Devlet Başkanı ve seçilmiş Cumhurbaşkanı

Dr. Ömer ULUÇAY

30 Ocak 2016 Cumartesi 06:00

Devlet Başkanı ve Cumhur Başkanı

Siyasi tarihimizde ve özellikle çok partili Parlamenter sistem içinde, mebusların seçmesiyle göreve gelen Cumhurbaşkanı yani Devlet Başkanı sembolik ve aktif siyasete hakem gibi eşit mesafede duran   bir konumdadır. Hatta bu nedenle "Noter" olduğu ileri sürülmüştür. Yasaları ikinci kez TBMM'de görüşmek için iade eder. Bazı Kurullara atama yapar. Devlet aygıtlarının bir ahenk içinde çalışmasını temin eder.

Ancak Cumhurbaşkanı seçimi özel bir nisab/oran istediğinden, seçimin sonuçlanması kolay olmamaktadır.Hatta seçilemeyişi 1980 darbesine gerekçe olmuştur. En sonunda Cumhurbaşkanı seçilmiş olmak için 367 Milletvekilinin "evet oyu"na ihtiyaç olduğu bildirildi. Sonuçta Cumhurbaşkanının halk tarafından seçilmesine dair yasa çıkarıldı. Cumhurbaşkanının halk tarafından seçilmesi kanununa göre yapılan seçimde, Sayın Recep Tayip Erdoğan, TC Devlet Başkanı olarak seçildi.

Bu seçimde adaylar, partilerin adayları olarak yarıştılar. Böylece seçilen Devlet Başkanı, tarafsız değil bilakis taraftar partililerce seçildi. Böylece seçilen Devlet Başkanı, fiilen/defacto taraflı-partili Devlet Başkanı oldu.

Kişiliği, siyasetteki tecrübesi, başarı ve idealleri bakımından Sayın Erdoğan, parlamento çıkışlı Devlet Başkanlarından farklı ve cumhura Başkan olduğunu ilk günden söyledi. Hakem olarak kalmayacağını sahaya inip fiilen düzenleme yapacağını, sisteme değil ve fakat sistemin kendisine uyması gerektiğini söyledi ve böyle davrandı. Başkanı ve Başbakanı olduğu iktidar partisi AKP'yi buna göre düzenledi. Hükümet bir sekretarya konumuna indirgendi. Fiilen bir Türk Tipi Yarıbaşkanlık sistemi yürürlüğe konuldu.

Sayın Erdoğan siyasette kendisine olan özgüveni ve gündemi belirleme, oyun kurma kabiliyetine göre, muhalefeti ardı sıra sürükledi. Bunların evet-hayır demekten ve Erdoğan'ın söylediklerine karşı tavır almaktan başka bir seçenek sunamadıkları ve böylece sahnede rakipsiz kaldığı görüldü.

Seçilmiş Cumhurbaşkanı olarak Başkan gibi davrandı. Muhtarları şimdilik 19 kez toplamış olarak alternatif bir örgütlülük ve kontrol mekanizması yaratmış, mesajlarını direkt halka iletmiş, çeşitli temsil grupları ile toplantılar yapmış, yemekli davetlerde, açılış ve törenlerde konuşmuş, aktif ve hatta gündem-ilke belirleyen bir aktör olarak siyasette bulunmakta, kararlar vermektedir. Seyahatleri ve kabulleri de buna dâhildir.

Sayın Erdoğan, kendisi özgün ve resen davrandığı gibi, yetkili makamdaki şahısların da duruma göre kararlı davranmalarını istemekte, açıklama ve aramaları ile adli, idari ve özerk kurulları hemahenk, belirlediği hedefe doğru harekete geçmelerini istemektedir.

Sayın Cumhurbaşkanının Kayseri Ticaret Odasındaki ve Sarayda Kaymakamlarla yaptığı toplantıda söyledikleri bir dönüm noktasına işaret etmektedir. Bu nedenle bu konuşmaların özetle anımsanması yararlı olacaktır. Türkiye'de 81 il, 957 ilçe,53 405 muhtarlık vardır. 

