. Kurulun gündemine bağlı olarak, ilgili diğer bakan, kamu görevlileri ve kişiler de görüşleri alınmak üzere Kurul toplantılarına çağrılabilir.

Kurulun görevleri belirtilmiştir.

MADDE 5- Kurumlararası İzleme ve Koordinasyon Komisyonları oluşturulur.

Komisyonlar, çalışma alanına giren konularla ilgili olarak çalışmalarda bulunmak üzere bakanlıklar, kamu kurum ve kuruluşları, sivil toplum kuruluşları, özel sektör temsilcileri ve konuyla ilgili uzmanların katılımıyla çalışma gruplan oluşturabilir.

MADDE 9- 10. Bu Esaslar yayımı tarihinde yürürlüğe girer. Bu Esasları Bakanlar Kurulu yürütür.

*

Bakanlar Kurulunun bu Kararına göre Çözüm Süreci işlemiştir. Devlet görevlileri ile Abdullah Öcalan, BDP/HDP, Kandil görüşmüş ve kararlar almışlar, bunların bir kısmını kamuoyu ile bölüşmüşlerdir. Kamuoyu, 3 yıla yakındır cenazelerin gelmeyişinden ve saldırmazlık halinin devamından memnundur. Gerçi arada çatışma ve ölümler de olmuştur, fakat bunlar önemsenmemiştir.

HDP’nin Cumhurbaşkanı Recep Tayip Erdoğan’a hitaben “seni başkan seçtirmeyeceğiz” demesinden, kamuoyuna söylemin etkili bulunmasından ve 07 Haziran Seçiminde AKP’nin tek başına iktidar olmayı kaybetmesinden sonra Erdoğan’ın tavrı hepten değişti. 

Belirtilen bu düzenleme ve görüşmelere rağmen, Recep Tayip Erdoğan “Çözüm süreci, taraflar, masa, Kürt Sorunu yoktur” dedi ve gündemi geren bir politika izledi. Koalisyon görüşmelerine adeta bir taraf olarak komisyona şahıslar dâhil etti.

7 Haziranda seçim olmuş ve AKP iktidardan düşmüştür ve fakat aynı hükümet halen işbaşındadır, aradan 53 gün geçmesine rağmen “emanet hükümet” Türkiye dışına savaş uçakları göndererek bombardımanlar yapmaktadır. HDP hedef alınmış fezlekeler hazırlanmakta, nerdeyse günlük kamuoyu yoklamaları ile siyaset belirlenmektedir.

Anayasal olan “seçim hükümeti” yerine, seçime gidecek AKP Azınlık Hükümeti planlanmaktadır. Hükümet kurma süresi olan 45 gün dolmak üzeredir ve henüz belirgin bir durum yoktur.

Süreç devam ediyor, herkes bekliyor, Cumhurbaşkanı gündem belirliyor.

Başbakan ve hükümet Cumhurbaşkanını bekliyor ve izliyor.

 

[1]  10/7/2014 tarih ve 6551sayılı Kanun

[2] Bakanlar Kurulu Kararı, 30/9/2014

http://www.adanamedya.com/ sitesinden 09.08.2016 tarihinde yazdırılmıştır.