Farkındalık ve birlik etkinlikleri

Dr. Ömer ULUÇAY

07 Mart 2016 Pazartesi 06:00

Evrende, doğada, insanın yapısında ve davranışlarında; toplumlar ve ülkeler, şehirler ve sular-denizler; kültürler arasında farklar vardır. Bu farklar kişiyi, toplumu, yöreyi, kültürü özgün kılar. Bu farklar ona zenginlik katar.

Buna karşın olumsuz farklar da vardır ve bunlar ayrılığa, düşmanlığa neden olmaktadır. Bazı farklar da kişi ve toplumlar arasında ortaktır. Bu ortak unsurlar birlik ve beraberlik oluşturmaktadır. Bunları geliştirmek esastır.

Ayrı duran farklar da; can güvenliğini bozmadıkça, kişi hürriyetlerini sınırlamadıkça, din-inanç-dil-soy farklarına saldırıp yok etmeğe-sınırlamağa çalışmadıkça bunlar bir zenginliktir, yaşamalıdır. Bu nedenle “farklılıklar zenginliktir”.

Bilindiği gibi insanlar arasında; renk, dil, din, cins, rütbe, servet, makam, eğitim, kültür, meslek, memleket, yerli-yabancı gibi farklar vardır. Tarih boyunca bunlar çatışma nedenleri olmuştur.

Ülkemizin içinde bulunduğu çatışmalı ve Bölgemizin içinde bulunduğu savaş hali ve bunun Türkiye’deki yansımaları dikkate alınarak; toplumda Farklılıklara rağmen Birlikte olmanın/kalmanın gereği ve bilincini yaratmak amacıyla sivil kurumlar bir dizi etkinlik yürütmektedir. Buna örnek olarak Adana’da yapılan iki etkinlikten sözetmek istiyorum:

*

1-AKAD (Adana Alevi Kültürünü Araştırma Derneği):

Dernek yönetim kurulu (Başkan Hasan Atıcı), belirtilen ihtiyacı dikkate alarak kapsamlı “Farklılıklarımız Zenginliğimizdir” başlık ve içerikli, Seyhan Belediyesi ve Adana İl Müftülüğü, Adana Milli Eğitim Müdürlüğü destekli bir Proje hazırlamış ve bunu İç-İşleri Bakanlığına sunmuştur. Proje onaylanmış ve uygulamaya konulmuştur:

Lise düzeyindeki okullarda, halka açık salonlarda Paneller; din-adamları ve kanaat önderleri, akademisyen ve yerel üst-düzey yöneticilerle farklı Çalıştaylar, Konferanslar, Eğitim Seminerleri yapılacak ve sonuçlar Raporlanarak Bakanlığa-ilgililere sunulacaktır.

Panel Grubunda; AKAD Başkanı Hasan Atıcı, Adana Müftüsü Arif Gökçe (-İl Vaizi İdris Polat), Prof. Dr. Muna Yüceol Özezen (ÇÜ. Türk Dili Blm.), Yard. Doç Dr. İskender Özgür (ÇÜ. Özel Eğitim Blm), Dr.Ömer Uluçay (araştırmacı-Yazar) var.

Şimdiye kadar birkaç panel gerçekleşti, ilginç, yararlı ve başarılı oldu. Gençlerimizi tanımak fırsatı verdi. Ülkemiz için Eğitim Sisteminin büyük ve öncelikli bir sorun olduğunun bilincine varıldı.

Seyhan Belediyesi Yaşar Kemal Konferans Salonunda yapılan Panele, Adana Valisi Sayın Mustafa Büyük ve Milletvekilleri ile kalabalık dinleyici grubu katıldı. Sayın Vali Projenin gerçekleşmesi için katkı sunduğunu ve destek olduğunu belirtti. Toplantı, başarılı geçti, ilgi yüksekti, soru-cevap kısmında katkılar sunuldu (20.02.2016).

AKAD Projesi etkinlikleri, devam etmektedir.

