Kafadaki kasisler ve örnek insanlar

Sedat MEMİLİ

25 Ocak 2016 Pazartesi 06:00

Gazetemiz geçen hafta, Baraj Seddi” üzerindeki kasislere ilgili haber yapmıştı.

Nihayet bu kasisler kaldırıldı.

UKOME Karar aldı ve trafiği allak bullak eden kasisler kaldırıldı.

Çukurova Üniversitesi girişindeki kargaşa da böylelikle sona erdi.

Şimdi bu konuyu kabaca analiz etmek istiyorum.

1 - UKOME ilginç bir müessese esasında kararları gözden geçirilmeli. Halk otobüsleri sahipleri veya dolmuşçulardan hangisiyle konuşursanız konuşun size ilginç şeyler anlatırlar. Ama iş belge ve tanıklığa gelince bir şey yok. Bu yüzden sadece ve sadece UKOME’nin biraz daha şeffaf olmasında yarar olduğunu düşünüyorum.

2 – UKOME Kararları neye göre alıyor? Kime, neye karşı ve nasıl sorumlu?

3 – Baraj seddi üzerine konulmuş bulunan kasisler, gazetemizde haber olduktan sonra kamuoyu gündemine geldi. Ancak bu olayın öncesi de var. Benim bildiğim, üniversiteden bir çok öğretim görevlisi değişik yerlere dilekçeler verdi; başvurularda bulundu. Bunlardan biri de Prof.Dr. Rengin Güzel’dir.

Rengin Hoca, duyarlı bir yurttaş olduğu gördüğü aksaklıkları ilgili kurumlara bildirdi. Gazetemizi bilgilendirenlerden biri de Rengin Hoca’dır. Bu duyarlılık bence örnek alınmalıdır.

4 – Ayrıca KAMUSEN’e Bağlı Türk Eğitim Sen 3 Nolu Şube Başkanı Rıfat Çelik kendi sitesinde ve yazışmalarla sorunu yetkili makamlara duyurdu ve aksaklığın giderilmesi için mücadele verdi.

Doğal olarak gazetemiz kamuoyunu akından ilgilendiren bu olaya duyarsız kalamazdı.

5 – Adana’da sayısı iki bini aşan Sivil Toplum Kuruluşu var; hangisi hangi soruna merhem olmuş? Neyi düzeltmişler? Ne yapmaktadırlar? Kasis olayını Rengin Güzel gibi duyarlı öğretim görevlileri ile Türk Eğitim Sen 3 Nolu Şube Başkanı Rıfat Çelik’ten başka kimse gündeme getirmemiş.

Oysa oradan her sabah geçip akşam geri dönen on binlerce insan arasından yüzlercesi bir sivil toplum örgütünün üyesi, yöneticisi veya başkanıdır.

Ve bu insanlara Türkiye’nin nasıl kurtulacağını sorun hepsinin de verecek yanıtı vardır. Hatta, Papua Yeni Gine’yi sorun onu da kurtaracak görüşleri vardır. Ancak geçişlerini engelleyen kasisler için maalesef kıpırdatacak kılları yoktur.

6 – Bilgili toplum hiçbir şey değildir; bilinç her şeydir.

7 – Duygulu toplum hiç br şeydir; duyarlılık her şeydir.

Kafası karışanlar için açıklama yapıyorum; Bilince dönüşmemiş bir bilginin hiçbir kıymeti yoktur. Duyarlılığa dönüşmemin duygunun da bir anlamı yoktur.

8 - Yüzlerce öğretim görevlisi, mühendis, hukukçu gibi yükseköğretim mezunu ve meslek sahibi insanlar o sorunun üzerinden geçip gitmişler ve orunu içselleştirmişlerdir.

Tıpkı psikologlar gibi; sorunu çözmek yerine sorunla yaşamayı ikna ederek mesleklerini icra ediyorlar.

Hele hukukçular; çok merak ediyorum, o kasisler için hak arayan bir tane hukukçu var mı?

Yoksa hukukçular sosyal medyada kendi aralarında tartışmaya devam mı ediyorlar?

Caddelere konmuş kasisleri kaldırmak hak arayanlar için kolay; ancak beyinde ve anlayışlarda oluşan kasisleri kaldırmak çok daha zordur; belki de imkânsız…

Baraj seddi üzerindeki kasis olayı kabaca bana bu tür düşünceleri çağrıştırdı.

İyi ki varsınız Sayın rengin Hocam ve iyi ki duyarlısınız Rıfat çelik dostum.

Konuyla ilgisi olup da haberim olmayanlara da teşekkür ederim.

 

 

http://www.adanamedya.com/ sitesinden 09.08.2016 tarihinde yazdırılmıştır.