Gülen Cemaati ile tanışıklığım 30 yılı bulur. Tanışıklık derken yanlış anlaşılmasın içlerinde yer almadım. Cemaatten farkında olmak anlamında söylüyorum. Daha lise ve üniversite öğrenciliği yıllarında onlarla ilgili haber ve yorumları özellikle Cumhuriyet gazetesi ve yazarı Hikmet Çetinkaya’dan takip ederim. Cemaate karşı bir önyargım olduğu doğrudur. Bu arada hakkını yemeyelim cemaate yakın arkadaşlarım da ve onlardan hiçbir zarar görmedim. Ancak yapısal olarak devlet kurumlarında örgütlendiklerine dair her zaman kaygı duymuşumdur.
Cemaate hep eleştirel yaklaştım. Bunu AK Parti iktidarı döneminde daha çok yaptım. Ben eleştirdiğimde cemaat mensuplarından çok AK Partililer göğsünü siper ederdi bu eleştirilere. Şimdiye kadar hiçbir cemaat sempatizanı tanıdığım “Çocuğunu bizim okullara” gönder demedi ama AK Partilerden bu öneriyi çok aldım. Çünkü kendileri çocuklarını o okullara yolluyordu ve çok da memnunlardı.
Ne oldu bilmem (aslında biliyorum da) birden ortaklık bozuldu. Şimdi benim 30 yıldır yaptığım eleştirilerden daha fazlası AK Partililer tarafından yapılıyor. Hatta haraket ediyorlar, sövüyorlar, PİÇ bile diyorlar...
Edep, haya kalmamış!
Geçen hafta Adana’da cemaate yakın okullarda denetim yapıldı! Hem de ne denetim. Polis, maliye, belediye ve kamunun tüm kurumları birden okulsa satılan yiyeceklerden verilen eğitime ve güvenliğe kadar her şeyi soruşturdular.
Bu resmen zulümdür.
Başta da söyledim. Cemaatle bağlantılı kişilerin devletin emniyet, yargı, askeriye, eğitim gibi kurumlarını kontrolleri altına alması kuşkusu bende 30 yıldır var. Bunlar yeni uyanmış! Bendeki bu kuşku gerçekse iktidarda olanlar bunları somut delilleriyle ortaya koyar, bağımsız yargı da gereğini yapar. Cemaat düşmanlığı iktidarı, devlet gücünü kullanarak, kendine rakip olarak gördüğü bir yapılanmayı sindirmeye yöneltmemelidir.
Ben dersanelere de yıllarca karşı çıktım. Aslında karşı çıktığım dersanenin kendisine değil, dersaneyi zorunlu kılan eğitim sistemidir. Dersanelerin kapatılması da tamamen cemaatle ilgilidir. Çünkü dersanenin gerekliliğini ortadan kaldıracak adımlar atılmamış, alelacele cemaatin para kaynaklarına darbe vurmayı amaçlayan bir uygulamadır.
Yıllarca iktidara yakın durmak ve iktidarda etkili olan cemaate yakın görünmek için çocuklarını cemaatin okullarına ve dersanelerine gönderen, yurtlarında kalmasını sağlayanlar şimdi bin pişman! Bu görüşüm sadece cemaatin kurumlarındaki çocuklarının ileride avantaj sağlamasını düşünenler içindir.
Bu yazıyı yazarken çok düşündüm. Şimdi beni de cemaatçi ilan ederler diye endişelendim. Hani her şey hukuk içerisinde yapılsın dedim ya!
AK Partililerin de işi zor ama... Liderleri cemaati sevin diyor seviyorlar. Sevmeyin diyor sövüyorlar. Teröristbaşının bile sevgi pıtırcığı ilan ettiği günlerde “analar ağlamasın” diye bize ögütte bulunuyorlardı şimdi savaşan şahin oldular.
Bense 30 yıldır aynı noktadayım. Sanırım kendimi geliştiremedim.
O da benim kusurum olsun...