Nefretim kutsaldır...

Sedat MEMİLİ

06 Kasım 2015 Cuma 06:00

Hangisi daha değerli: sevgim mi, nefretim mi? 

Eğer bu iki duygudan birini tercih etmek zorunda kalırsam tereddüt etmeden nefreti seçerim. 
Sevginin iki yüzlülüğüne asa katlanamadım. 
Nefret duygusunda iki yüzlülük yoktur. 
Nefret insanı dinç ve uyanık tutar. Hayata karşı dirençl kılar. Yaşama renkli bir anlam karar. 
Nefret aktiftir. 
Sizden nefret eden asla size ihanet etmez. 
İhanet duygusu, sevgiye gizlenmiş olarak gelir. Kötülüğün nefrete gizlendiğini gördünüz mü? En azından kötülük, nefretin yanında onurluca ve yiğitçe gelir. 
Bir insan karşısındakine “seni seviyorum” dediği zaman, büyük olasılıkla “ben de…” yanıtını beklediği içindir. Birine “seni seviyorum” diyen insan, sevme ve sevilme ihtiyacını gideriyor ve bu duygusunu tatmin ediyordur. 
Hiç itiraf etmese bile sevgi karşılık bekler. 
Nefretin karşılık beklediği görülmemştir. 
Sevgi tek başına yaşayamaz; ihanet edecek başka bir yüreğe ihtiyaç duyar. Sevgi, ihanet tohumlarını besleyen topraktır. İhanet yeşerinceye kadar sevgi kutsaldır. 
Nefretin böyle bir derdi ve beklentisi yoktur. 
Nefret, saf, temiz ve katıksızdır. 
“Ah ne büyük ihanete uğradım” der seven; oysa asla ihanete uğramaz nefret eden. 
Sevgiyi havada uçuşan serbest mal gibi düşünenler, kendi nefretlerine de değer vermezler. 
Sevgisini cömertçe harcayan, nefretinin değerinin farkında bile olamaz. 
Oysa ben herşeyi ve herkesi sevebilirim… 
Sevmek için de çok fazla gerekçe de aramayabilirim. 
Sevebilmem için birinin bunu hak etmesine gerek yoktur. Flüt çalan şeytanı da severim, kaçamak bakışlı meleği de… Ağacı da severim, bizonu parçalayan tisahı da… Seni, onu, bunu, herşeyi ve herkesi… 
Ama herkesten kolay nefret edemem. 
Herkes nefret duygumu hak edecek kadar değerli değildir. 
Kişinin nefretimi kazanabilmesi için, benim nezdimde olağanüstü bir değere sahip olması gerekmektedir. 
Oysa şu insanlığa bakıyorum da nefretini ne kadar gereksiz şeylere harcıyor. 
Yaşama değer veren gerçek duyguya sırt çeviriyor. 
Kendi dostuna, kendini kendi yapana, kendine yaşam enerjisi verene yani nefrete… 
Bu da insanlığın bir dramıdır. 
Sevgi itaat eder; nefret emir verir. Hiç şüpheniz olmasın, emir vermek daha zordur itaat etmekten. Nefret bir sorumluluk duyma; sevgi ise sorumluluktan kaçıştır. 
Sevgi bir itaat; nefret baş kaldırı. 
Sevgi kayboluş ve tükeniş; nefret ortaya çıkış ve varoluştur. 
Sevgi, umutlanmanın sahte dostluğuyla ihanete doğru yol alırken; nefret, hedefe ulaşmanın yöntemlerini araştırıyor olacaktır. 
Yeryüzü, başarısızlığının nedenini sevgiye yükleyen gözü yaşlı bedbahtlarla doludur. Ama başarısızlığını nefrete yüklemiş bir fani bile bulamazsınız. 
Dinlerden şeytanı kaldırın; geriye ne kalır. Şeytan bile hak etmemiştir nefretimi. 
Bu nedenle nefretim kutsaldır; acınası ve yerde sürünen sevgimden. 

http://www.adanamedya.com/ sitesinden 09.08.2016 tarihinde yazdırılmıştır.