Olaylar zincirinden halkalar (4)

Dr. Ömer ULUÇAY

26 Kasım 2015 Perşembe 06:00

(Türkiye-Irak-Suriye)

PKK Yürütme Komitesi Üyesi Duran Kalkan, "Bu kış final mücadelesine sahne olacak" [1]

PKK Yürütme Komitesi Üyesi Duran Kalkan, Med Nuçe Televizyonu'nun Politik Alan programında, çok konuşulacak açıklamalar yaptı. Kalkan, "Gerçekten de final düzeyinde bir büyük mücadele yaşanıyor. Önümüzdeki kış dönemi böyle büyük bir mücadeleye sahne olacak. AKP kendisine verilen görev ve faşist kültürel soykırım siyaseti çerçevesinde bizi halk olarak, hareket olarak imha ve tasfiye etmek için her türlü saldırısını yürütecek. Duran Kalkan, AK Parti'nin Kürt sorunuyla ilgili 'PKK'yı, Kandil'i, İmralı'yı, HDP'yi muhatap almayacağız' yolundaki yeni politikasını ise ciddiye almadıklarını vurguladı".

"Bir bütün olarak direneceğiz, ev ev, sokak sokak, mahalle, kasaba kasaba, dağ dağ, vadi vadi direneceğiz. Gençlik direnecek, kadın direnecek, 7'den 70'e halk direnecek. Barikat da kazacağız, hendek de, sokak başında direneceğiz, vadide direneceğiz, dağda direneceğiz. Halk direnecek, gerilla direnecek, yurt dışındaki insanlarımız direnecek, zindandakiler direnecek. Adana'da, Mersin'de, Antep'te, Çukurova'da, İstanbul'da bu destekler büyümeli. Kürdistan yalnız bırakılıyor, Kürt direnişi yalnız bırakılıyor. Hâlbuki bugün Cizre, Yüksekova (Gever), Silvan (Farqin), Nusaybin, Varto geçen kışın Kobane'sidir. Bu kasabalar özgür Kürdün ve demokratik insanlığın kalbinin attığı yerlerdir" dedi.

*

YÖK eski Başkanı ve şimdi Varşova Büyükelçisi Yusuf Ziya Özcan[2],Facebook hesabından güncel olaylarla ilgili dikkat çeken açıklamalar yaptı.(Paris Katliamıyla ilgili olarak): Biri Fransa'da katliam mı dedi? Fransız piçleri Cezayir'de 1,5 milyon Müslüman'ı katlederken hiç sesiniz çıkmıyordu. Ey kâfir Fransızlar, bu ettiklerinizi unutmadık. Katil Fransa'nın IŞİD'den ne farkı var."

Bir Profesörün yaklaşımı sadece bu kadar da değil, dahası var: Silvan'da 12 gün süren ablukanın ardından, bir yürüyüşle şehirden ayrılan askerleri protesto edenler için şunu önermektedir: "Operasyondan dönen asker ve polislerimizi yuhalayan sivilleri de alınlarının ortasından vurup indirmediğiniz sürece, terör bitmez huzur gelmez." İşte bilim adamının bilimsel çözüm teklifi. Buyurun cenaze namazına…

*

Silvan’daki duvar yazıları ve özel harekâtçıların gövde gösterileri karşısında AKP Diyarbakır Milletvekili Galip Ensarioğlu da şikâyetçi ve tepki göstermektedir. Ancak önleyemediklerini de itiraf etmekte ve şunları söylemektedir (Cumhuriyet-Erdem Gül, 18 Kasım 2015):

 Polis ve jandarma özel harekât timlerince Silvan'daki duvar yazılarına ve yine güvenlik güçlerince operasyonlar sonrası yapılan tekbirli, şarkılı, kurşunlu kutlamalara AKP’li vekil de engel olamadı. Olan bitenler için “ırkçı” diyen Diyarbakır Milletvekili Galip Ensaraioğlu bu konuda açıklama yapıyor:

“Maalesef kamu görevlilerimizin içinde olduğu bu tür yanlışlıklar oldu. Kamu görevlileri, ideolojik, siyasi görüşlerini bu şekilde görevlerine yansıtamazlar, yansıtmamalıdırlar. Yazılar çiziler son derece ırkçı söylemler. Kamu görevlisi, görev yaptığı yerdeki halkın hassasiyetlerini, duyarlılıklarını dikkate almak zorunda. Operasyonlarda ideolojik görüşlerine göre değil hukuka ve yasalara uygun görev yapmak zorundalar. Halkın duyarlılıklarına, hassasiyetlerine uygun olarak görevlerini yerine getirmek zorundalar. Her türlü uyarıyı yapıyoruz. Ama hala maalesef bunları tam olarak engelleyemiyoruz.”

