Suriye-Türkiye ve Rusya

Dr. Ömer ULUÇAY

28 Kasım 2015 Cumartesi 06:00

Üç yıldır Suriye’de devem eden iç savaş, artık vekilleri devredışı bırakıp asıl tarafları sahneye çekmektedir. Katar, Suudi ve Türkiye işbirliği, IŞİD’i direnir ve donanımlı kılmıştır. Türkiye’den gönderilen silah ve cephane yüklü TIR’ların Bayırbucak Türkmenleri adıyla gönderildiği ve buraya gitmediği anlaşılmıştır. Para desteği devam etmiş ve IŞİD eliyle işletilen Irak ve Suriye Petrolu piyasaya sürülmekte ve kazanç temin ile DEAŞ’a destek verilmektedir. Türkiye’nin davranışı ve müttefik eylemsizliği Batı tarafından dikkat çekmiş ve ortaya bir güvensizlik çıkmıştır.

BM toplantısında, Suriye’yi şekillendirecek aktörler arasında Türkiye yoktur. Toplantının bitiminde Rusya Esad muhaliflerini bombalamakla halkaya dâhil olmuş ve hava trafiği bakımından ABD ile anlaşma yapmıştır. Böylece, Türkiye-Suriye sınırını bombalamaktadır. Kara harekâtlarını Suriye Ordusu ve Kürtler yürütmektedir.

Rusya Askeri Hava Üssü kurmuş bulunduğu Lazkiye Himmey’de askeri donanımını arttırmaktadır. Buraya S-300 ve S-400 füzelerini yerleştirmektedir. Bir savaş Gemisi Çanakkale’yi geçerek Akdeniz de Lazkiye’nin karşısında Suriye-Türkiye sınır çizgisinde konumlanmıştır. Daha önce de Hazar denizinden Suriye’deki muhalif mevzilerini bombalamıştı.

Rusya’nın Suriye’deki askeri üssü Lazkiye’yi kontrol eden Bayırbucak mıntıkasında, daha önce El-Nusra ve ÖSO muhalifleri yerleşmiş ve buradan Esada hücum ediyorlardı. Rusya, bu bölgeyi kendi güvenliği için de olsa kontrol etmek istedi ve saldırılar yaptı. Türkiye Bayırbucak’taki sivil Türkmen kıyımı yapılıyor diye karşı çıktı ve kamuoyu hassaslaştı.

Türkiye hava sahasını ihlal eden Rus ordusuna ait Su-24 tipi savaş uçağını, havalandırdığı iki adet F16 savaş uçağı ile havadan ateşle bir Rus uçağını Suriye'deki Bayırbucak mıntıkasındaki Kızıldağ'a düşürdü (24.11.2015). Bu olay, Türkiye ve dünya gündeminin ana maddesi oldu.

Rusya Savunma Bakanı Sergey Sargoy, kayıp pilotla ilgili yaptığı açıklamada "Suriye'de düşürülen uçaktaki pilotlardan biri kurtarılıp Lazkiye’deki Hımeymim Rus Hava Üssüne götürüldüğünü ve sağlığının yerinde olduğunu bildirdi.   Rus Genelkurmayı pilotlardan birinin yerden açılan ateş sonucu öldüğünü açıklamıştı.

Ortalık birden gerildi ve savaş ayrı bir merhale kazandı. Türkiye, değiştirdiğini ilan ettiği angajman kurallarına göre bunu yapmakta haklı olduğunu ilan etti. Rusya sakin ve fakat kızgın davrandı.  Türkiye derhal NATO’yu ve Rusya da BMGK’yı acilen toplantıya çağırdılar. Bu arada sakin olunması gerektiğine dair mesajlar verildi ABD,”bu Rusya ile Türkiye arasında bir olaydır”. NATO sözcüsü “Türkiye kendisini koruyabilir” dediler.

Rusya, “IŞİD terörüne karşı savaştıklarını, ABD Koalisyonunun içindeki devletlerin IŞİD’e destek olduklarını, bir ülkenin ordusu tarafından korunduğunu, terör işbirlikçileri tarafından sırtından bıçaklandıklarını” söyledi. Ayrıca Türkiye’nin Rus savaş uçağını düşürmesinin;”gerekli” ve “orantılı” olduğunu tartışıyor.

Rusya ilk ve ön tedbir/reaksiyon olarak; Türkiye’den et alımını kesti, turist gelişini yasakladı, inşaat ve enerji sektöründeki tedbirleri sıraya koydu.

*

Fransız Devlet Başkanı Fransuva Holland, Rusya ile ortak operasyonlar yapacağını açıkladı ve Washington’da Obama ile basın toplantısı yaptılar:” IŞİD ile ciddi mücadele yapılacak ve yok edilecektir” dediler.

Paris katliamından sonra Avrupa IŞİD eylemlerine karşı olağanüstü bir duruma girdi. Başkentlerde; maçlar, toplantılar, konserler iptal edildi, metrolar çalışmaz oldu. Şehir merkezlerinde fevkalade tedbirler alınıyor:

-Fransa olağanüstü durum ilan etmiştir.

