Bayram gelmiş hoş gelmiş

Tülin ERSOY

22 Eylül 2015 Salı 06:00

 

Yaklaşan kurban bayramı beni yine çocukluğumdaki bayram günlerine götürdü. Geçmiş bayram günlerini düşünürken yüreğim kıpır kıpır oldu.

Hadi dedim o zaman gözünü kapat eski bayram günlerine dal biraz.

Bayram demek bizim evdeki çocuklar için alışveriş demekti. Heyecanla beklerdik bayram alışverişlerini. Annemin almak istediklerini değil. Aldırmak istediğimiz her şeyi biraz da gözyaşı silahımızı kullanarak aldırırdık.

Zavallı annem 7 çocuğunun da gönlünü etmeye çalışırdı. Her kafadan bir ses çıkardı ben onu istemiyorum bu olsun yok o olmasın bu olsun.

Çarşıda beğendiğim elbise yoksa inadımdan hiçbir şey almaz. Anneme kumaş aldırtır terzinin yolunu tuttururdum. Anan aşağı baban yukarı terzi yetiştiremem dese de annem çocuk işte çok istiyor o elbiseyi sen kes ben dikişe yardım ederim diye orta yolu bulurdu.  Elbisenin altına da yeni ayakkabı kırmızı tutkum o günlerden kalmadır giydiğim her şey kırmızı olsun isterdim.

Sadece üstümüz başımız mı bayramdan önce bütün ev görücüye çıkar gibi elden geçer camlar, kapılar silinir. Perdeler, divan örtüleri yıkanır. Çeşit çeşit yemekler, tatlılar yapılır buzdolabında saklanırdı.

Çocuklar bayramdan önce yapılan tatlıları yemesin diye sıkı sıkı tembihlenirdi.

“Sakın yemeyin!  Bayram da misafirlere ikram edilecek derdi rahmetli anacığım.” Bende biraz yaramaz mıydım acep. Annem, tek bana bağırmasın diye suç ortağım kız kardeşimi de gece uyandırır yapılan tatlılardan bir güzel mideye indirirdik. Sabah da kıs kıs güler hiç yememiş gibi davranırdık.

Babam bayram sabahı erkenden uyanır abimi yanına alır bayram namazı için camiye giderlerdi. Bizde erkenden uyanır kıyafetlerimizi giyer sabah kahvaltısı için camiden dönmelerini beklerdik. Mis gibi sıcak pidelerle eve dönerlerdi sıcak sıcak.

 Rahmetli annem hayvanları çok sevdiğinden evimizde bahçeli olunca kedimiz köpeğimiz, tavuğumuz her daim olurdu. Kurban bayramın dan bir iki ay öncesinden iki adet koyun alınır beslenirdi. Aileden birisi gibi davranırdık koyunlara. İsim bile koyardık. Taze yapraklar,  dallar bulunur. Otlatmaya götürülürdü. Hava çok sıcak sa hortumla su tutar yıkardık.

Sonradan bizimkiler bayramdan önce koyun alıp beslemekten benim ve kız kardeşim yüzünden vaz geçtiler.

Neden mi?

Yaşımız büyüdükçe kurban bayramı bizim ağıt bayramımız olmuştu.

Koyunları kestirmemek için koyunlarla birlikte evden firar ediyorduk.  Ama ne planlar yapıyorduk. Kaçta uyanacağız, kapıyı nasıl açacağız. Koyunları dışarıya nasıl çıkaracağız. Mahalledeki arkadaşlardan bize kim katılacak. Yanımıza hangi yiyecekleri alacağız.

 Tam çeteyiz yani !!!

Sabah buluşma yerinde az on çocuk ve koyunlarla önceden belirlediğimiz yerlere son sürat gider saklanırdık.

Kaçma ve koyunları kaçırma eylemlerimizden sonra arkamızda bir mahalle dolusu insan bizleri arardı. Yerimizi buldukları anda çil yavrusu gibi koyunlarla birlikte sanki 100 metre atlettizim yarışmalarına katılmış gibi koyunlar önde biz arkalarında koşardık.

Çok özledim eski bayramları hem de çok.

Sadece bayramları değil. Komşuluğu, yardımlaşmayı, çocukça olan saflığımızı her şeyi özler oldum.

Yaşım ilerledikçe ve şimdiki yaşanan sahte suni ilişkileri, çıkarcılığı, görünce geçmiş yılları özlemle anmam daha da arttı.

Benim bu yaşadığım güzel bayramların onda birini kendi çocuklarıma yaşatamadım.

Şimdiki çocuklar şansı ve şansızlığı bir arada yaşıyorlar.

Bayram deyince akla ilk gelen şey tatil oluyor. Nereye gidelim?  Ne yapalım? Aman hemen yaşadığımız şehirden kaçalım? Benim çocukluğumda koyun kaçırmak için yapılan planlar şimdi şehirden kaçış planlarına döndü.

Bayramı bayram yapan biz insanlarız.

Bu bayram farklı bir şey yapın mesaj yazmayın bir insana mesaj yazacak kadar yakınsanız aramak içinde uzak değilsiniz.

Arayın.

 İçinizdeki özlemi sevgiyi karşı tarafa hissettirin. Değer verin.

Aynı şehirde iseniz çol çocuk hep beraber ziyarete gidin.

Koşun hayat da olan olmayan annelerinize, babalarınıza büyüklerinize eş dost kapı komşunuza bugün birlik beraberlik günü.

Dargınlıkların bittiği gönüllerin coştuğu gündür bayram günleri.

“Kazasız, belasız bayram geçirmeniz dileklerimle bayramınızı kutlarım.”

Selin Öztekin.

 

 

http://www.adanamedya.com/ sitesinden 09.08.2016 tarihinde yazdırılmıştır.