Düdükçe...

Sedat MEMİLİ

21 Eylül 2015 Pazartesi 09:06

Düdük deyip geçmeyin; düdüğü düdük yapan havadır.

Hava varsa düdük vardır; Hava yoksa düdük ötmez.

Düdüğü en çok öttüren havası en çok olandır.

Havasız düdük nefessiz insana benzer.

Düdüğün hammaddesi “hava” olduğu için üretimi de “gürültü”dür.

Düdük, insanı temel alan ve insanı insan sayan toplumlarda, bir ikaz aleti olarak kullanılır. Başka her hangi bir çare kalmayınca, ses ile uyarmak için düdük çalınır. Amaç, oluşabilecek bir risk veya tehlikeyi önceden haber vermek ve önlem alınmasını sağlamaktır.

Düdüğün medeni toplumlar ile madeni toplumlar arasındaki işlevi birbirinden farklıdır.

Bir de insanın kendine bile saygısını yitirdiği toplumla vardır ki orada düdüğün anlamı bambaşkadır.

Türkçe’yi doğru dürüst konuşamaz ama “düdükçe” söver.

Çaldığı düdükten, kimlere sövdüğünü kimlerin risk altına girdiğini anlarsınız.

Küçüksaat’e, Büyüksaat’e, Dörtyol ağzına, Tellidere Kavşağı’na ve dahi Adana’da sayabileceğim yüzlerce noktada, sema’ya konuşan ve insanın bütün sülalesinin hatırlandığı düdük seslerine tanık olursunuz.

Araç kullananlar, yolların darlığından değil kafalarının darlığından trafiği sıkıştırırlar, hem kavşağı kitler hem düdük çalar.

Çünkü hak etmediği arabaya binen insan hem havalıdır hem de düdüklüdür; dolayısıyla elbette “gürültü” yapacaktır.

Mevlana neden “boş başak dik olur” demiştir.

Kafası tın tın olan da gürültü çıkarır.

Gürültüyü Kongo Tamtamı ile çıkaracak hali yok, elinde ne varsa onunla çıkaracak; elinde düdük var onu öttürecek.

Şöyle bir konu ilginizi çekti mi?

Kamyon veya TIR’ların düdüğü ile küçük taksilerin düdüğü, cüsselerine orantılıdır.

TIR Düdüğü gibi öten Opel Araç düdüğü duydunuz mu?

Hani kafasıyla ve beyniyle mücadele eden üstün insan(?) cüssesiyle mücadele eder ya, düdükler de aynı yöntemle öter.

Düdük için yazacak o kadar şey var ki… Düdük çeşitleri… (Siren, klakson) otoritelere bölünmüş düdük (Hakem, polis, vapur, cankurtaran vs…)

Kısaca şunu söylemek istiyorum;

Araç kullanırken düdük çalma yöntemi bile insan ahlakının bir göstergesidir.

Ahlakı düzgün insan ile düdük öttürme arasında ters bir ilişki vardır; ahlakı azaldıkça, düdüğünün sesi yükselir.

Düdük bazen yetki simgesi olarak kullanılır.

Verme gücü kimdeyse düdüğü o çalar; ruhu düdük (Hava ve gürültü) olanlar da düdüğü çalının peşinden gider.

Köpekler nasıl ıslık ile yönetilirse bazı insanlar da düdükle yönetilir.

Köpeğin istediği kemik ( ama bu çok masumane); insanın istediği ise…

Elimde değil, bazı insanların hava ve gürültüsünü görünce aklıma düdük geliyor.

Düdük işte ne olacak? 

http://www.adanamedya.com/ sitesinden 09.08.2016 tarihinde yazdırılmıştır.