Plansız tarımın ağır darbesi ve çevre bakanı!

Osman PALAMUT

29 Ocak 2016 Cuma 06:00

 

Dünyadaki gelişmiş olan ülkelere baktığımız zaman,  bir tek ülke gösteremezsiniz ki, tarım planlaması yapmasın.

Ülkemizde ise tam tersine, arz talep dengesine göre değil, üretim rastgele yapılmaktadır.

Fazla değil,

1990’lı yıllarda, o dönem Büyük Birlik Partisi Adana İl Başkanı olan ve tarım alanında faaliyet gösteren TOBB Yönetim Kurulu Üyesi ve Adana Ticaret Borsası Başkanı Şahin Bilgiç, tarımda ciddi sıkıntılar olduğunu ve bu sebeple hem bir siyasetçi ve hem de tarımla iştigal etmesi sebebiyle, sık sık uyarılarda bulunuyordu.  

Neydi o uyarılar?

Tarım planlaması ve tarım takvimi.

Biri üretimin arz talep dengesine göre yapılması,

Diğeri ise üreticimize darbe olacak İran ürünündeki ithalatın bir takvime bağlanmasıydı.

O uyarıların ardından tam 22 yıl geçti,

Ne hazindir ki tarım planlaması olmadığı için, dünyanın sayılı tarım ovalarından biri olan Çukurova pamuğunun yerini narenciye aldı.

Çukurova neredeyse tamamen narenciye bahçeleri oldu.

Tarım takvimi uygulanmadığı için ise, bizden önce hasat yapan İran, tarım ürünlerini ülkemize ihraç ederek, her yıl bir darbede oradan yemeye devam ettik ve hala o darbeyi üreticimiz yemeye devam ediyor.

Çukurova’da bilinçsiz bir şekilde ekilen narenciye iç talebin çok üzerinde olunca, bir taraftan komşu ülkelerin ambargosu,  bir taraftan da şu birkaç günlük süreç içerişinde meydana gelen don vesilesiyle, narenciye üreticisi büyük bir darbe almış bulunmaktadır.

Anlayacağınız mahsul dalında kaldı, tedbir alan üreticinin malı donmadı ama ürüne talepte kalmadı.

Dönemin iktidarları Adana’dan çıkan o feryatları yıllarca duymazlıktan gelmeseydi, bu gün Çukurova üreticisi belki daha rahat olacaktı.

Şimdi diyeceksiniz ki Çevre ve Şehircilik Bakanının tarımla ne alakası var.

Var,

Öncelikle Sayın Bakanı tebrik etmek lazım.

Çevre Bakanı Sayın Fatma Güldemet Sarı bakanlık koltuğuna oturur oturmaz anında harekete geçerek, kentin kalkınması anlamında nelerin yapılabileceğini, iktidarıyla ve muhalefetiyle el ele verip istişare mekanizmasını çalıştırmaya başladı.

Sayın Bakanın bu girişimi Adana tarihinde bir ilktir.

Tıpkı Sayın Fatma Güldemet Sarı gibi, tarım bakanı da geçmişte Çukurova üreticisinin sorununu yakından takip edip, bu kentten yükselen seslere kulak verseydi, bu gün Çukurova tarımından sanırım feryatlar yükselmeyecekti.

Siz pamuğu yıllarca saklayabilirsiniz, ama narenciyeyi kaç ay koruyabilirsiniz.

SONUÇ OLARAK

Tarım başta olmak üzere, tüm sorunların teşhisini ve tedavi yöntemlerini ortaya koyarak çözmek siyasetçinin işidir.

Siyaset, sorun çözmek için vardır.

Bu vesileyle Çevre bakanını tebrik ediyorum.

 

 

http://www.adanamedya.com/ sitesinden 09.08.2016 tarihinde yazdırılmıştır.