Ama halkımızın büyük bir bölümü, aklını ve ahlakının kullanım hakkını devretti.
Birçok nedeni olabilir;
Üstelik aklın, kullanım hakkını devir alanlar “akılsızlık ve ahlaksızlık” örneği sergilediler.
Akıl, insanın en değerli varlığından biridir.
Aklı kullanmamanın haklı gerekçeleri olabilir.
Zayıf olasılık ama aklı kullanmamayı belirli ölçülerde hoş görmek mümkün…
Aklı devretmek da düşünülebilir.
Uçağa binmişimdir, uçak zoru durumda pilotun aklının yanında benim aklım ne ki?
Liderler için de belki olabilir…
İnsan, geçici olarak aklının kullanım hakkını, liyakatli, ahlaklı, ilkeli kişi ve liderlere devredebilir. Ki onlar kendilerine devredilmiş aklı “devir” olarak algılamaz, sorumluluk olarak algılar ve o akla saygı duyarak doğruya, iyiye, güzele yöneltir.
Ama, halkını sürü olarak görenler, kendilerine devredilmiş aklı suiistimal eder…
Örneğin hırsızlığa bile bir kılıf uydurur;
Örneğin evlatları için feda edemeyeceği şey yoktur…
Örneğin, kimseyle dost olamaz; çünkü kendi halkını sürü olarak görebilir ama başka halklar sürü değildir.
*
Şimdi ABD ve İngiltere diyor ki,
“Haydi aslanım! Ya Allah! Bak Rusya hava sahanı ihlal etti. Sen aslansın, kaplansın, bu numarayı yemezsin. Biz senin yanındayız…”
Yok ya?
Gerçekten öyle mi?
Ulan densiz, benim Hava Kuvvetleri Komutanım bir savaşın içerisinde olduğumuzdan söz ediyor. Biz kimle savaşıyoruz acaba?
Sen bizim yanımızdayken bizim karşımızda kim var da onunla savaşıyoruz.
Yel değirmenleri mi var?
Şimdi bakacağız, 13 yıldır yapılan kıyımlara bir de “devlet adamı” kıyımı eklenmiş durumda.
Belli ki, şu an devlet adamı görünümünde olanlar bu işin altından kalkamayacak…
Çünkü onların devleti yönetemedikleri anlaşıldı.
Bunu sadece biz değil, dışarıdakiler de anlamış durumda…
Ama her iki tarafında anlamadığı bir durum var…
Bu ülkenin toprağa gömdüğünüz Mustafa Kemalleri yeşerdi.
Bunlardan beş on tanesi topunuza yeter…