Kürt sorunu ve cenaze törenleri (4)

Dr. Ömer ULUÇAY

28 Ağustos 2015 Cuma 06:00

 

Kayseri-Bolu Komando Tugayları Güneydoğu’da[1]

Bolu ve Kayseri komando tugayları 1980'li yıllardan itibaren aralıksız olarak Doğu ve Güneydoğuda, PKK’ya dönük operasyonlarda ön saflarda yer almış, 2012 Aralık ayında ise kışlalarına dönmüştü.

Bolu ve Kayseri’deki Komando Tugayları, 3 yıl aradan sonra yeniden Doğu ve Güneydoğu'ya gidiyor. Mevcut Hakkâri Dağ Komando Tugayına ve diğer asayiş güçlerine destek olacak ve koordine görev yapacaktır.

Sevk edilecek komando taburlarının yerleşeceği geçici üs bölgeleri belirleniyor ve 6 tabur gönderilmesi planlanıyor.

Komando tugaylarına meskûn mahalde savaş eğitimleri de verilmiştir.

PKK ile mücadelenin bir imha hareketine evrildiği görülmektedir.

Bu döneme ilişkin davalar henüz sonuçlanmamıştır.

Fransa Cumhurbaşkanı Hollande ve Barzani Çözüm Sürecinin devam etmesini istemişlerdir.

*

 “Cenaze timleri[2]

Asker cenazelerinde AKP’ye karşı yapılan protestolar, AKP'yi zor duruma düşürmekte ve seçim öncesinde bir engel olmaktadır. Çarpışmaların daha da şiddetleneceği beklenmektedir.

Bu durumda, çarpışan taraflardan ve sivillerden ölümler olacak ve cenaze törenlerinde halk sesini yükseltecektir. AKP, asker cenazelerinde zarar görmemek ve HDP’yi baraj altında bırakmak için halkı kamplara ayırmayı göze gibidir.

AKP’nin oluşturacağı bildirilen  “Cenaze timleri”, namazdan önce ve namazdan sonra sürekli olarak vatan millet sloganları atacak. Tekbir getirecek tim, hükümete yönelik tepkiler halinde, vatandaşları susturacak. Ayrıca, PKK ve HDP aleyhine sık sık slogan atılacak. Her grubun bir ekip başı olacak. Sloganlar da bu ekip başının yönlendirmesi ile atılacak.

Bu timler, Ülkü Ocaklarına rakip olarak kurulan “Osmanlı Ocakları” üzerinden, AKP gençleri örgütlenerek oluşturulacakmış.

*

Kalemşorlar, troller işbaşında[3]

PKK’nın 19 Ağustos günü Siirt’in Şirvan ile Pervari ilçeleri arasında yola döşedikleri, uzaktan kumandalı mayının jandarma askerlerini taşıyan zırhlı aracın geçişi sırasında patlatması sonucu 8 asker şehit oldu.

Erzurumlu jandarma er Recep Beycur’un Cenaze töreninde, kuzeni Ömer Bulur(38 ), protokolün hazır bulunduğu törende yaptığı konuşmada; "Kardeşi kardeşe kırdırıyor. Genç kardeşimi gönderdim, cesedini alıyorum. Sayın Cumhurbaşkanı bunu bilsin. Ben bunu bu yaşa getirene kadar ne çektim biliyor mu? Allah’tan hiç mi korkmuyor? Bu genci buraya yatırdı. Kardeşi kardeşe kırdırıyor" diye tepki gösterdi.

Bu konuşmanın ardından, troller onu suçladılar. Ömer Bulur, bunlardan davacı olacağını söyledi: "Provokatörlük, terörist yetmedi, PKK’lı, IŞİD’ci ilan ettiler. Hedef haline geldim" dedi.

Ömer Bulur: "Recep ile öz amca çocuklarıyız. Eğer o insanlarda biraz acıma, biraz insaf, biraz aile saygısı varsa gidecekler nüfusa bakacaklar. Soyadlarımız bir değil ama öz amca çocuğu olduğumuzu anlayacaklar. Bizim burada iki öz kardeş bile soy isimlerini değiştirebilir. Bizden başka bin örneğimiz var. Allah'tan korkun ya. Bu kadar mı insan Allahsız olur, vicdansız olur? Amcası olarak ben geldim. Karaçoban jandarmada, kaymakamlıkta bilgilerim var. Ben o bilgiyle geldim cenazeyi almaya. Allah aşkına, ’ben insanı insan öldürmesin, analar ağlamasın’ dedim, çok kötü bir şey mi söyledim? Beni terörist ilan edenler hakkında savcılığa suç duyurusunda bulunacağım."

