Devlet rayından çıkan kararlar almaz,
Devletin aldığı kararlar ve o kararların uygulaması, ülkenin ve milletin geleceğini payidar etmeye yönelik ve kardeşlik hukukunu zirveye çıkartacak kararlar olur.
Kaldı ki dünyaya baktığımız zaman, o ülkelerde devletin attığı adımların temelinde milletin güvenliği ve huzuru öncelikli gündem maddesidir.
Ya ülkemizde?
Gelin dün ülkede yaşanan hadiselere bir bakalım,
Diyarbakır’da vatana ihanet içerisinde olan PKK unsurları eş zamanlı 5 ayrı karakola bomba yüklü araçlarla, roketatarla ve ağır makinalı silahlarla saldırdılar.
Sonuç?
6 Şehidimiz var 19 vatandaşımız ise yaralandı kansızların saldırıları sonucu.
PKK dün bunları yaptı,
Ya emniyet ne yaptı?
Emniyet ise 22 ilde usulsüz dinleme yaptıkları gerekçesiyle dallarında uzman olan polisleri tekrar gözaltına aldı,
Polislere yapılan operasyon yıllardır bitmedi ve bu gidişle hiç te bitmeyecek.
Ne gariptir ki, dün Diyarbakır’da kahpeler karakollara saldırırken, emniyette paralel bu ilde polisleri gözaltına alıyordu.
Paralel iddiasıyla;
Emniyet müdürleri, polisler, memurlar, ev hanımları, sanayiciler ve tüccarlar gözaltına alınarak tutuklanıyor,
Peki, ya PKK’ya yakınlığı olan memurlar, ev hanımları, sanayiciler ve tüccarlar?
Bunlara karşı neden operasyonlar düzenlenmiyor?
Adana’da ki operasyona bakın,
Zihni Aldırmaz beni hiç mi hiç sevmez,
Hoş başkanlığı döneminde sık sık görüştüğü ve çayını kahvesini içtiği gazetecilerin başında da Ersin Ramoğlu gelir.
Şu AK Partili olmayan, AK Partililere hakaret eden, ama şimdi AK Particilik oynama uğruna paralel hikayesine sarılan gazeteci.
Ve eski Adana ticaret borsası başkanı ve saygın işadamı Muammer Çalışkan’ın da aralarında bulunduğu 30 kişinin tutuklanmasının altında, Kanuni Üniversitesine arsa tahsisinin olduğunu öğrendim.
Peki,
Dönemin Cumhurbaşkanı Abdullah Gül Adana’ya geldiğinde bu konuda neler söylemişti?
Hacı Ömer Sabancı Organize Sanayi bölgesinde, 11-12-2010 tarihinde gerçekleştirilen toplantıda aynen şunları söylemişti:
“Adana’daki üniversitelerde 5 bin akademisyen var, ama üniversite sayısı yetersiz. Adana’ya birkaç üniversite daha kurulsun. Devlet olsun, vakıf üniversitesi olsun fark etmez. Ama vakıf üniversiteleri sahiplikle olur. Bu sahipliği de sizler yapacaksınız. Adana’nın sanayicileri ve tüccarları sahiplenmelidir. Adanalı çocuklar iyi olmayan değil, iyi olan üniversitelerde okusunlar. Tekrar söylüyorum, hem devlet ve hem de vakıf üniversitesi olsun. Adana 4-5-6 üniversiteyi taşıyacak kapasitededir. Ben talimat veriyorum ve takipçisi olacağım”
Peki, Sayın Gül’ün bu konuşmasından sonra Adanalı ne yaptı?
Vakıf üniversitesi için harekete geçti ve bu anlamda belediye ise arsa tahsisi yaptı,
Kim için?
Bu ülkenin çocukları için?
Varın bu hikayenin muhasebesinite sizler yapın.