Yavuz Sultan Selim ve Kalpleri Kazanmak

Prof. Dr. Yılmaz KURT

25 Aralık 2015 Cuma 06:00

Yavuz Sultan Selim, Osmanlı padişahları arasında siyasi dehası ve acımasızlığı ile ün kazanmıştır. Onun 8 yıl gibi çok kısa süren padişahlık döneminde halk arasında en büyük bed-dua (karabata): “Allah seni Yavuz Selim’e vezir yapsın” idi. Çünkü Yavuz’a vezir olan bir kimsenin kellesinin ne zaman kesileceği hiç belli olmazdı. Bu bakımdan Yavuz’un acımasızlığı belli bir kesim için özel bir acımasızlık değildi. O, devlet menfaatleri söz konusu olduğu zaman bir insanın Kızılbaş, akbaş olmasına kesinlikle bakmaz faturasını anında keserdi. Tıpkı Yunus Paşa’nın başını vurdurduğu gibi.

Siyasi dehasına gelince daha şehzadeliği günlerinden beri İran’da ortaya çıkan tehlikenin farkında idi. 1501 yılında kurulmuş olan Safevî devletinin sadece Doğu Anadolu için değil bütün Anadolu için bir tehlike olduğunu çok iyi biliyordu. Bunun içindir ki babasının ölümünü  bile bekleyemedi. Babasını tahttan çekilmeye mecbur etti ve muhtemelen Dimetoka yolunda zehirleterek ortadan kaldırdı (1512). Şehzade Mahmud’un oğulları Musa, Orhan, Emir ile Alemşah’ın oğlu Osman’ı ve Şehinşah’ın oğlu Mehmed beyleri de “saltanatın bekası” adına ortadan kaldırdı. Daha sonra kardeşleri Korkut ve Ahmed’i ortadan kaldırdı. Böylece 1520 yılında öldüğünde taht üzerinde hak iddia edecek oğlu Süleyman’dan başka hiçbir şehzade kalmamıştı (1513).

Yavuz Sultan Selim’in bundan sonraki hedefi Safevî tehdidini ortadan kaldırmaktı. 1514 yılında Şah İsmail ile meşhur mektuplaşması başladı. Onu savaşa mecbur etmek istiyordu. İran içlerine çekilerek Yavuz’u bir zaferden mahrum edebilir veya çok uğraştırabilirdi. Onun için iki Türk padişahı arasında kırıcı mektuplar ve utandırıcı hediyeler gelip gitti. Sonunda 1514 yılında Çaldıran Ovası’nda Şah İsmail büyük bir yenilgiye uğratıldı. Tahtı ve haremi ganimetler arasındaydı. 

Yavuz’un bu sefer sırasında Anadolu’da 40.000 Alevi ve Bektaşi’yi kestiği yolundaki iddialar bir belgeye dayanmaz.  Devlet’in hedefi, bir din veya mezhep değil, Doğu Anadolu üzerindeki egemenliği idi. Mecidözü’ndeki Elvan Çelebi Zaviyesi’ne kimse dokunmadı. Abdal Ata Tekkesi’nin vakıf mezraaları ellerinden alınmadı. Bir kısım Alevî Türkmenler, Şah İsmail’in davetine uyarak zaten göçleriyle birlikte İran’a gitmişler ve Safevi Devleti’nin kuruluşuna katılmışlardı. İran’la yakın temas içerisinde olan bazı halifeler (dailer) ise Rumeli taraflarına geçirilerek orada iskân edilmişlerdi. Bu bakımdan tevatür olarak tekrarlanan 40.00 rakamı hiçbir belgeye dayanmadan tekrarlanmaktadır. 

Yavuz Sultan Selim, Safevî tehdidini gündemden kaldırdıktan sonra 1516 yılında tekrar sefere çıktı. Memlük Sultanı’na sadakat mektupları gönderiyor, “Sen bizim babamızsın” diyor, ona teminat veriyordu. 

Şah İsmail, Çaldıran’dan sonra henüz kendisini toplayamamıştı. Bu yüzden Memlük Sultanı Kansu Gavri’ye yazdığı mektupta Osmanlı sultanına karşı işbirliği teklif ediyordu. Kansu Gavri de Haleb’e kadar gelerek tedbirlerini almıştı. Onun Osmanle ile Safevîler arasında  arabuluculuk çabalarını Yavuz Selim “Peygamberin şeriatını ortadan kaldırmak isteyenlere yardım” etmek şeklinde yorumladı. Malatya’dan Antep doğru yöneldi. Mercidâbık Ovası’nda yapılan savaşta tam bir zafer kazandı. 

