Anlam hırsızlığı

Sedat MEMİLİ

29 Mart 2016 Salı 06:00

Kesin olan bir şey varsa o da kuşkudur.

Kuşku duymadığımız her şey kuşkuludur.

Size saçma gibi gelebilir ama “hırsızlık nedir? Ne değildir?” konusunda küçük bir inceleme yaparken şunu gördüm.

Hırsızlık, ancak bizim var olduğunu hissettiğimiz bir değerin çalınmasıyla ilgili bir eylemdir. Arabam var ve bunun var olduğunu hissediyorsam, elimden gizlice alınması halinde çalındığını anlarız.

Peki var olduğundan dahi haberimiz olmayan bir değerimizin çalındığını anlayabilir miyiz?

Örneğin umutlarımız, çocukluğumuz, geleceğimiz, neşemiz… Bunların çalınmasının bir bedeli yok mu? Bunlar, bir çeyrek altından daha mı değersiz?

*

Bir de anlam hırsızlığı var.

Hayata verdiğimiz anlam, kullandığımız ölçüler, değer yargıları vs…

Bir zamanlar, Beatles fırtınası eserdi.

ABD’yi haritada bile gösteremeyen, İngilizce diye bir dilin varlığından dahi haberi olmayan güzel insanım, kendisine satılan pikaplarda, Beatles’in 45’lik veya uzunçalarını satın alıp dinledi.

Yaşamında bir kez saksafon görmemiş olanlar, Fausto Papetti’nin parçaları ile “mest olma” numarası yaptı.

Hayatın anlamı nedir? Nelerden zevk alırız? Neler hayatımızı kolaylaştırır neler zorlaştırır? Gibi konularda biz kafa yormadığımız için birileri bizim yerimize kafasını yordu.

*

Televizyon satın alırken ekranı için şu kadar “inç” diyoruz. Borular, araç lastiklerinin boyutları “inç” ile ifade edilir.

“İnç” nedir? İnç, bizim bildiğimiz 2.54 cm’ye eşit bir uzunluk ölçüsüdür.

İyi de bu neden 2.54?

Söyleyeyim efendim. Yalaka bir İngiliz bilim adamı, ölçüler konusunda çalışırken, gidip Kraliçe’nin işaret parmağının 1. Boğumunu ölçüyor. Ne geliyor, 2.54 cm. Evet, yanlış okumadınız. İnç, Kraliçenin parmağının boğumunun uzunluğudur. Foot (Fit de denir) Kraliçe’nin ayak tabanı uzunluğudur.

Biz ölçülerimizde Kraliçenin ayak ve parmak boğumunu merkez olarak almışız.

Peki, hiç sormayız? Biz neden Güneş Takvimini kullanıyoruz da Ay Takvimini kullanmıyoruz? İsa’nın doğumu, (0) oluyor da Hz. Muhammed’in doğumu neden (0) olmuyor. Geçtiğimiz yıllarda “milenyum” diye bir kavram ortaya atıldı. Hepimiz benimsedik. Kimse sormadı, arkadaş neye göre milenyum?

Hz. İsa’nın doğumuna göre milenyum. Ama Hz. Muhammet temel alınsaydı milenyuma daha 600 yıl vardı.

Hepimiz aynı körlüğün peşinden koştuğumuz için gittiğimiz yeri aydınlık zannediyoruz.

Kuşku duymadığımız her şey kuşkuludur derken bunları kastediyorum.

Gerçi biliyorum, bu konu zamansız gibi görünebilir. Ancak öyle değil dostlarım.

Şu an kuşku duymadığımız (gerçekler) bizi uçuruma sürüklemektedir.

                                                                                                                 

 

 

http://www.adanamedya.com/ sitesinden 09.08.2016 tarihinde yazdırılmıştır.