Paçanın tiridi

Sedat MEMİLİ

11 Aralık 2015 Cuma 06:00

Ormanda yiyecek sorunu başlayınca “Fırsatı Ganimet” bilen tilkiler Aslan’a gidip;

“Ormandaki canlıların açlık sıkıntısını biz gideririz” demişler. Aslan : “İşi size veririm de benim payım ne olacak?” diye kaygısını dile getirmiş. Tilkiler : “Ayıp ediyorsun, sen aslansın “Aslan Payı” sana ait. Ormandaki canlıların bilmemesi koşuluyla, istediğin besin, istediğin kaynak sana ait…”

Teklif aslanın hoşuna gitmesine gidiyor ama “Ormandaki Demokrasiyi” göz ardı edemez. Kimin seçileceğine karar verdikten sonra “demokratik bir seçim” yapılmasına karar veriliyor.

Anketçiler devreye giriyor ve kuşlar, karıncalar ve böceklerin de oy vermesi gerektiği ortaya çıkıyor. Çünkü sayıları o kadar fazla ki…

Tilkiler “bu iş kolay” diyor ve seçim çalışmaları başlıyor.

Bir çuval buğdayla binlerce kuşun,

Biz sandık erzakla binlerce böceğin,

Başka bir sandık erzakla da milyonlarca karıncanın karnı doyuruluyor.

Ceylanlar, kaplanlar, vaşaklar “bu adaletsizliktir!...”  diye feryad-ı figan ededursunlar, tilkiler ormandaki meydanlara çıkıp:

“Hiç kimse karıncaları, böcekleri, kuşları oy verme şerefinden mahrum edemez… Bu ormanı demokrasi ve özgürlükler ormanı yapacağız. Burada yaşayan her canlının seçimlere katılma hakkı vardır….”

Ve seçimler… Ve tilkiler iktidar…

Aslan memnun… Aslandan sebeplenen canlılar memnun… Tilkiler memnun…

Memnun olmayanların çığlıkları da, kuş ötüşleri, aslan kükremesi, sinek vızıltıları arasında duyulmaz olmuş.

Orman girişinde tilkiler, kaynak başında tilkiler çoğalmaya başlamış. Başka ormanların tilkileri de bu ormanın tilkileri ile işbirliği yapmaya başlamış.

Kuşlar, böcekler ve karıncalar önceleri, memnun olmayanların çığlıklarını “modası geçmiş düşünceler” olarak yorumlamışlar.

Sonradan bakmışlar ki, bir tilkinin bir günlük yiyeceği milyonlarca böceğin bir günlük yiyeceğine eşit. Ormana dalan filler, yemeğe başlayınca, ne karıncalara kısmet kalıyor ne kuşlara.

“Eyvah” demiş kuşlar “biz kendi kendimizi vurduk”

“Yandık” demiş böcekler “biz otlar gibi ezilmek için mi oy verdik?”

“Bu ne iş?” diye sorgulamaya başlamış karıncalar “bizim yiyecek yollarımız tamamen tutulmuş. Gerçekte hakkımız olan yiyecekleri tilkiler bize bağış gibi veriyorlar. Bizden çaldıklarını bize sadaka olarak veriyorlar…”

Elbette hepsi böyle düşünmüyor. Ama böyle düşünenlerin sayısı gün geçtikçe çoğalıyor.

Tilkide oyun çok. Hemen bir haber yaymaya başlıyor.

“Orman sakinlerim neden kızıyorsunuz. İktidara geldik geleli adalet ve eşitlikten şaşmadık. Ormana giren yiyecek miktarını, orman nüfusuna böldüğümüzde kişi başına şu kadar yiyecek düşüyor…”

“Tamam” diyor bir sığırcık “Böldüğünüz zaman öyle de fillerle kaplanların yiyeceği ile karıncanın yiyeceği eşit olur mu?”

“Sus” diyor tilkiler. “Hem başı tüylü hem konuşuyor. Herkes kendi işine baksın”

Bu öykü bitmez dostlarım.

Nüfus sayımına göre ben 300 küsur dolar daha zenginmişim.

Hangi gazeteciden okumuştum anımsamıyorum. Diyordu ki; “İstatistikler bikini gibidir, ayrıntıları gösterir esası saklar.”

Daha zenginmişiz… Eh!

Paçanın tiridine ödenen bedel paranın şıngırtısı olur.

http://www.adanamedya.com/ sitesinden 09.08.2016 tarihinde yazdırılmıştır.