Tarihi Vebal Kürt Kardeşlerimizin Omzunda Asılı

Talat Özyürek

10 Eylül 2015 Perşembe 06:00

         

Cumhuriyetin kuruluş yıllarında gerek dünya konjonktürü gerek faşizm sempatisi gerek Alman Nazi kültürü etkisi gerekse de imparatorluğu yıkılmış, saraydan gecekonduya düşmüş bir milletin ruh hali Kürtleri ötekileştirmiştir.

Askeri darbeler özellikle 1980 cuntacı faşist darbesi, Diyarbakır cezaevinde Kürtlere büyük hatta tahayyül dahi edilemeyecek zulümler yapılmıştır.

Teferruatları hepimizin malumu olan hiçbir insan vicdanının kabul etmeyeceği özellikle kültürel zulüm Ak Parti iktidarına kadar devam etti.

2002 yılından buyana, yani Ak Parti hükümetlerinin, Kürt sorunu başlığı altında değerlendirebileceğimiz onlarca sayfaya sığdıramayacağımız Ak Parti icraatları mevcut;

-Olağanüstü halin kaldırılması

-Kürtçe kursların serbest olması

-Anadilde eğitim hakkı

-Mahkemelerde Kürt’çe savunma hakkı

-Yıllarca hapiste tutulan vekillerin salınması

-Kürt’çe Tv’lerin serbest bırakılması

Yukarıda zikrettiğim örnekler yalnızca meseleyi müşahhas hale getirmek içindi. Ayrıca adı konmamış lakin Kürtleri madur eden yasaklar kalkmadı mı? Andımızın kaldırılması, Kürt kentlerinde ki ne mutlu Türküm levhalarının devlet eliyle sökülmesi, nüfus dairelerindeki Kürt isimlerine rezervli anlayışın bertaraf edilmesi gibi daha nice örnekler ile konuyu somutlaştırabiliriz.

Tüm bunlar kolay mı oldu zannediyorsunuz? Açık ve net konuşalım: Ak Parti bugün yaptığı reformların bedelini milliyetçi oyları kaybederek yani iktidardan düşerek ödedi.

Özetle Ak Parti varlığını Kürt varlığına armağan etti. Helali hoş olsun…

Bugün Kürt siyasal hareketi parti olarak seçimlere girme cesareti ve hakkını Ak Parti’nin açmış olduğu özgüven ve cesaret dolu yol sayesinde elde etmiştir...

Tüm bunlara rağmen G.Doğuda ki Kardeşlerimiz Ak Parti’ye oylarını vermediler. Elbette demokratik hakları vermeyebilirler, bunun adı demokrasi ve yapılanları takdir etmeme haklarıda var… Ancak: Geldiğimiz kritik virajda Kürt kardeşlerimizin omzunda tarihi vebal asılı durmakta.

Ak Parti ve Türkiye Cumhuriyeti Devleti karşısında bir terör örgütü olmuş olsa dahi hukuk dairesinde mücadele veriyor. Gayri nizami bir örgütle nizami savaş vermek kolay iş değil…

 Bu örgütü durdurabilecek yegâne güç; Bölgenin etnik gücü olan Kürtlerdir. Türklerin 1950’lerde gömdüğü tek parti anlayışını yalnızca HDP eliyle yürütemezler.

Bir Yozgatlının bir Muğlalının elinde bayrak ile terörü ve uzantısı PKK’yı lanetlemesinin bir Mardinlinin PKK’yı lanetlemesinin yanında kıymeti harbiyesi yok denecek kadar azdır. Terörün telin edilmesinde aslolan Kürtlerin tavrıdır…

Bir takım illerde vuku bulan faşist ve ırkçı Kürt düşmanlığı saldırılarının elbette kabul edilir yanı yoktur ve bu tip tutumlara kimse meşruiyet sağlayamaz…

Batı illeri kaynıyor Ak Parti’nin G.Doğuya yapmış olduğu pozitif ayrıma şuan insanlar isyan eder hale gelmiş oldu. Allah korusun potansiyel iç çatışma hali çok yüksek, burada anahtar Kürt kardeşlerimizin elinde…

Unutulmamalı ki: PKK Türk askerini Kürtler adına katlettiğini söylüyor bunun psikolojik yansımasını yadsıyamayız.

Türkler adına bir örgüt Kürtleri öldürseydi şayet kesinlikle bir Türk olarak Kürtlerde bir travma yaratmasını normal karşılardım…

İlk defa bu denli korkuyorum. Müslümanlık ümmet bilinci, din kardeşliği bu defa bizi kurtarmayabilir. Uluslararası İslam Dünyası konjonktürü ortada, Irak üçe bölündü, Suriye fiilen beşe bölünmüş durumda ve bu coğrafyada Müslümanlar birbirinin kellesini kesiyor…

Lafı uzatmanın âlemi varmı: Tarih bu kritik virajda çözümün anahtarını Kürt milletine verdi ya çözeceksiniz ya da...

                                                                                Sevgi Saygı Ve Dua İle

 

http://www.adanamedya.com/ sitesinden 09.08.2016 tarihinde yazdırılmıştır.