*

Cumhurbaşkanı Erdoğan Kayseri'de: "Tek millet, Tek devlet, Tek bayrak"[1]

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Kayseri Ticaret Odası'nın 120'nci Onur Yılı Töreni'nde konuştu ‎(24.01.2016)‎: 

"Bugün hala siyasi istikrar arayışında olmamız 12 Eylül'ün vesayetçi zihniyeti nedeniyledir. Bunun için yeni anayasa ve Başkanlık sistemi diyoruz.

"Esasen şu anda Hakkâri, Şırnak, Diyarbakır gibi illerimizde yaşanan olayların Kürt kardeşlerimiz ile ilgisi yoktur. 'Devlet Kürtleri öldürüyor' diyorlar. Elinize dilinize dursun. Bizim Kürt kardeşlerimizle hiçbir sorunumuz yok. Bunu diyenler 1128 tane sözde akademisyen, onlar diyor.

"Bizim mücadelemiz terör örgütü iledir, teröristlerledir. Kürt kardeşlerimizle değildir. Ülkemize başta güneydoğu ve doğu illeri başta olmak üzere huzuru ve mutluluğu getirdiğimiz ana kadar bu mücadele devam edecek. Asla durmak yok. Çünkü bu yola çıkarken bir şey söyledik, kefenimizi giydik ve bu yola öyle çıktık.

"Biz yola çıkarken birşey söyledik. Dedik ki, tek millet. Türk'müş, Kürt'müş, Laz'mış, Çerkez'miş, Arap'mış, Roman'mış asla ayrımcılık olmayacak. Bu ülkede bölücülük yok, ayrımcılık yok, asla ayrımcılık olmayacak. Ne kadar etnik unsur varsa biz tek milletiz, tek bayrak. Bayrağımıza eş bir bayrak düşünemeyiz. Kimse bu vatan toprakları üzerinde operasyon yapamaz, yaparsa bu milletin ta kendisi onların karşısındadır. Devlet içinde devleti kabul edemeyiz, buna karşı da mücadeleyi sonuna kadar vereceğiz."

"Bu hukuk devleti içinde yasalar neyi emrediyorsa ona uymak zorundalar. Uymadıkları takdirde bedelini ödemek durumundadırlar. Bu mesele bizim beka meselemizdir, tereddüt gösteremeyiz. Ne yapmamız gerekiyorsa onu yapacağız".

 

Recep Tayip Erdoğan'ın Sarayda Kaymakamlara talimatı: "Gerekirse el koyun"[2]

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Cumhurbaşkanlığı Külliyesi'nde Kaymakamlar Toplantısı’nda konuştu (26.01.2016):

"Vatan toprakları üzerinde yaşamak isteyenler bir hukuk devleti olan ülkemizde hukukun kendilerine tanıdığı neyse bu hakkı kullanmak suretiyle yaşamalıdır. Ben hangi haklara sahipsem, sen de aynı haklara sahipsin. Rahat dur. Parlamentoya girmekse giriyorsun, makamlara geliyorsun daha ne istiyorsun? Ama dert başka. Dert bu güzel ülkemizi bölmek, parçalamak, buralardan tarihi hesaplarını kendilerine göre yerine getirmek. Bedelini de ağır ödeyeceksiniz ve ödüyorsunuz. Şehitlerimiz var ama biz buna inanarak yola çıktık.

"Kimi kamu görevlilerinin de gizli veya açık destek verdikleri anlaşılıyor. Güvenlik güçlerimiz büyük fedakârlık ve hassasiyetle teröristleri birer birer temizliyor. Kaymakamlarımız kanunların kendilerine verdiği yetkiyi en etkili şekilde kullanarak örgütün yaptığı tahribatı gidermek ve belediyelerin yol açtığı boşlukları doldurmak için cesur şekilde harekete geçmelidir. Gerekirse belediyelerin araç gereçlerine el koyarak, gerekiyorsa diğer kurumların imkânlarını kullanarak bölgede hayatı bir an önce normale döndürmemiz şarttır. Muhtarların markajındasınız."

