AK Parti İl Başkan Yardımcısı Ali Sorar sosyal medyadan paylaştığı mesajlarda Çukurova Gazeteciler Cemiyeti’ne (ÇGC) çakmış!
ÇGC Başkanı Cafer Esendemir’in CHP aday adaylığından tutun da güncel olaylara dair yaptığı açıklamalara kadar saydırmış.
Cafer Esendemir’i savunmak bana düşmez. O kendini ifade edebilecek kadar deneyimli bir gazetecidir. Savunulmaya ihtiyacı da yok. Çünkü bu işleri bizden iyi bilir.
ÇGC ise bizim meslek kuruluşumuzdur. Yeterlidir, yetersizdir, eleştirilecek yanları vardır. Bunların tümüne eyvallah. Yeri geldiğinde en çok da ben eleştiririm. Hem de arkadaşların yüzüne karşı yaparım bunu gerektiğinde. Hepsi bilir.
Ancak dışardan biri, hele de bir siyasetçi, hem de iktidar partisine mensup bir siyasetçi ayarı kaçırdığında buna karşı çıkarım. İster iyi olsun ister kötü; orası benim meslek örgütüm. Oranın eksiklerinin sorumlusu bizleriz, düzeltecek olan da. Aklını bir merkezden gelecek açıklamalara teslim etmiş siyasilerin bize yön vermeye çalışması, akıl dağıtması işi doğasına ters...
Ali Sorar diyor ki; Şehit cenazelerine niye sessiz kaldınız, terörü bir kez bile kınamadınız.
Devam ediyor; Star Medya Grup Başkanı Murat Sancak’a yapılan saldırıyı görmezden geliyorsunuz da haklarında dava açılmış Koza-İpek Grubu’na niye sahip çıkıyorsunuz.
Bunun gibi şeyler.
Bir de kendince alaylı bir dil kullanmış!
“Bu açıklamayı yaparken kaç gazeteciye sordunuz?” diye de akıl veriyor. “Sen o cümleleri kurarken kaç partiliye sordun?” sorusuna ne cevap vereceğini düşünmeden.
Bakınız Sayın Ali Sorar; Biz gazetecilerin de siyasi görüşleri ve dünya görüşleri vardır. Ama biz mesleğimizi yaparken tarafsız davranmaya çalışırız. Hangi yayın kuruluşu olursa olsun basına herhangi bir saldırıyı kınamak birilerine soracak ve düşünecek bir tavır değildir. Refleks olarak tepki gösterilir zaten. Bu tür şeylere tepki göstermek için ‘şura’ oluşturmaya gerek yok.
ÇGC; tüm terör eylemlerine en etkin tepkiyi göstermiş kurumlardan biridir. Hem de partinizden daha fazla. Üstelik ÇGC’nin Türkiye’de akan kanda hiçbir katkısı da yoktur.
ÇGC; hiçbir şehit cezanesinde tepki görmüş bir kurum da değildir. Her yerde el üstünde tutulur.
ÇGC; tüm ölümlere üzülür ve acısını içinde hisseder. “Reyhanlı’da 53 sünni vatandaşımız öldü” gibi ölüleri bile mezheplerine göre ayıran bir kurum değildir.
ÇGC; Yunus Koca’nın da Ali İsmail Korkmaz’ın da kaybına aynı derecede ağıt yakar, içi yanar. Ölüleri sizden bizden diye ayırmaz.
Daha birkaç yıl önce sizler Fethullah Gülen’e laf söyleyenlere kin ve öfke kusarken bizlerin bu konudaki düşünceleri belliydi.
Şimdi siz Gülen’e kin ve öfke kusuyorsunuz ama bizim durduğumuz yer hala aynı. Bir çizginize bakın sonra kalemi elinize alın.
Örnekler çoğaltılabilir ama lafı çok uzatmaya gerek yok.
Sivil toplum kuruluşlarından elinizi çekin artık. Bırakın herkes işini yapsın.
Siz de işinize bakın...