Yavuz Sultan Selim, Kansu Gavri’nin cesedini buldurarak Halep’te defin ettirdi. Ruhuna Kur’an okuttu, fakirlere sadakalar dağıttı. Böylece halkın saygı gösterdiği eski padişahlarına saygı göstererek halkın gönlünü almaya çalıştı. Cuma hutbesinde hatip “Hakimü’l-haremeyn” dediği zaman bunu “Hâdimü’l-haremeyn” olarak düzeltti. Şu mesajı vermekteydi: “ben buraya Arabistan’a, Mekke ve Medine’ye hükmetmek için gelmedim. Ben buraya bu iki kutsal şehre hizmet etmek için geldim”. 

Siyaset dehası olan bu büyük padişah bu topraklarda kaldığı sürede halkın saygı gösterdiği türbeleri ziyaret etti. İhtiyaçlarını sordu. Tamire muhtaç olanları tamir ettirdi. Türbedarlarına ihsanlarda bulundu. Kısaca askeri açıdan feth ettiği topraklarda, bu sefer de insanların kalplerini kazanmaya çalışıyordu. 

Mısır’a kadar gitti. Ridaniye Savaşı’nda da kesin bir galibiyet kazanarak Kâhire’ye girdi. Günlerce sokak savaşlarında Osmanlı ordusu pek çok şehir verdi. Buna rağmen Mısır’dan dönerken Mısır komutanlarından Hayırbay’ı Mısır valisi olarak bıraktı. Bu tayin bile O’nun ne kadar ileri görüşlü olduğunun göstergesidir. Yıllarca Mısır’a hakim olmuş Memluk beylerinin tamamen devre dışı bırakılmasının halkta burukluk doğuracağını düşünmekteydi Bu yüzden Mısır Çerkeslerini yendikten sonra bir Çerkes’i Mısır valisi yapmaktan çekinmedi. Hatta buna itiraz eder şekilde konuşan Yunus Paşa’nın başını hemen oracıkta vurdurdu. 

Sefer dönüşü Şam’a geldiğinde burada Muhyiddin İbnü’l-Arabî’nin mezarını buldurarak üzerine bir türbe ve yanına da bir cami yaptırdı. 

Özetin özeti:

  • Osmanlı için “devlet” kavramı kardeşten de oğuldan da, mezhepten de önde gelen bir kavramdı. Devlet olmazsa millet de olmaz, din de, mezhep de olmazdı. Safevîlerle Şii oldukları için; Memlûklerle “Sünni” oldukları için savaşmadılar. Devletin “âlî” menfaatleri savaşmayı gerektiriyordu, onlar da savaştılar.
  • Yavuz Suriye’yi feth ettiği zaman askerî  zafer ile yetinmedi. Halkın kalbini  kazanmak için de çaba harcadı. Bunu da başarı ile yaptı. 1516 yılında feth edilen bu topraklar 1916 yılına kadar tam 400 yıl Osmanlı toprağı olarak bu şekilde kaldı. 

Kıssadan hisse: Son aylarda Diyarbakır ve Şırnak’taki PKK’nın hendek teröründen kaçmak isteyen vatandaşlara askerimiz güvenlik önlemi almakta ve bunları PKK kurşunlarından korumaktaydı. Objektiflere yansıyan bir olayda bir binbaşı 5-6 yaşındaki bir çocuğun soğuktan donmaya yüz tutan ellerini nefesi ile ısıtmaya çalışıyordu. İşte olay budur. Tebrikler Binbaşım. Tebrikler Güvenlik Güçlerimiz. Askeri tedbirler alındıktan sonra masum halkın yaralarının sarılması ve bulaşıcı hastalıklardan korunması önem taşımaktadır. Bunu başlatmak için askerî operasyonların bitmesini beklemek gerekmiyor. Operasyonlar ile eş zamanlı olarak yapılmasında hiçbir sakınca olmasa gerek.

 

 

 

http://www.adanamedya.com/ sitesinden 09.08.2016 tarihinde yazdırılmıştır.