*

Türkiye ‘O’nu tartışıyor[4]

Osmaniye’nin 220’nci şehidi Jandarma Yüzbaşı Ali Alkan’ın iki kardeşi de asker. Ağabey-Yarbay Mehmet Alkan, kardeşinin cenazesinde gösterdiği tepki nedeniyle sosyal medyada ve yazılı basında ağır şekilde suçlandı: Alkan’ın “hain, PKK’li, DHKP/C’li olduğu, üstleriyle geçinemediği, Alevi olduğu” ileri sürüldü. “Türk Silahlı Kuvvetleri’ne (TSK) paralel sızmanın en çok onun devresiyle (1994) olduğu” iddiaları gündeme geldi. Bu suçlamaların her biri toplumu gerecek, ayrıştıracak niteliktedir.

Aile, “Mezheplere saygısızlık yapılmasını" kınadı, Sünni olduğunu söyledi. 

Kamuoyu, Yarbayın bu feryadı üzerine iki kampa ayrıldı: Haklı görenler ve görmeyenler.

Hükümete yakınlığıyla bilinen Sabah, Takvim, Yeni Şafak, Star, Akşam, Güneş, Türkiye, Yeni Akit ve Milat gazeteleri Yarbay Mehmet Alkan’ın feryadını görmezden geldi. Sabah, Güneş, Akit, Milat ve Türkiye gazetesi dünkü birinci sayfalarında cenaze töreniyle ilgili hiçbir habere yer vermedi. Yeni Şafak, Star, Akşam ve Takvim gazeteleri ise “Osmaniye şehidini uğurladı” başlığıyla cenaze törenini haberleştirdi. Devletin resmi haber ajansı Anadolu Ajansı, abonelerine geçtiği cenaze töreni haberinde yarbayın söylediklerine yer vermedi.

İş bununla kalmadı Yarbay Mehmet Alkan hakkında inceleme başlatıldı.

"Üniformalı acı duymaz!" denildi.

Yarbay Mehmet Alkan hakkında, TSK disiplin yönetmeliğine göre işlem yapılacak. 

Sözcü Gazetesine konuşan Yarbay Alkan, hakkında söylenenler için ”Hepsini Allah’a havale ediyorum. Başka ne diyeyim?” dedi.

"Bakan Öztürk[5]: Şehit yakını ama…"

Yarbay Alkan’ın açıklamalarını Hürriyet’e değerlendiren İçişleri Bakanı Sebahattin Öztürk, “Kendisine şehit yakını gözüyle bakmak lazım. O gözle bakınca da anlıyorum. Ancak, üniformalı birinin siyasetle ilgili bu tür açıklamalar yapması da doğru değil” dedi. Bakan Öztürk, hem jandarma teşkilatının hem İçişleri’nin yetkililerinin konuyu araştırdığını ifade etti.

Başbakan Ahmet Davutoğlu[6]nun Yarbay hakkında açıklaması, "Acıları anlıyoruz ama vakarın korunması gerektiğini düşünüyoruz":

"Zor günlerden geçiyoruz. Bu günlerin acısız olduğunu kimse iddia edemez. Şehit haberi geldiğinde yüreğinde sızı hissetmeyen bir vatandaş olduğunu düşünmüyorum. Ateş düştüğü yeri yakar, aile için de acı doğaldır. Aradığım şehit ailelerinden kimse sitemkâr bir ifade kullanmadı. Böyle günler dayanışma günleri. Protestolar varsa da vakar içinde davranma günleri".

"Yarbayımızın silah arkadaşları da al bayrak için çarpışıyor. Bu sözlerin kardeş acısıyla sarf edildiğini düşünüyorum. Ama TSK mensuplarının en acı olaylar karşısında bile vakur şekilde davranacak şekilde yetiştirildiğini düşünüyorum. Vakar ve kararlılık acıları dindirecek en önemli şeydir".

Siyaset, askerin sözlerine karşı duyarlıdır. Geçmişte çok olay yaşanmıştır. Şimdi ayrana üfürülüyor. Davutoğlu vurguluyor; "Vakar ve kararlılık, acıları dindirecek en önemli şeydir". Acı, öfke doğurduğuna göre anlaşılıyor ki "vakar ve kararlılık" sergilenmemiştir. Neticeyi göreceğiz.

 

 

[1] http://www.mynet.com/haber/guncel/komandolar-3-yil-aradan-sonra-dogu-ve-guneydoguya-gidiyor-1991503-1,25 Ağustos 2015

[2] http://www.taraf.com.tr/politika/ak-sehit-timleri-yolda/,26 Ağustos 2015

[3] DHA,25 Ağustos 2015 ‎

[4] Sertaç Eş: Cumhuriyet.Com, 25 Ağustos 2015 Salı

[5] hurriyet.com.tr,25.8.2015‎

[6]DHA, 25 Ağustos 2015 ‎

http://www.adanamedya.com/ sitesinden 09.08.2016 tarihinde yazdırılmıştır.