Olaylar zincirinden halkalar (3)

Dr. Ömer ULUÇAY

25 Kasım 2015 Çarşamba 06:00

(Türkiye-Irak-Suriye)

Paris’te IŞİD Katliamlarından sonra Avrupa Birliği'nin genişlemeden sorumlu yetkilisi Johannes Hahn’ın, Suriye Göçmenlerini Türkiye’de tutmak teklifleri meyanında AB sınırlarında bir "dost çemberi" oluşturmak yönündeki açıklamalarını eleştiren AKP Sözcüsü Ömer Çelik, "O açıklamada beni en çok rahatsız eden kavram dost çemberi kavramı oldu. Bizi eşit unsur olarak değerlendirmek yerine protez gibi değerlendirilmesine iyi gözle bakmayız. Türkiye kimsenin tampon bölgesi değildir. Türkiye Avrupa güvenliğinin protezi değildir. Türkiye bir toplama kampı değildir, egemen ve hür bir devlettir. Türkiye’nin güvenlik uyarılarını ciddiye almadılar, şimdi terör kendi topraklarını vurunca gündeme aldılar.”

Suriye Sorununu çözmek için toplanan ülkeler bir karara vardılar. Böylece “Viyana süreci, Türkiye’nin de destek verdiği Cenevre sürecinin devamıdır. Yeni bir Afganistan ortaya çıkması tehlikesi vardır. Cenevre ve Viyana’daki parametreler arasında çelişki mevcut değildir. Esad giderse radikaller yerleşir deniyordu, gördük ki Esad’ın kalması bu tezi doğrulamadı. Esad kaldıkça orası yeni bir Afganistan adayı olarak dünyanın gündemine geldi.”

*

Cumhurbaşkanı Erdoğan; AKP Kongresinde MKYK’ye aldırdığı Binali Yıldırım ve Nurettin Canikli ile MYK’de liste dışında kalan Mustafa Şentop ve Süleyman Soylu’yu kabinede görmek istediği belirtiliyor. 64.Hükümetin Erdoğan’ın mı yoksa Davutoğlu’nun eseri mi olacağı tartışılmaktadır.

Başkanlık görüşmeleri, teklifleri yine öne çıkmıştır. Anayasanın bu temelde inşası istenmektedir.

*

AKP’de bir süreden beri bazı bakanlıkların bölünmesi, bazılarının da yeniden yapılandırılması gerektiği dile getiriliyordu. Bu yönde karar verilmesi durumunda gerekli yasal düzenlemelerin TBMM’den çıkarılacak ‘yetki yasası’yla (Kanun Hükmünde Kararname-KHK) yapılması planlanıyor. Uzun süredir yürürlükte olan ve tartışmalara konu olan 657 Sayılı Devlet Personel Kanunu kökten değiştirilecek.

*

Silvanda Duvar Yazıları ve Bazı Operasyonlar

İnternet ortamına konulmuş bazı görüntüler, aşağılayıcı, yaralayan, husumeti arttıran şeylerdir. Oya Baydar, bunlara infial duyarak yazıyor:  “Operasyondan dönen Özel Harekâtçıların Şırnak İdil’de alınan PKK leşleri sonrası kutlaması”, “Hain Kürtlere dersini veren Özel Harekâtın zafer coşkusu” türünden başlıklarla internet ortamına konulmuş. Görüntüleri izlerken hatırlıyorum: Cizre’ye giderken akreplerin, kobraların eşliğinde kimlik kontrolü yapan ürkütücü görünümlü adamlar kesmişti yolumuzu. Özel Tim, diye fısıldamıştı şoför. Sivildiler; birbirine karışmış saçları, uzunca kara sakallarıyla, tekinsiz suskunluklarıyla, abus çehreleri ve tehditkâr beden dilleriyle, bazılarının kimlik kontrolü sırasında bile korudukları maskeleriyle IŞİD’cilere benziyorlardı. T.C. Devleti ceberuttur; ezemediğini yok etme refleksi öteden beri güçlüdür. Kürt halkı üzerindeki baskı, zulüm, aşağılama bugünün işi değil”.

