Büyük laf konuşma

Mahmut KORKMAZ

12 Aralık 2015 Cumartesi 06:00

Devlet Bahçeli Tayyip Beyin miting meydanlarında var oluşunu kıskandığı günlerde "ona miting yaptırmayacağız. O nerede miting yaparsa biz orada olacağız. Meydanları dolduracağız" demişti.

Kiminle dans ettiğini fark etmeden,

On beşlik ergen delikanlılık havasında....

Bir elinde tesbih, diğerinde antika arabalar.

Solun gazına gelerek.

 Uçağa binmekten korkan bir liderin, "durmak yok yola devam" diyenle mücadele etmesinin mümkün olmadığının farkında değildi.

Neyse gel zaman, git zaman suların altından çok su aktı.

Millet sola söz söylemekten korkan, solla sarmaş dolaş olan Devlet Beye gerekli cevabı verdi.

Hayırda hayır vardır gibi saçma sapan saplantının cevabını da verdi.

Seçimlerde sekseni yarıya bölündü.

Devlet Bey her ne kadar üçler, yediler, kırklar menkıbelerine sığınsa da büyük acısından kurtulması mümkün değil.

Ferdi, Orhan ve Müslüm Baba bile derdine derman olmuyor.

Kazanan güzeldir, kaybedenin dostu yoktur.

Devlet Bahçeliyi ufak ufak herkes terk etmeye başladı.

Asıl büyük kaçış manzara fulü olmaktan net olmaya dönüşte kendini gösterecektir.

Devlet Bahçeli koalisyon tekliflerini gıcıklık yaparak ret etmek yerine kabul etseydi, şimdi kral olurdu.

Elbette hayır demesindeki hayırı geç olsa da anladık.

Meğer Ak Partin oyunun yüzde elli olmasını istiyormuş.

Ülkenin koalisyonlarla yönetilmemesini istiyormuş.

Başkanlık yolunun açılmasını istiyormuş.

Bu ironilere çakma ulusalcı solaklar inanabilir, ironi işte.

Sazanlık yapmayın sakın.

Evet Devlet Bey çok büyük laflar konuştu ve her konuştuğu lafın altında kaldı.

Yaşına, başına yakışmayacak hakaretlerde bulundu. Hepsi kendine döndü.

Fulü gördüğü kesimin adamları kendi gurup sıralarındaki yerlerine gelip oturdular.

Aslında sadece bu bile bir onur meselesi yapılıp istifayı doğurmalıdır.

Büyük lokma ya, büyük laf konuşma demiş atalarımız. Gerçi büyük lokma yemek de çok zararlı ya.

Hainler, alçaklar, şerefsizler gibi hamasi kahve kültürünü aşan küfürler kabul görmüyor.

Kendinden başka herkesi hain görmek bir ruh hastalığı zaten.

Büyük laflar ederek, büyük küfürler sallayarak büyük adam olunmuyor.

Büyük adam olmanın yolu millet yolunda küçükte olsa faydalı işler yapmaktır.

Dertlere derman, yaralara merhem olmaktır.

Gülümsemektir.

Liseli reis veya Asena tarzını terk etmektir.

Düz, normal, sade bir insan olmaktır.

Ağlayanla ağlayan olabilmektir.

Fıtratta var olanı kabul edip yaşamaktır.

Ne oldu o büyük laflara.

Hani seçimlerden sonra Tayyip Beyin makamının önüne ilk okul çocukları gibi siyah önlük, beyaz yakalık takarak Alican tiplemesiyle andımızı okuyacaktınız.

Ne oldu?

Unuttun mu?

Biz unutmadık. Sadece gülümsüyoruz.

Tayyip Beyi adam adım takip dünyayı dar edecektiniz.

Partinizdeki olanları bile takip edemiyorsunuz.

Sayın Bahçeli.

Örnekleri say say bitmez.

Bilenler bildiğini seçimlerde gösterdi.

Sayın Bahçeli bana söylemek düşmez ama, zaman istirahat zamanıdır.

Kendinize ve umut bağlayan milyonlara yazık etmeyin.

Bari bundan sonra büyük laflar söylemeyin.

Kimlerle mindere çıktığınızı unutmayın.

http://www.adanamedya.com/ sitesinden 08.08.2016 tarihinde yazdırılmıştır.