İnsan birazcık esmer, biraz uzun veya kısa olabilir; Ama insan “biraz hamile” olamaz.
Kişi ya hamiledir ya değildir.
Devamı insan biraz fakir biraz zengin olabilir; ama birazcık şerefli olamaz.
Bazı sıfatların olmazsa olmazları vardır.
Benim anlayışıma göre bir devlet görevlisi “birazcık yurtsever” olamaz.
Peki, birazcık onurlu veya birazcık namuslu “aydın” olabilir mi?
“Namus” ve “onur” aydın olmanın olmazsa olmazlarıdır.
Şimdi geçtiğimiz 25-30 yıldır, görsel ve yazılı medyada insanlara bir şeyler anlatan aydınlar, ülkenin geldiği bu hal için ne düşünüyorlar acaba?
Örneğin Aylan Bebek için yürekleri cız etmiş midir?
Güzel ülkemde uyuşturucu kullanmanın ilköğretime kadar düştüğünü görünce, eğitim sistemi hakkında söyledikleri kocaman sözler için utanmışlar mıdır?
Ekonominin ne kadar iyiye gittiğini gerine gerine överek anlattıkları için AVM’ler ve Süper Marketler karşısında çaresizlikle iş yerini kapatan esnafları görünce az da olsa vicdan azabı çekiyorlar mıdır?
Namusu ve onuru olmayan aydının bu kadar ince düşünmesini beklemiyorum.
Nerede o açılımı savunan, dolar kuzucukları?
Neredeler, nereye saklandılar, o karanlık sevici karanlık kafalı aydınlar?
Hani, “Açılım Bülbülleri” neredeler?
Bari çıkın, onur ve şerefinizi kurtarmak için özür dileyin.
Şimdi, evladını kaybetmiş bir anne babaya, eşini ebediyete uğurlamış bir insana, babasını bir daha göremeyecek olan çocuğu görünce neler düşündüğünüzü merak ediyorum.
Sizi anlatırken Büyük Mutasavvıf Fuzuli’den örnek vermem istemezdim… (Sizinle Fuzuli’nin adını yan yana getirdiğim için tarihten ve ahlaki anlayışımdan özür diliyorum)
Fuzuli’nin en sevdiğim gazelerinden bir beyit:
“Ben değildim sana mâil sen ettin aklımı zâil
Beni tan eyleyen gafîl seni görgeç utanmaz mı ?”
(Ben sana meyletmiş değildim ama aklımı sen yok ettin. Beni kınayan gafil seni görünce utanmaz mı?)
Siz kişileri değersizleştirdiniz…
Siz STK’ların içini boşalttınız.
Siz siyasi partilerin etkinliğini demokratik yaşamın parçası olmaktan çıkardınız…
Siz yalanları, kelimelerle erdemli kıldınız.
Siz, insanların birey olmaktan kul olamaya gidişini kolaylaştırdınız…
Yanlış anlamayın, esasında bunların hiç birini yapmaya sizin gücünüz yetmez… Ama size tanınan olanaklar ile bu ve buna benzer onlarca insanlık dışı eylemi savundunuz…
Çok merak ediyorum; gerçekten yüreğiniz sızlıyor mu?
Ama sanmıyorum, siz dolar aşkından gelen vahye göre kendi ürettiğiniz acılara bile ağlıyor ve kelimeler arıyorsunuzdur…
Her şey parasına göre değil mi?
Anlayana: Aydın için “namus” ve “onur” olmazsa olmaz iki koşuldur.