Olmadı öğretmenim olmadı. Yakışmadı sizin gibi kutsal mesleği icra edenlere taciz, tecavüz haberleri hiç yakışmadı.
Bizler ki siz öğretmenlerin önünde ceket ilikledik, hazır ola geçtik. Bana bir harf öğretenin kırk yıl kulu, kölesi oluruz dedik. Eti kemiği her şeyi senin öğretmenim diyerek çocuklarımızı sizlere teslim ettik. Öğretmenin ne derse doğrudur diyip çocuklarımızın konuşmalarına izin vermedik.
Biz ne yaptık! Kimlere en değerli varlıklarımızı teslim ettik.
Ülke olarak hangi ara yetiştirdik böyle “Tacizci, tecavüzcü öğretmeni. Mantar gibi nereden çoğaldınız. Hep yanı başımızdaydınız da biz mi göremedik? Siz öğretmenlerden çocuklarımıza zarar gelmeyeceğini düşünüp sizlere çok mu güvendik?”
Kabullenmek mümkün değil. Duyduklarımın yalan olmasını dilerken başka bir ilden başka bir okuldan gelen öğretmen taciz, tecavüz haberleri beni derinden üzüyor.
Küçücük masum çocukların hayallerini, bedenlerini, hayatlarını çaldınız.
O masum yavrular sizin içinizde barındırdığınız gizli cinsel sapkınlıklarınızdan dolayı konuşamayıp intihar ettiler. Bazen de okuldan nefret edip depresyonlara girdiler. Haykırmayı seçenler öğretmenlerine, ailelerine başlarına gelenleri anlatabildiler. Haykıramayan bir sürü çocuk da sessizliğe gömüldü…
Bu haykırışlar bile sizleri durdurmadı kendi çirkinliğinizi görmediniz, durmadınız, korkmadınız yeni masumları ağınıza düşürmek için ava çıkmaya onlara baba şefkati veriyormuş gibi yaklaşmaya devam ettiniz.
Olmadı öğretmenim olmadı!
Çalıştığınız kurumlar size maaş veriyor cinsellikle ilgili açlığınızı bu küçük bedenlerde değil para karşılığında mesleğini icra eden saygıdeğer hanımefendilerle yapabilirsiniz. Sizin yaptığınız var ya öğretmenim düpedüz “sapıklık”, sizler kendi çocuklarınızın bile olduğunu unutup masum bedenleri yaşarken ölmeye teşvik ettiniz.
***
Ülkemi yöneten değerli hanımefendi, beyefendiler sizler buraya seçilmiş insanlar olarak geliyorsunuz. Kültürlüsünüz, eğitimlisiniz sizler halka yol gösterici yol açıcı görevindesiniz. Bu yüzden sizin ağzınızdan çıkan her kelime dikkatlice seçilerek söylenmiş olması gerekmektedir. Hatanın biri de birdir. Bini de birdir. Üstelik yapılan bu hata kendini müdafaa edemeyen çocuklara yapılmışsa hiç affedilemez. Vakfı savunmak bireysel olarak size düşebilir ama; devleti temsil ediyorsanız size düşmez. Zor durumda kalan kurum çıkar kendi ile ilgili olan doğruyu veya yanlışı öğretmeni hakkında ki açıklamayı kamuoyuna, halka anlatır. Savunmasını yapar. Sizin yapacağınız cinselliği bastırarak yaşayan toplumlarda ortaya çıkan sapkın davranışları kurum olarak araştırıp halkı bilinçlendirmektir. Ülkemizdeki bu sapkın davranışları sona erdirmek için neler yapılabilir. Çocuklara kendini savunmak için neler yapmalıdır. Lütfen sizler bunları araştırın.
Benim ülkemde yaşayan çocuklar gerçekten mağdur ediliyor. Önce insan sonra anne olarak endişelerim hat safhada içime sinmeyen çok şey var.
Ülkedeki baş koltuklardan birinde otursaydım tecavüzcüler için idam yasasını çıkarırdım.
“Güneşli günlere ülke olarak kavuşmak ümidiyle.”