2-Türk Ocağı Adana Şubesi

Adana Türk Ocağı Şube Başkanı Hüseyin Kuşçu, Türkiyede’ki çatışma ve gerginlik ortamının giderilmesi için, Türk Ocağı Genel Merkezinin 82 Şubede Birlik Etkinlikleri düzenlediğini ve yapılan bu toplantının da buna dâhil olduğunu bildirdi. Milliyetçiliğin ırk-soy-kan üzerinden değil de kültür üzerinden olduğuna işaret etti.

Adana Türk Ocağı Şubesi, Prof. Dr. Asım Yapıcı (ÇÜ. İlahiyat Fakültesi)’nın konuştuğu Tarihte ve Günümüzde Sünni Alevi İlişkileri konulu bir konferans tertipledi.

Konu dikkat istiyordu, katılımcı çoktu. Asım Hoca, gemiyi maharetle limana vardırdı. Dinleyicilerden katkılar ve sorular oldu. Ortak İslami değerler dile getirildi. Daha çok din psikolojisi ve konuşmada sıkça kullanılacak bazı kavramların açıklanmasıyla söze başlandı. Kimlik, din, inanç, öteki tanımları yapıldı.

 Slâyt gösterisi ile konuşma sürdürüldü. Daha önce yapılmış, dar gruplu bir saha-anket çalışma sonuçları paylaşıldı. Alevi ve Sünni grupların “öteki”ini algılama örnek ve oranları belirtildi. Genellikle farklara işaret edildi. Öneriler kısmında, algı makasının daha da açılmaması için bazı dilekler belirtildi. İslam tarihine kısmen değinildi.

Dinin siyaseti sadedinde, din özgürlüğü söz konusu olmadı. Alevilerin kendilerini tanımlamasına örnekler getirildi ve eleştirildi. Farklı Alevi tanımlarının devletçe revaç görmediği ve bu sebeple de Cemevlerinin İbadethane sayılmadığı anlaşıldı. Alevilerin, Din Kültürü Dersleri için önerdikleri metinler eleştirildi, çıkış yolu gösterilmedi, sadece yetersizliği vurgulandı.

 Siyasal eğilimlerin, ideolojilerin din ve inançla ilişkilenerek meşruluk kazandığına işaret edildi (din meşrulaştırır).Bu önemli ve güne ışık tutan bir deyiştir.

Sayın Yapıcı, büyük bir hitabetle konuşmasını sorunsuz tamamladı. Bir temasın ve ilişki ortamının yaratılması yararlı oldu.

*

Sivil kuruluşlar toplumu birlik ve beraberliğe davet edeceklerdir. Devlet, çatışmanın nedenlerini dikkate alarak gerekli yasal düzenlemeyi yapmalıdır. Haklı görülen hak talepleri yerini bulmalıdır. Toplumdaki huzursuzluk “hak talepli”dir. Sıradan asayiş işi olmadığı ve direnişlerin siyasal hak talep ettikleri bilinmektedir.

Birinci Dünya savaşının düzenlemesi olan sınırların geçerliği tartışılmakta ve yeniden düzenleme/paylaşım yapılmaktadır. Makul ve mümkün bir seçim ile siyasetler tesbit edilmeli ve hak gözetilerek gerekli siyasi esneklik gösterilmelidir. Devletimiz yeni bir siyasetin aktörü durumundadır. Bunu layıkıyla yapmalıdır. Özellikle Doğudaki olayların bir maluliyet içine çekilmesi zorunludur. İstanbul ikinci derecede önemli konumdadır, asayiş bakımından sırada bulunmaktadır.

Bu durumda Çevredeki savaşın dumanı Türkiye’yi de sarmaktadır. Bu sadece sığınmacı-göçmen olayı olmaktan çıkmıştır.

Bilindiği gibi siyaset sözünün kökeni “seyis”likten yani atbakıcılıktan gelir. At koşar, seyis koşturur, ip incelirse seyis atı izler ve ipi korur. İp koparsa at gider, eldeki ip işe yaramaz. Bu da siyaset olmaktan çıkar. Mehter yürüyüşü çok anlamlıdır.

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

http://www.adanamedya.com/ sitesinden 09.08.2016 tarihinde yazdırılmıştır.