Sosyal medya çıktı mertlik bozuldu!

Doğan Gülbasar

18 Ağustos 2015 Salı 06:00

Sosyal medya insanların anında haber alabilmesi için büyük imkan! Ancak avantajları kadar sakıncaları da var. sosyal medya sansüre, halkın haber alma özgürlüğüne karşı devlet baskısının en az hissedildiği bir mecra olmasına karşın, bilgi kirliliğinin de yoğun olduğu bir yer.

Orada her türlü kirli, yalan-yanlış bildiği anında yayabilir, insanları yanlış yönlendirebilirsiniz. Biraz becerikliyseniz küçük çapta bir savaş bile çıkarabiliriz.

Sosyal medyayı özellikle siyasetçiler çok sevdi. Masrafsız ve hızlı bir şekilde geniş kitlelere ulaşabiliyorlar. Ancak bunu kullanırken çok dikkatli olduklarını da söyleyemeyiz. Sosyal medyada toplumun her kesiminden her yaştan insan var ve siyasetçilerin takipçileri azımsanmayacak düzeyde.

Bir siyasetçi bir konu ile ilgili açıklama yapmak istediğinde düşünecek, yazdıklarını ya da yazdırdıklarını toparlayacak zamanı olur. örneğin bir basın bülteni hazırlandığında iki üç elden geçer. Danışmanı yazar, kendisi okur, metin üzerinde istişare yapılır. Böylece yapılacak bir hata oranı en aza indirilir. Ama aynı siyasetçi sosyal medyadan paylaştığı bir mesajı anında kamuoyuna gönderir. Belki o an öfke ve kızgınlıkla pişman olacağı şeyler de yazabilir.

Sosyal medyanın böylesi handikapları da vardır.

Bundan dolayı özellikle siyasetçiler sosyal medyayı kullanırken dikkatli olmalıdır. İki açıdan dikkatli olmalıdır; öncelikle kendi siyasi itibarları açısından. Diğeri ise belki de mesajını okuyacağı onbinlerce kişi içerisinde çocuklar ve gençler bulunduğundan.

Dün AK Parti Milletvekili Aydın Ünal’ın, MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli hakkındaki seviyesiz mesajı hemen MHP’lilerden tepki gördü.

Ünal mesajında “Salyalarını akıtarak” gibi son derece terbiyesizce ifadeler kullanmış.

Ünal’a cevap verenler arasında Adana Büyükşehir Belediye Başkanı Hüseyin Sözlü de var. Sözlü, Ünal’ın geçmiş, “saksafoncu” demiş.

Bir milletvekilinin bir Büyükşehir Belediye Başkanı’nın kullanacağı üslup bu olmamalı.

Bunlar oturup konuyla ilgili basın bülteni bu ifadeler kesinlikle metnin içinde yar almaz. Ama ellerinde telefon o anda akıllarına gelen şeyi yazıyorlar.

Sosyal medyanın tehlikesi de burada başlıyor. Ne bir milletvekiline bir partinin genel başkanı için bu sözleri sarfetmek yakışıyor ne de bir başkana böyle ifadeler...

Muhtemelen kendi çocukları da okuyor bu mesajları.         

Ülkenin zaten içinde bulunduğu ortam belli. Hergün gençler ölüyor. İnsanlar şehit cenazelerine sarılıp ağlıyor. Daha fazla gerginliğe ihtiyaç yok. Biraz daha dikkat lütfen...

http://www.adanamedya.com/ sitesinden 09.08.2016 tarihinde yazdırılmıştır.