Orada tepelerde bir şeyler oluyor;
Cenap Şahabettin’den esinleme ile, kiminin sürünerek kiminin uçarak çıktığı tepelerde bir kavga var.
Kartallarla yılanlar savaşıyor,
Benin yarınım, dünüm, tarihim için…
Senin, çocuklarının, sevdiklerinin, kardeşlerinin geleceği için…
Bir kavga veriliyor tepelerde.
Ben seyrediyorum; senin gibi…
Yılanların sinsice saldırmasını ve kartalların beni korumak için neler yaptığını…
Yılanlar kazansa, bütün mutluluğumu ve aydınlığımı kurban vererek kader diyeceğim.
Kartallar kazanırsa, zaten hakkımdır deyip yine “kader” diyeceğim.
Benin için verilen kavgayı, bir dizi film gibi seyretmekteyim.
Savunmasız, çaresiz ve verilen sadakalara şükrederek.
Bir kavga veriliyor tepelerde,
Kalleşlerle yiğitlerin, mertlerle namertlerin kavgası…
Karanlık ile aydınlığın, iyilik ile kötülüğün,
Bahar ile kışın; siyah ile beyazın
Melek ile şeytanın; Ehriman ile Ahura-Mazda’nın
İrtica ile laikliğin;
Kulluk ile çağdaş bireyliğin; özgürlük ile tutsaklığın
Bir kavga var tepelerde
Bir kavga veriliyor.
İnsanım seyrediyor.
Kendi şeflerinin kıyasıya mücadelesini izleyen ilk çağ figüranları gibi.
İnsanım, bulgurun, ödenmemiş kredi kartlarının, oğluna, yeğenine tayin peşinde…
Dizileri izlediği an kesilen elektriğin, Galatasaray’ı şampiyon yapamayan teknik direktör bilmem kimin, oynadığı iddaa kuponuna göre yerini haritada bile gösteremeyeceğin bilmem hangi kent takımının, tarihini ajandadan takip edebileceği sınavların, at yarışlarının, hangi işten ne kadar yolunu bulacağı veya bulduracağı peşinde.
Bu insanım, tepedeki kavganın kendisi için verildiğini biliyor ama bu gerçekle yüzleşme bilincinden yoksun. Demokrasinin ne olduğunu bile kavrayamamış; çünkü demokrasi için bir bedel ödememiş kendisine armağan edilmiş. Haklar, verilirse almış, elinden alınınca da yaşadığına şükretmiş.
Hakka da şükretmiş haksızlığa da; bu uğurda bedel ödeyenleri seyretmiş.
Şimdi tepedeki kavga…
Bu kavganın bir galibi olacaktır, ya yılanların istilası veya kartalların özgürce uçması…
Kavganın bedel ödeyenleri ise, seyredenler olacaktır.
Sen, Ben, O,
Biz, Siz, Onlar…