-Belçika/Strasburg’da yani Avrupa’nın göbeğinde ve NATO merkezinde sokağa çıkma yasağı vardır.

-İngiltere IŞİD’e karşı kesintisiz savaşılmasını konuşmaktadır.

-Amerika, IŞİD saldırılarını ve göçmen konularını tartışmaktadır.   

-Rusya, Suriye’de Esad muhaliflerini bertaraf etmek için süratle bombardıman yapmaktadır.

-IŞİD; Avrupa, Ortadoğu ve Afrika’da yaygın olarak saldırılarına devam ediyor; etrafa korku salacak eylemler düzenliyor. Bu hal ile IŞİD,   Batı’da daha fazla İslamfobi yaratıyor. Bu eylemler, Batı’da yaşayan ve vatandaş olan Müslümanlar için bile önlemlerin alınmasına neden olacaktır. 

Avrupa, mülteci krizinde ne yapacağını bilemez ve terör-savaş-göç ekseninde sıkışan Avrupa, ne yapacağını bilmeyen, çözüm üretemeyen bir durumdadır.

Uluslararası sistem, çözüm üretemez ve kitlenmiş bir durumu yaşamaktadır. ABD, uygulamalarında geride örnek bir eser bırakamamıştır. Girdiği ve çıktığı yerlerde kaos, ölüm ve göç yaşanmaktadır.

ABD ve Batı, doğup gelişmesine yardımcı oldukları Frankenstein’a dönüşmüş ola IŞİD’de korkmaktadırlar. Oysaki şimdi korku ve açıklamaların/beyanatların değil de eylemin zamanıdır. Koalisyondaki devletler IŞİD’e karşı saf ve net olmadıkları için hareket devam etmekte ve şimdilik İslam olmayan ülkelerde IŞİD eylemleri görülmektedir. Türkiye'de yapılmış katliam ve eylemler yüklenilmemiştir. Bunun ne olacağı da büyük bir korku ve endişe kaynağıdır.

*

Dün Diyarbakır’da HDP Eşbaşkanı Selahattin Demirtaş’ın makam aracına yapılan suikast saldırısı kapatılmak ve basit bir adli işlem olarak sonuçlandırılmak istenmektedir. Zırhlı camdaki sert cisim izinin bir taşa ait olduğu Vali tarafından açıklanmıştır. Bu olayın hafife alınması şeklinde yorumlanmaktadır.

Türkiye'de seçilmişlerin 64.Hükümeti bugün kuruldu. Bunun "Saray Kabinesi" olduğu belirtilmektedir. Hayırlı ve başarılı olmasını dileriz.

Türkiye'de Muhalefet, kendi derdine düşmüş bulunmakta ve çevremizdeki bu önemli gelişmelere rağmen kendi başarısızlıklarını tartışmak ve yeni başkan ile yönetim oluşturmak üzere olağanüstü kongreler toplamakla meşguldür.    

*

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, İslam İşbirliği Teşkilatı Ekonomik ve Ticari İşbirliği Daimi Komitesi (İSEDAK) 31. Toplantısı’nın açılışında, uçak düşürmekle ilgili olarak konuştu (25.11.2015):

“Dün hava sahamızı ihlal eden milliyeti belirsiz iki uçak Yayladağı’da sınırlarımızı 5 dakika içinde 10 kez ihlal edilmiştir. İkaz üzerine uçaklardan biri Suriye’ye dönmüş diğeri ise ihlale devam etmiştir.

“Bunun üzerine F-16’larımız ateş açarak uçağı düşürmüştür. Daha sonradan Rus yapımı uçağın Rusya Federasyonu’na ait olduğu yapılan açıklamalarla anlaşılmıştır. Uçağın bazı parçaları sınırlarımız içerisine düşmüş ve bu nedenle iki vatandaşımız yaralanmıştır.

 “NATO bünyesinde gerekli bilgilendirmeleri hemen yaptık. Orada DAİŞ’e karşı bulunduklarını iddia ediliyor. Bu bölgede bir kere DAİŞ terör örgütü yok, kimse kimseyi aldatmasın. Kimse bizden sınır güvenliğimizin ihlal edilmesine tepkisiz kalmamızı beklemesin.

“Türkiye her zaman diplomasinin yanında yer alacaktır. Kimse kimseyi aldatmasın, devlet terörü estiren bir kişinin yanında olmak zulümdür(Esadı işaretle). Hadiseyi tırmandırmak gibi bir düşüncemiz yok. Sadece kendi güvenliğimizi ve kardeşlerimizin hukukunu savunuyoruz. Bir haftadır, Lazkiye kuzeyinde Bayırbucak Türkmenlerinin olduğu bölgede sınırlarımıza doğru göç başlamıştır. Biz, bu bombalardan kaçan, oradaki soydaşlarımızı, oralardaki akrabalarımızı, bir taraftan Hatay ve o bölgedeki kamplara almaya başladık.

