Bakanımız Sayın "Güldemet Sarı" ve bakmayanlarımız

Sedat MEMİLİ

28 Ocak 2016 Perşembe 06:00

İmdi...

Şu Adanalı Bakan konusuyla ilgili yapılan açıklamaları dinledikçe ne düşüneceğimi bilemiyorum.

Sayın Fatma Güldemet Sarı’nın bakan olmasını öncelikle kutlayıp kutlamayacağımı bilemiyorum. Kutlama, görevin başlangıcında değil, sonunda yapılmalıdır.

Bu tespit ve görüşlerim kesinlikle Sayın Fatma Güldemet Sarı’nın şahsı ile ilgili değildir. Bakanımızın şahsında eleştirdiğim sistemdir.

Şimdi

1-Çevre ve Şehircilik Bakanlığı gibi aktif, hatta geçtiğimiz dönemden şaibeli, arsa mafyasının önünde bulunan bir bakanlığa Sayın Sarı’nın getirilmesi düşündürücüdür. Canavarların, haramilerin kol gezdiği bir bakanlığa Sayın Sarı gibi, hanımefendi, ağırbaşlı ve munis bir kişinin getirilmesi ne derece doğrudur bilemiyorum.

2- Zaten Sayın Sarı’nın bu bakanlığa, uysal ve sesini çıkarmayacak bir kişi olduğu için getirildiği görüşü ağır basmaktadır.

3-Sayın Sarı, Adana cadde sokaklarında gezerken asla böyle bir ilgiye mazhar değildi. O zaman kendisine gösterilen yoğun ilginin, şahsından değil bakanlık görevinden kaynaklandığını söyleyebiliriz. Bu tarz bana çok yapmacık geliyor. Sayın Sarı’nın bu yapmacık tavırlara güvenmemesini saygıya karşılarım.

4-Bir sıfatın varlık nedeni neyse yokluk nedeni de odur. Bakanlığının nedeni Sayın Cumhurbaşkanlığına bağlı olduğu iddia edilen Sayın Sarı’nın yokluk nedeni de odur. O nedenle, halkına karşı değil, cumhurbaşkanına karşı sorumlu olmasını (onaylamam ama) anlayabilirim.

5- Şimdi, bir bakan Adanalı olunca Adana’ya ayrıcalık yapması beklentisine gelelim. Saçmalığın bu kadarına da pes doğrusu... Bir milletvekili seçilince sadece seçildiği bölgenin değil, Türkiye’nin milletvekilidir. Sadece seçildiği bölgeye hizmet etmesi hem yasal hem de vicdanen uygun değildir. Eğer Adanalı olmak bir bakanın Adana’ya hizmet etmesi gerektiğini gösteriyorsa o halde Adanalı olmayanların da Adana’ya hizmet etme zorunlulukları yoktur.

Sadece Adanalı olduğu için Sayın Sarı’dan hizmet beklemek, Adana’ya hizmet vermeyen bütün bakanların tavrını meşrulaştırmaktır.

6- Şahsen ben yoldan geçerken selam vermediğim – veya bana selam vermeyen -  bir kişi bakan olduktan sonra makamında bir çiçekle beklemem. Ancak, ülkesine, milletine karşı sorumluluk içinde görev yapmasını beklerim.

7- Sayın Sarı’ya öylesine baskı yapıldı ki, şimdi Adana’ya bir yatırım yapılacağı zaman Sayın Sarı’nın 2 kat fazla düşünme zorunluluğu ortaya çıkıyor.

8- Şahsen ben Sayın Bakanımızı kutlamıyorum. (Öncelikle bilmeniz gereken şu, Sayın Sarı ile uzun süre komşuluk yaptım. Kendisi ve ailesini tanımaktan onur duyduğum kişilerdir.) Bakanlığını kutlamıyorum. Görev süresinin sonunda, yaptıklarını objektif olarak değerlendirip, kutlayıp kutlamayacağıma karar vereceğim.

Diyeceksiniz ki, “ister kutla, ister kutlama. Ne önemi var ki?”

Şunu bilesiniz ki, Sayın Fatma Güldemet Sarı, sizin yaranmak için söylediklerinizle değil, benim gibilerin tespitleri ve görüşleri ile tarihe geçecektir.

 

http://www.adanamedya.com/ sitesinden 09.08.2016 tarihinde yazdırılmıştır.