Koku yayılıyor

Sedat MEMİLİ

18 Şubat 2016 Perşembe 06:00

Bir koku yayılıyor…

Çürümüşlüğün, kokuşmuşluğun kokusu…

Çevremde ne bir çöplük var ne de atıklar; ne bir hayvan leşi ne de pis akan sular…

Ama sinsi bir koku yaylıyor…

Sinsice geliyor, beynimin kıvrımlarına giriyor.

Paslı, yanık bir yalan kokusu…

Güvensiz, aldatıcı, rahatsız edici, sindirimi zor bir güven kokusu…

Kokular birbirine karışıyor;

Yalanın,

Beceriksizliğin,

Bencilliğin ve ötelerden gelecek olan felaketin kokusu…

Nereden geliyor bu koku?

Korkudan mı?

Umursamazlıktan mı?

İnançsızlıktan mı?

Belki de hepsinden… Hepsinden yayılıyor ve baharı karşılayan ovalarım üzerinden insanları sarıp sarmalıyor.

Ben, yıllar önce de duymuştum bu kokuyu…

Göz yaşı kokuyordu.

Acı, kaygı ve tutsaklık kokuyordu…       

Ama bu koku… Bu koku çok yabancı, o dönemin kaygılı ve acı kokusuna bem-nzemiyor…

Kaçmak istiyorum kokudan, saklanıyorum…

Ama koku her zaman ve her yerde,,.

Çürümüş yumurta kokusu kadar yıvışık, paslı teneke kokusu kadar kötü, ölüm kokusu kadar ititci…

Ölüm kokuyor ortalık…

Kaçamıyorum bu kokudan…

Dağlara çıkıyorum, eve kapanıyorum, kulaklarımı gözlerimi kapatıyorum… Burnumu tıkıyorum…

Ben kaçtıkça koku, daha da şiddetle yapışıyor vücuduma…

İnsanlar, düşünceler, anlayışlar, çözümler kokuyor…

Teknoloji, bankacılık, belediyeler, iktidar kokuyor…
koku, nefes aldığım her yerde…

Çürümüşlük yayılıyor,

Bu koku, koklama duyusu ile değil, beyinle hissediliyor…

 

 

http://www.adanamedya.com/ sitesinden 09.08.2016 tarihinde yazdırılmıştır.