Oya Baydar yazısını sürdürüyor: ” Devletin güvenlik güçlerinin, özellikle Emniyet Genel Müdürlüğü bünyesinde kurulmuş Özel Harekât timlerinin uygulamaları devlet güvenliği için meşru müdahale sınırlarını aşıp etnik milliyetçi, Türkçü, (selefliliğe teğet geçen) İslamcı bir ideolojik savaşa, misillemeye, intikamcılığa dönüşüyor. Ölmüş kişinin cansız bedenini boğazından iple bağlayıp panzerin arkasında sürükleme, Kürt kızının çıplak bedenini sokaklarda sürüyüp teşhir etme, öldürülen Kürt gerillaların uzuvlarını kesme, cesetlerin üstüne postallarla basıp resim çektirme ve burada dile getirmekten hem acı hem de utanç duyduğum benzer şeyler.”

*

Nusaybinde ve Licen-Hane'nin 26 mahallesinde Sokağa çıkma yasağı:

HDP’li vekiller 7 gündür Nusaybin’de devam eden sokağa çıkma yasağına karşı açlık grevine başladı. Nusaybin’de süren sokağa çıkma yasağının kaldırılması amacıyla HDP Mardin milletvekilleri Gülser Yıldırım, Ali Atalan, Mithat Sancar ve Erol Dora açlık grevine başladı. “Nusaybin üzerindeki yasak kalkmayana kadar eylemimiz devam edecektir” dediler.

*

26.Dönem TBMM'de Yemin Krizi:

26.Dönem TBMM kendiliğinden CHP Antalya Milletvekilinin başkanlığında toplandı ve Yemin edilmeğe başlandı(17.Kasım.2015). HDP Ağrı Milletvekili Leyla Zana, Cumhurbaşkanı Recep Tayip Erdoğan'a dönerek, Kürtçe "onurlu ve kalıcı bir barışın umuduyla" dedi ve Yemin Metnini okumaya başladı. Ancak yemin metnindeki "Türk Milleti" yerine  “Türkiye milleti” dedi.

Meclis Geçici Başkanı Deniz Baykal, yemini geçersiz saydı ve metni tam okuması için Zana'yı kürsüye davet etti. Zana, yemini tekrarlamadı. Bunun üzerine tartışma başladı ve devam etmektedir.

‎ HDP Batman Milletvekili Mehmet Ali Aslan, yemin metnini okumadan önce Arapça mesaj verdi ve "Kardeşlik ve halklar arası selamet için" diyerek yemin metnini okudu.

AK Parti Bursa Milletvekili Bennur Karaburun'a engelli olduğu için Yemin etmekte öncelik tanındı ve Kürsüye çıkan ilk Milletvekili oldu.  7 Haziran Genel Seçimi TBMM'sinde Yemin öncesinde "Besmele" çekmişti. Bu defa da yine "Besmele" çekti ve Yemin etti. 

Geçici Başkan Deniz Baykal," Besmele ile yemin daha kuvvetli olur" dedi ve "Besmele" tutanaklara geçirildi. Leyla Zana ve Mehmet Ali Aslanın konuşmaları Tutanaklarda (X) olarak işaretlendi.

Deniz Baykal, Leyla Zana'nın yemin etmesiyle ilgili olarak şunları söyledi: “Burada önemli olan yeminden önce ne söylendiği değil, yeminin doğru okunup okunmadığıdır. Oturumu yöneten Başkan, yeminin aynen okunmasını güvenceye almak zorundadır. O yeminin tekrar edilmesi lazım. Yemin edilmedi.“

http://www.adanamedya.com/ sitesinden 09.08.2016 tarihinde yazdırılmıştır.