"Terör örgütüne destek veren kamu görevlileri de süratle belirlenip adalete teslim edilmelidir. Hiç beklemeyeceksiniz. Kim yapmış bu haysiyetsizliği, kim bu ihaneti yapmış tutacaksınız hemen yargıya teslim edeceksiniz. Gereğini yapacağız.

"Kaymakam, vali yardımcılarımız, valilerimiz bulundukları ilçeleri, illeri adeta avuçlarının içi gibi ezbere bilecekler. Her tehlikeyi her tehdidi anında bertaraf edecekler. Benim için başarının ölçüsü budur. Terörle mücadelede eksiğimiz kanun değil, bunun için gerekli kanun da yönetmelik de var. İhtiyacımız olan bunları kararlılıkla uygulayacak ferasetli, azimli, cesaretli yöneticilerdir."

"Bu konu tamamen bir devlet meselesi, devletin güvenliği meselesidir. Bu konuda herhangi bir ihmali, herhangi bir yanlışı olan, kim olursa olsun, mutlaka hak ettiği cezayı görecektir. Sizlerden paralel devlet yapılanmasıyla ilgili çalışmaları daha dikkatli şekilde yürütmenizi istiyorum. Paralel yapıyla mücadelede desteğim daima yanınızdadır. İstediğiniz anda özel kalemime telefonla arayın bu bilgileri verebilirsiniz. Çünkü bizzat kendim bu işi takip ediyorum. Bu mücadelede herhangi bir engelle karşılaşan sıkıntı ve sorun yaşayan doğrudan bu bilgiyi bana aktarmalıdır.

"Yeni Anayasa bu reformlarımızın en önemli unsurlarından biridir. Başkanlık sistemi tartışmaları da bu çerçevede sürmektedir. Üstlendiğiniz görevler sebebiyle Türkiye’nin imkânlarını ve eksiklerini en iyi sizler biliyorsunuz. Birikimlerinizi hem yeni Anayasa hem de başkanlık sistemi tartışmalarına katkı sağlayacak şekilde bakanlığımız aracılığıyla bir araya getirmenizin faydalı olduğunu düşünüyorum.

Cumhurbaşkanı RT. Erdoğan'dan Kaymakamlara emir: 'Mevzuatı bir kenara koyun'[3]:

"Türkiye'nin sistem reformuyla özellikle yönetici reformunu da gerçekleştirmesi gerekir. Statükonun gardiyanlığını yapan bir bürokrasi, ülkeye sadece patinaj yaptırır. Sizden ricam bu. Mevzuat şöyledir, böyledir. Yeri geldiği zaman koyun mevzuatı bir tarafa, siz zihinsel inkılâbınızı devreye sokun 'Ben bunu bu şekilde yaparım' deyin ve yapın".

*

Herne kadar Cumhurbaşkanlığı sözcüsü bir düzeltme yapmağa gayret etmiş ise de, bunlar söylenmiştir. Anlaşılıyor ki burası bir kavşaktır. Bakalım.

 

[1] http://www.olaymedya.com/haber/cumhurbaskani-erdogan-‎kayseride/30591;25.01.2016 ‎

[2] http://www.milliyet.com.tr/erdogan-talimati-verdi-‎gerekirse/siyaset/detay/2184708/default.htm,26.01.2016‎

[3] Alican Yılmaz: Ankara, AA, 26 Ocak 2016‎

http://www.zaman.com.tr/gundem_erdogandan-kaymakamlara-mevzuati-bir-kenara-koyun-‎cagrisi_2340517.html

http://www.adanamedya.com/ sitesinden 09.08.2016 tarihinde yazdırılmıştır.