Yollar ve yürküler

Sedat MEMİLİ

02 Ekim 2015 Cuma 06:00

         

Dolmuş şoförü Ayhan,  Kürt kökenli yolculardan Mirzeban’a adres tarif ederken,  “Şuradan in, bir türkü tuttur, türkü bitmeden oradasın.” deyince işlerimden zaman çalarak tüm günü bunu düşündüm.

Bir Türkülük Yol.

Bir Türkülük Yol ne kadar ederdi.

Ruhi Su’nun “Sultan Suyu”nu dinlemek için aldığınız yok ne kadardır?

Sümeyra Çakır, “El kapıları” diye başladığında çıktığınız yol, türkü bittiğinde neye varır?

Türküler halkın duygularıdır;

Çocuklarımız onunla doğar, ölülerimiz onunla gömülür.

Türkülerle evlenir, türkülerle tutsak düşeriz…

Bizi tutsak düşüren türkülerle de kavuşuruz özgürlüğümüze…

“Bir Türkülük Yol…”

Gerçekten ne kadar?

İnsanlığın tarihinde bir türkülük yok ile insanın tarihinde bir türkülük yokun mesafesi aynı mıdır?

Anadolu ve Mezopotamya kültürlerinde; Türkülerle yolu, yollarla türküleri birbirinden ayıramazsınız.

Yol ile türküler bir birine yoldaş birbirine arkadaştır.

Üstelik birbirlerine can ve ruh verirler.

Yol’suz türkü ne kadar anlamsız ise Türkü’süz yol o denli anlamsızdır.

“Şu karşıki dağda göç katar katar” derken yol, sözlerin  içinde değil ruhundadır.

Bazen Yol, türküye gizlenir; türküler de yola…

Birbirlerine saklanarak ve birbirlerini ele vermeden yaşarlar özgürcesine…

Türkülerini çaldıran, insanlığını çaldırır.

Yollarını kaybeden kendini kaybeder.

Yollarımıza el koyup türkülerimizi çalmaya çalışıyorlar.

Türküleri teslim alınmayan bir irade teslim alınamaz.

Türküleri fethedilmeyen bir devlet işgal edilemez.

Türküleri ve yolları ortak olan hiçbir millet birbiriyle düşman olamaz…

Bize kendi türkülerini dayatmak isteyenlere, ortak türkülerimiz ile karşı koyduğumuz sürece kimse bizim yolumuza el koyamaz.

Türküleri ortak olanın duyguları ve yaşam biçimi birbirinden ayrılamaz.

Türküsüne sahip çıkan, toprağına, yârine, çocuğuna, devletine, insanlığına, birlik ve bütünlüğüne sahip çıkar.

http://www.adanamedya.com/ sitesinden 09.08.2016 tarihinde yazdırılmıştır.