İlk defa seni sevmekten uzaklaştım
İlk defa Eylül ayının geçmesini canı gönülden istedim.
Çok sevdiğim Eylül ayına’ bit’ dedim.
Bit artık!
Bitersen durur belki ölümler, gözyaşları, umutsuzluklar.
Bit artık!
Bit dedikçe uzadı günlerin.
Her bir gününün geceleri yıl oldu.
Bitsin diye takvimdeki yaprakları ikişer ikişer yırttım.
Çaresizlikti benim yaptığım
Korkuydu!
Umutsuzluktu!
Ürktüm senden, pıstım, kulaklarımı kapadım.
Duymak istemedim ölüm haberlerini.
Görmek istemedim gözü yaşlı insanları.
Alma sevdiklerimi benden EYLÜL alma
Ağlatma beni.
Oysa ne çok severdim Eylül ayını
Yılın yarısı olmadan Eylül gelsin isterdim.
Eylül ayının ılık sonbahar rüzgârlarında Alpay’ın “Eylül’de Gel” diyen şarkısını dinlerken “hiç bitme deli ayım, sevdalım benimle kal” diye fısıldardım gökyüzüne.
Doğduğum ayım
Aşkı, tutkuyu, sevmeyi, sevilmeyi her şeyimi Eylül ayında olsun isterdim.
Ölümümü bile
Eylülüm deli ayım
Sevdalı ayım
Gönül ayım
“Bit” dediğim için kızma bana.
Umutsuzluktan
Dayanamıyor yüreğim artık cansız bedenleri görmeye
Neden yatıyor bu gencecik yavrular toprak altında? Kim gerçekleştirecek onların hayallerini?
Niçin, kimin için öldüler?
Var mı bizim özümüzde kardeşi kardeşe öldürtmek?
Var mı Irkçılık yapmak?
Var mı? Söyle hadi bana.
Soysuzların oyunlarına geldin Eylül.
Doymadın can almaya.
Sen de diğer aylar gibi oldun.
Hadi git artık!
Sevgiyle kalın