Bu halk sizi o koltuklara işinizi yapın diye oturttu! Konuşun diye değil...
Yapamıyorsanız bırakın gidin, işi yapabileceğine inanan insanlar gelsin.
Devlet; vatandaşın can ve mal güvenliğini, huzurunu, toplumun düzenini korumak için vardır. Hergün insanlar ölüyor, can ve mal güvenliğinden oluyor, huzur muzur kalmıyorsa o devlet işini yapmıyor demektir.
Bugün Türkiye’de gelinen nokta odur...
İnsanlar ölmekte, yaşayanlara acı düşmekte ve huzur ortamı yitip gitmektedir.
Yetkililer de hala konuşmaktadırlar. Söyledikleri şeylerde de değişiklik yoktur, yaptıklarında da (ya da yapmadıklarında)...
Başsağlığı dilemeyin...
Misliyle karşılık vereceğiz demeyin...
Bize diz çöktüremezler ifadesini kullanmayın...
Teröre karşı mücadelemiz aynı kararlılıkla devam edecek hiç demeyin...
Terörle mücadele denilen şey özellikle büyükşehirlerde daha da özellikle ülkenin kalbinde terörü önlemekten geçer.
Terör olayı olduktan sonra 3-5 teröristi yakalasan ne olur, cezaevine atsan ne olur. Arkasındaki örgütü bulsan ne olur bulmasan ne?
Bunların hepsi biliniyor zaten...
Terörü önleyin. Önleyici tedbirler alın.
Bir de iktidar yalakalarının ağzında şu laf var;
“Terör örgütünü kınamıyorlar, iktidarı suçlu gösteriyorlar.”
Terör örgütüne benim ne lafım olur. Adı üstünde terör örgütü, terörist... Bunlara ne söylesen ne olur söylemesen ne? Onlar terörist. Oysa benim muhatabım devlettir, devleti yönetenlerdir. Meşru olan odur...
Bu ülkede son 10 yıldır adı bilinen 3-5 kişiden başka kimse yok mudur, bu işlerden anlayan. İçişleri Bakanı yapamıyorsa bıraksın, istihbarat örgütlerinin başındakiler yapamıyorsa başkası gelsin. Hiç mi sorumluluk hissetmiyorlar ölen insanlarla ilgili. Hepsi yerlerinde oturuyor ve hala aynı basmakalıp laflarla kafa ütülüyorlar.
Yeter!
Yeteri biliyorsanız yeter! Yapamıyorsanız bırakın gidin...
Yapamıyor ama hala o koltuklarda oturmak istiyorsanız.
Buyrun oturun...
İşinizi yapamıyorsanız da oturun.
Ama konuşmayın.
Susun...