Bitmeyen Film…
Kuruköprü Meydanı’nda bulunan devasa küp beni hep düşündürmüştür.
O küp, İzlediğim bir filmi ve güzel ülkemin bedel ödeyecek insanlarını çağrıştırıyor…
Kimin olduğunu hatırlayamıyorum (Sicilya Hikayeleri olabilir.)
Despot bir toprak ağasının malikanesinin önünde devasa bir küp vardır. Bu küp, zeytinyağı depolamak için kullanılmaktadır. Ayrıca Küp, atadan dededen kalma ve aileyi simgelediği için çok değerlidir. Bir gün küp kırılır. Despot Ağa çıldırır ve küpü kimin tamir edilmesi için usta aramaya başlar. Ülkenin en bilgili ustası bulunur.
Usta, kırık küp parçalarını birbirine yapıştıran bir teknik bilmektedir, ancak bu sırrı hiç kimseyle paylaşmamıştır. Koşulu şu; küpü tamir ederken hiç kimse yanında olmayacaktır. Küp’ü tamir etmeye başlar. Sırrını paylaşmamak için de çoğunlukla devasa küpün içinde çalışmaktadır. İşine öyle yoğunlaşmış ki, küpün son kırık parçasını yapıştırdığında dehşetle fark eder ki küpün içinde kalmıştır.
Çıkması için küpün yeniden kırılması gerekmektedir.
Despot Ağa elbette küpün kırılmasına izin vermez…
Hikâyenin devamı değişebilir bu noktada önemli değil; Hikayenin devamı güzel ülkemin güzel insanlarının bu günkü durumudur.
İktidar, kendi sırrını kamuoyuyla paylaşmak istemediğinden gizlice tamir ettiği küpün içinde kalmıştır.
Küpten çıkamıyor, çıkab,lmesi için küpün kırılması gerekmektedir.
Halk ise, bilip bilmeden kendi küçük hesapları için verdiği oylarla oluşturduğu küpün içinde kalmıştır.
Oy verenlerin başkalarıyla paylaşmak istemediği sır ise küçük hesaplarıdır. Filanca olursa bana iş bulur… Şu belediye olursa ihaleyi alırım… Falanca akrabam bana kıyak yapar… Gizli gündem bu… Bu küçük hesaplar, hapsolacakları küpün parçalarını birleştirecek yapıştırıcılar olmuştur.
Ülke çıkarlarının kendi çıkarları olduğunu göremeyecek kadar Matematik, Mantık ve Felsefeden yoksun oldukları için kaçınılmaz olarak kendilerini hapsetmişlerdir.
Bu yüzden işçi bağırıyor; sendikal hakkım gitti;
Emekli bağırıyor; açız, ek iş yapmak zorundayız.
Çiftçinin ürünü tarlada kaldı… Çoğaltmak istemiyorum.
İktidar, yıldönümünü dün hatırladığınız ve hepimizin gündeme getirmeye bile korktuğu konular yüzünden hem kendini hem ülkeyi bir küpün içine sokmuştur.
Bu küpte hepimiz hapis kaldık.
Oy veren de vermeyen de…
Şimdi oy vermeyenler de bedel ödeyecek… Bu Tanrısal bir adalet olamaz. Bu başka bir konu.
Öncelikli sorun şu;
Küpten nasıl çıkacağız…
Bu küp kırılır arkadaşlar…
Küpü önce oy verenler kıracaktır.
Film nasıl mı bitti?
Bilmiyorum.
Sanıyorum ki bu film henüz bitmedi.