Böyle diyor Şirin
Onu ilk 2002 yılında henüz 7 yaşında Silopi Atatürk İlkokulu birinci sınıf öğrencisi iken tanımıştım.
Adı gibi kendisi de Şirin bir kızımızdı.
O günler sorduğumda tek hayalinin öğretmen olmak olduğunu söylemişti.
Yaklaşık bir ay kadar önce konuştuğumuzda;
“Buralar bildiğiniz gibi, bomba sesleri ve silah sesleri eşliğinde hayatımızı yaşamaya çalışıyoruz” demişti.
Ancak o;
Silah seslerini duymak yerine, okumak istiyordu Şirin,
Ne var ki, orta öğretimden sonra ekonomik sıkıntı sebebiyle okuyamamıştı.
Şimdilerde 20 yaşlarında ve hayalini gerçekleştirmek için açık öğretimde okuyor.
Ancak şimdi de terörün pençesinde kıvranıyorlar.
Silopi ilçesindeki son operasyonlar başlamadan hemen önce köye yaşayan amcasını ziyarete gitmiş ve tekrar dönememiş,
Şimdi ailesini merak ettiğini söylüyor Şirin.
Ve diyor ki;
“Ailem bombalara veya kurşunlara hedef olup ölmezse, susuzluktan ölçekler. Tam 12 gündür sular akmıyor. 4 Gün önce kuzenim, evine isabet eden bomba sonucu hayatını kaybetti”
Manzara bu,
Diğer ilçeler gibi Silopi de tam anlamıyla bir cehennem.
Bir tarafta terör örgütü,
Diğer tarafta haklı olarak vatandaşın can güvenliğini korumak için canı pahasına operasyon başlatan güvenlik güçleri.
Asker ve polis açısından zor bir operasyon,
İşin zorluğu vatandaşa zarar gelmeden operasyonu sürdürme gayreti.
Terör örgütü halkı sindirmiş,
Güvenlik güçlerimiz ise teröristin sindirdiği vatandaşının huzur ve güvenini tekrar hayata geçirmek için ter akıtıyor.
Güneydoğu böylesine hoş olmayan bir tablo içerisinde,
Ne pahasına mal olursa olsun, masum vatandaşın can güvenliğini sağlamak için, onları baskı altına alan hainleri bertaraf gerekiyor.
SONUÇ OLARAK
Ne askerimiz ve ne de polisimiz, birilerinin ahlaksızca söylediği gibi bilerek masum sivil vatandaşımızın canına kıymıyor o cehennemde.
Onların mayasında merhamet var,
Onların hedefi terör belasını defetmektir.
Umarız başlatılan operasyonlar bu milletin ve ülkenin hayrına olur ve nice Şirinler özlem duydukları eski hayatlarına tekrar dönerler.