Halk iradesi yalanı

Sedat MEMİLİ

31 Ekim 2015 Cumartesi 06:00

Hz. Musa Tur Dağı’na çıkıp elinde Rab’bin On Emri ile indiği zaman karşısında isyan eden bir halk buldu.

Rab’leri yahova’yı unutan halk, altından yaptığı bir buzağıya tapınmaya başlamışlardır.

Hz. Musa o an, demokrasinin gücüne inanıp oylama yapsaydı, kaç tanesi Hz. Musa’nın Yolu’nun kurtuluş yolu olduğunu bileceklerdir.

*

Hz. İsa, çarmıha gerilmeden önce, “Ey Ahali, sizin ortak kararınıza güveniyorum, demokrasi aşığı olarak ortaya bir sandık koyuyorum” diye vaaz verip seçim yapsaydı. Kaç tanesi Hz. İsanın yolunun aydınlık ve kurtuluş yolu olduğunu bilecek ve kaç tanesi doğru yere oy verecekti?

*

Peki Yüce Peygamberimize gelelim.

Arabistan Çölleri’nde, insanları kurtuluşa, refaha ve aydınlığa götürecek olan yolun  bu değerli Peygamberi, eğer, halk oylamasına baş vursaydı, kaç kişiden onay alırdı dersiniz?

Eğer, yüce peygamberimiz demokrasiye ve halk iradesine baş vurmuş olsaydı, dünyamız İslam’ın aydınlığından mahrum kalacaktı.

*

Bunlar dini örnekler…

Şimdi gelelim daha farklı örneklere;

Fatih Sultan Mehmet İstanbul’u fethetmek için halk oylaması mı yaptırmıştı?

*

Mustafa Kemal Atatürk, Bandırma Vapuru ile Samsun’a indiğinde onu karşılayan bir Allah’ın kulu yoktu.

Kimse kimseyi kandırmasın.

Ne Erzurum’da ne de Sivas’ta ciddi bir karşılama olmamıştı.

Herkes bir öcü gibi Mustafa Kemal’den kaçıyordu.

Sadece Ankara’da Seymenler, tarihi bir geleneğin gereği olarak Mustafa Kemal’i coşkuyla karşılamışlardır.

Mustafa Kemal o dönemde her şehire sandık koysaydı, belki de “padişahım çok yaşa” karanlığı kazanacaktı.

*

Hazerfan Ahmet Çelebi uçtu. Kanatlandı. Onun kanadının kırılmasına halkın ortak isteği neden oldu.

*

Çiçek hastalığı Avrupa’yı kasıp kavururken, din adamları bu felaketi sürekli kullanıyor ve bu afeti Kiliseye gelire çeviriyorlardı. (isteyene hikayesini anlatırım) Bir doktor çıktı. Yahu bu Allah’tan gelen bir felaket değil, mikrobik bir hastalıktır” dedi ve din adamları ve halkın ortak iradesi ile derisi yüzülüp, kazığa oturtuldu.

Halkın ortak iradesi bir kez daha karanlığı seçmişti.

*

Galileo, “Dünya yuvarlaktır ve Güneş’in çevresinde dönüyor” dediğinde bu görüşü halk oylamasına sunulsaydı; sizce halk neyi seçerdi?

*

Kitlelerin, kendilerine aşılananlar dışında kendiliklerinden her hangi bir düşünceye sahip olabilme yetenekleri yoktur. Bunları yönetmek, saf kuramsal bilgi üzerine kurulu kurallarla değil, kitleleri etkileyip çelebilecek olan ne ise onu arayıp bulmakla olabilir. Onları yalnızca simgeler etkiler.” Diyordu bir düşünür. Kim olduğunu şu an anımsamıyorum.

*

Yahu Halk iradesi diyorlar…

Halkın iradesine ancak ve ancak halk bilinçli olduğu zaman saygı duyarım.

Halk yalanlarla kuşatılmıştır. Kendi bindiği kayışın batacağının bilincinde olmadan matkap tüccarlarıyla aynı bota binmektedir.

Bazen toplum kötülüklerle kuşatılır.

İşte onların ortak iradesi, yukarıda verdiğim örneklerde olduğu gibi karanlığı seçme yönünde olacaktır.

*

Halk iradesi kendiliğinden oluşmaz, halkın oluşturulan iradesi vardır.

*

Yaşasın demokrasi…

 

http://www.adanamedya.com/ sitesinden 09.08.2016 tarihinde yazdırılmıştır.