Hükümetlerarası Ve Hükümetlerdışı Uluslararası Kuruluşlar[1]:
Uluslararası örgüt kavramından; uluslararası düzeyde faaliyet gösteren, ticari amaç taşımayan, her türlü birleşme anlaşılmaktadır. Ancak, bunların statüleri –ilişkileri ve tabi oldukları hukuk düzeni bakımından, Hükümetlerarası ve Hükümetlerdışı Kuruluşlar arasında fark vardır.
Hükümetlerarası Uluslararası Örgütler; devletlerarası oluşturulan fakat kendilerini oluşturan devletlerden ayrı ve sürekli bir iradeye sahip olan ve devlet niteliği taşımayan birleşmelerdir.
Hükümetler-dışı uluslararası Kuruluş; değişik uyruktan, özel yada kamu kişilerinin birleşmesi sonucu oluşan, hiçbir devletlerarası anlaşma konusunu oluşturmayan ve uluslararası düzeyde faaliyet gösteren örgütlenmeleri belirtmektedir.
Uluslar arası örgüt ile Devlet Arasındaki Farklar:
Bir Uluslararası örgüt; ne kadar geniş yetki ve sermaye sahibi olursa olsun, yine de bir devletin sahip olduğu birtakım öğelere sahip değildir. Uluslararası örgütün, üzerinde tam yetkili olduğu bir ülkesi ve vatandaşı yoktur. Kuruluşun egemenliği, emre uymayanları zorlama yetkileri yoktur. Kuruluşlar, amaçlarına aykırı davranan kişilere karşı öngörülen yaptırımların uygulanmasını üye devletleraracılığı ile gerçekleştirmek zorundadır. Uluslararası örgütün kurulması için, üye devletlerin bu yönde bir anlaşma ile irade açıklamaları gereklidir. Kuruluşların hukuki kişilikleri amaçları ile sınırlıdır.
Uluslararası Örgütleri Sınıflandırma:
*
İnsan hakları konusu, uluslararası sistemde, devletlerarasındaki ilişkilerde önemli bir gündem maddesidir. ABD+Batı, menfaat bölgelerine, insan haklarını iyileştirmek iddiasıyla girmekte ve eski hali aratır duruma getirmektedir. Sivil toplum Kuruluşlarınca küresel olarak güncelleşen bu haklar, özellikle demokratik olduğunu söyleyen emperyal devletler tarafından ihlal edilmektedir.
Dünya ülkelerinin ve özellikle devletlerin iç-çatışmalarında emperyal ülkeler taraf olmaktadır. Hatta denilebilir ki çatışmayı bunlar çıkarmakta ve sürdürmektedirler.
İnsan hakları; insan olmaktan dolayı var olan ve her insanın sahip olduğu haklardır. İnsan hakları kavram ile kişi özgürlükleri ve siyasal, sosyal, ekonomik ve kültürel, dayanışma hakları ifade edilmektedir.
Abdulkadir Baharçiçek[2], hak, özgürlük, insan hakları ve NGO’lar konusunda ayrıntılı bir çalışma yayınlamıştır:
Genellikle, “hak” ve “özgürlük” kavramları birlikte kullanılmaktadır. “Özgürlük”; bir şeyi yapma veya yapmama hakkını, “Hak” ise herhangi bir şeyi devletten veya onun aracılığıyla kimi kişilerden isteme yetkisidir ve istek meşrudur. Aslında hak ve özgürlük, birbirini tamamlar ve doğurur.
İnsan hakları konusunda uluslar arası önemli belgeler:
BM İnsan Hakları Beyannamesi ayrıntılı olmakla birlikte, bir fikir edinmek amacıyla aşağıda özetlenmiştir. Bunlardan ayrıca çocuk ve kadın hakları, din-inanç, sağlık ve beden bütünlüğü konularında da geniş düzenlemeler yapılmıştır.
BM İnsan Hakları Beyannamesi
Bu Beyannamelerde belirtilen hak, özgürlük ve sosyal imkânlara kavuşmak ve korumak mümkün olmamaktadır. Devletlerin içinde, genellikle etnik, kültürel nedenlerle çatışma çıkmaktadır. İnsanlar ölmekte ve kaynaklar, zaman heba edilmekte, ilişkiler bozulmaktadır. Siyasal isteklerde ve düzenlemelerde bulunmak üzere son yıllarda Sivil Toplum Kuruluşları(STK), bir araç ve çıkış yolu olmaktadır. Kâr amacı gütmeyen, sosyal ve siyasal haklar isteyen bu kuruluşlar “Hükümet Dışı Kuruluşlar (NGO)” olarak isimlendirilmektedir.