“Bir diğer taraftan Suriye tarafındaki kamplarda barındırmaya ve Kızılayımızla onlara her türlü desteği vermeye devam ediyoruz. Bir diğer tarafta da tabi aileler, bakıyorsunuz eşleri, beyleri hepsi, bu topraklarının korunması mücadelesini sürdürüyor.”

Sayın Cumhurbaşkanı Recep Tayip Erdoğan’ın bir de Suriye’deki Kürtler için söylediklerini anımsamak ve kıyaslamak, insanda hayal kırıklığı yaratmaktadır.

*

“Türkmen katliamı" deyişin perde arkası:

Fikret Akfırat[1] , Bayırbucaktaki yerleşim ve mücadele edenler hakkında ilginç bilgiler vermektedir:

“Türkmen dağı bölgesinde sivil Türkmenler, çok önceden yerleşim yerlerini boşalttı. Bölgede ağırlıklı olarak savaşan Çeçen ve Uygur teröristlerin sıkışması üzerine, Türkmen katliamı yalanı dolaşıma sokuldu”.

“Suriye’de savaşan grupların içinde birinci sırada bulunan Çeçenlerden oluşuyor. Bu gruplar, Gürcistan’ın Pankisi Vadisi adı verilen bölgesinden geliyor. Bu bölge ise CIA tarafından, 1994 yılından itibaren Rusya Federasyonu’na bağlı Çeçenistan Cumhuriyeti’ndeki ayrılıkçı faaliyetler için terörist eğitim ve dağıtım merkezi olarak kullanılıyor. Çeçen teröristler, Suriye’de rejime karşı savaşan IŞİD, Cund-uş Şam, Ahrar-uş Şam, Ensar Ordusu vb. farklı terörist grupların içinde yer alıyor. Yandaş gazetelerde bu grupların temsilcilerinin boy boy resimleri ve röportajları birçok kez yayınlandı. Halep’te Muhacirin ve Ensar Ordusu adlı grup, Çeçenlerden oluşuyor. Grubun başındaki kişi, Selaheddin Şişani”.

“Çin’de ve Uygur Bölgesi’nde de terör eylemleri gerçekleştiren Doğu Türkistan İslami Hareketi adlı gruba bağlı Uygurlar, Çin’den yasadışı yollarla Türkiye’ye getirilerek, Suriye’ye sokuluyor. 2012 yılından itibaren Türkiye’de Doğu Türkistan İslami Hareketi bağlantılı örgütler eliyle örgütlenen Uygur kökenli terörist grupların birleştirilmesiyle oluşturulan Fetih Ordusu içinde yer alıyor”.

*

İngiliz Financial Times gazetesi Türkiye'nin Rus uçağını düşürmesinden sonra, Rusların Kürtlere daha çok ilgi duyacaklarını yazdı. Bu durumun ABD ve Türkiye'yi rahatsız edeceği bildirildi. Rusya, Ermeni Tehciri ile ilgili yasayı Dumada görüşmek üzere gündeme aldı. Viyana görüşmelerinde, güvenilir müttefik ve görüşmeci konusunda Türkiye şüpheli duruma düştü. "Kürt kartı", Ortadoğu dengesinin sağlanmasında, huzur ve güvenin, barışın tesisinde önemli bir role sahiptir. Bu kart, sadece Batı Bloğunun oyuna sürdüğü bir kart olmaktan çıkmıştır. Rusya da artık bu kart üzerinde bir role sahiptir. Öğle anlaşılıyor ki Kürtlerin taraf olacağı gruplardan birisi, daha etkin olacaktır.

Birinci Dünya Savaşında; İngiliz-Fransız'ın Osmanlı topraklarını paylaşımına şimdi de ABD ve Rusya dâhil olmuşlardır. Suriye hava sahasındaki aktivite konusunda Rusya ve ABD+NATO arasında bir anlaşma yapıldığı ve Türkiye'nin sıradışı olarak bir Rus uçağını düşürdüğü anlaşılmaktadır. Zaten Rusya da Türkiye'nin bunu birileri adına mı yoksa kendi inisiyatifi ile yaptığını ve dolayısıyla muhatabını bilmek istemektedir. ABD, "bu, Rusya ile Türkiye arasında bir olaydır" derken topu elden çıkarmaktadır. Rusya NATO açıklamasını beklemektedir. Rus Dışişleri Bakanı Lavrov, "Batı Türkiye'deki Kürt sorunu için bir karar vermek durumunda" olduklarını, Suriye Kürtlerinin Esad Rejimi ile birleşmesi gerektiğini ve Kürtlere silah verdiklerini açıkladı.

Suriye'deki durum giderek Türkiyeye taşınmaktadır ve Türkiye hergün biraz daha Ortadoğu kaosuna inmektedir.

 

 

[1] http://www.aydinlikgazete.com/politika/turkmen-katliami-yalaninin-perde-arkasi-h79439.html

http://www.adanamedya.com/ sitesinden 09.08.2016 tarihinde yazdırılmıştır.