  Ekim ayında HDP Eşbaşkanı Selahattin Demirtaş’ın paylaştığı Şırnak’ta Hacı Birlik’in cenazesinin zırhlı araca bağlanarak yerde sürüklendiğini gösteren görüntü nedeniyle soruşturma açılmıştı. Aradan 1,5 ay geçmesine karşın zanlı polislerin ifadesinin hâlâ tamamlanmamış olması şikâyet nedeni olmaktadır.  

Aynı şekilde Şırnak İdil İlçesinde, asker giyimli, elinde silahlar olan kafaları siyah-maskeli asker/milisler sloganlar atarak Mahalleleri basmakta ve topluca havaya ateş etmektedirler. Sivil şahıslar bu gösterili baskını protesto etmektedir. 

*

Mısır'dan bir grup aydın ve akademisyen, Güney Kürdistan'daki Siyasi Partilere bir mektup göndermiştir[3]. Bu kısa ve açık metinde özetle şöyle denilmektedir: '25 yıldan beri Kürt Sorununun çözümünün önünde ciddi engellerin bulunduğu ve ancak yakın zamanda bir imkânın doğduğu bildirilmiştir. 20.yy başlarında Kürtler doğru yolu seçmedikleri için kaybettiler. Türkiye'nin kuruluşuna katılan Kürtlerin kaybettiği belirtilmiştir. 1946'da Qazi Muhammed Başkanlığında kurulan Mahabat Kürt Cumhuriyeti, Rusların destek olmayışı nedeniyle kısa zamanda yıkıldı ve Başkan kardeşi ile asıldı.1960-1970 yıllarında Kürtler birbirleriyle çatıştılar ve kendilerini bölüşen egemen güçlerden yana olarak ayrıştılar. Buna ABD'nin de ihanetini eklemek gerektir. Şimdi Kürtler için uygun bir ortam vardır. Birlik olmalı ve Kürdistan'ın menfaatini, parti/grup menfaatinden üstün tutulmalıdır. Bunun en iyi yolunu sizler bulacaksınız. Bunu yapmakla hem sizler yüceleceksiniz ve Kürtlerin dünya sahnesinde saygın bir ulus olmasını temin edeceksiniz. Sizlerden bunu umuyor ve bekliyoruz'.

*

Türkiye-Yunanistan arasında oynanacak futbol maçı karşılaşma öncesi, Paris'teki terör saldırılarında hayatını kaybedenler için gerçekleştirilen saygı duruşu yuhalanıp, ıslıklandı. Milli maçta, "şehitler ölmez, vatan bölünmez" sloganı atıldı (17.11.2015). Bu maçı Başbakan Ahmet Davutoğlu ve Yunan Başbakan Aleksis Çipras birlikte izliyordu. Dünya basınında geniş yer aldı ve tutum kınandı.

Konya'da, Türkiye ve İzlanda arasında oynanacak milli maç öncesi, Ankara Katliamı'nda hayatını kaybeden vatandaşlar için gerçekleştirilen saygı duruşunda da benzer bir tablo yaşanmıştı

Yüksekova, Nusaybinde çatışma ve abluka devam etmektedir. Türkiye savaş uçakları Kandil ve Zagrosu bombalamaktadır. Diğer şehirlerde operasyonlar ve gözaltı-tutuklamalar devam etmektedir.

*

Suriye'nin kuzeyinde IŞİD'e karşı savaşırken hayatını kaybeden ve cenazesi 59 gündür bekletilen Aziz Güler'in cenazesinin Başbakan Ahmet Davutoğlu’nun oluruyla yurda girişine izin verildi. Güler'in cenazesi Gazi Cemevinde yapılacak cenaze töreninden sonra Pazar günü Gazi Mezarlığında toprağa verilecek.

Suriye’de Ceylanpınar İlçemizin karşısında ve PYD denetimindeki Rasulayn ilçesinde IŞİD militanlarının döşediği mayına basarak 21 Eylül’de yaşamını yitiren 'Rasih Kurtuluş' kod adlı, PYD’nin Birleşik Özgürlük Güçleri (BÖG) Komutanı Aziz Güler’in cenazesi, aradan geçen 2 aylık süreçte Türkiye’ye getirilemedi. İmza kampanyası başlatıldı. Yerel girişimler sonuç vermedi. Konu Anayasa Mahkemesi’ne ve sonra da Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi’ne taşındı.

*

 

 

 

[1] http://www.internethaber.com/duran-kalkandan-pkk-final-yapacak-iddiasi-1488193h.htm,19.11.2015 12.02

[2] Sinan Tartanoğlu: Varşova elçisinden garip mesajlar, Cumhuriyet,19.11.2015,s.11

[3] Haber Merkezi:"Ders çıkarın yüzyıl daha kaybetmeyin", Özgür Gündem,19.11.2015,s.12

http://www.adanamedya.com/ sitesinden 09.08.2016 tarihinde yazdırılmıştır.