Aile ve Sosyal Politikalar Bakanı bir laf etti, edilen laf üzerine sapla saman bir birine karıştırılmaya başlandı.
Öyle ki;
Kaş yapayım derken göz çıkartılarak, Karaman’daki ahlaksızla aynı konum içerisine giren bedbahları görüyoruz.
Aile Bakanı söylemek istediğini ifade mi edemedi onu bilemiyorum, ancak ifade edilen sözleri takdir etmek mümkün değildir ve külliyen yanlış sözlerdir,
Ve bu çerçevede;
Karaman ilinde meydana gelen mide bulandıran ahlaksızlığı düşünmek bile istemiyorum,
Her yönüyle iğrenç ve insani olmayan pislik anlayışından başka bir şey değildir.
Kaldı ki Ahlak;
Tüm inançların ortak temelidir,
Ahlakın olmadığı yerde her türlü rezalet ve rezaletin getirdiği anarşi olur.
Nitekim Peygamber Efendimiz, mensubu bulunduğumuz İslam dininin ve Kuran’ın temelinin AHLAK olduğunu bildirmiştir.
Ve o ahlak hem savaşta ve hem de barışta milletimizin en bariz özelliği olmuştur.
Karamanda ki mendeburun iğrençliği karşısında, Aile ve Sosyal Politikalar Bakanının sözleri üzerine sosyal medyada, tam anlamıyla bir linç kampanyası başlatıldı.
Sosyal paylaşımlarda bulunan bazı ahlaksızların, kepazelerin ve hatta iğrenç yaratıkların, paylaşmış oldukları görüşlerde, aile ve sosyal politikalar bakanının, çocuklarının ve torunlarının da aynı akıbete uğramasını söylemişler.
Karamandaki alçak alçakta, bu paylaşımları yapanlar alçak değil mi?
İşte hastalıklı düşünce budur.
Bu paylaşımları yapan aşağılıkların, Karamanda ki o iğrenç yaratıkla ne farkları var?
Vukuu bulan hadiseler karşısında, tepkiler ortaya konurken ne yazık ki ifade ettiğim gibi sapla saman bir birine karıştırılıyor.
Bir insanı eleştirmek başka,
Ona beddua etmek bambaşka,
Oysa bizler, kaynağını İslam’dan alan;
Ahlakın, merhametin ve insani erdemlerin tekamül ettiği bir misyonun temsilcileri olarak, dünya medeniyetine örnek olmuş bir milletiz.
SONUÇ OLARAK
Elbette ki Bakan eleştirilmeli,
Elbette ki yalnız o iğrenç insan cezalandırılmamalı,
Elbette ki o iğrenç yaratığın çatısı altında çalıştığı Ensar Vakfı hak ettiği cezayı almalıdır ve bu anlamda kimsenin gözünün yaşına bakılmamalıdır,
Bu hem beşeri hukukun öngörüsüdür,
Ve hem de İlahi adaletin bir gereğidir.
Ancak bunlar yapılırken, hiçbir şeyden haberi olmayan masum çocuklara beddua etmenin de, bir mantığı ve insani yönü yoktur.
Ve dolayısıyla bu hadise partiler üstü bir şekilde ele alınarak, caydırıcılığı en etkin bir şekilde ortaya konmalıdır.