ABD adaleti tuzağı

Sedat MEMİLİ

30 Mart 2016 Çarşamba 06:00

Çok ilginç

Bir numaralı ABD düşmanları, bir sabah uyanmışız ki, ABD’den Adalet bekleyen insanlara dönüşmüş.

Farkında olmadan düşmanından adalet bekleyen insanlar topluluğu olmuşlar.

Bir gecede ciddi boyutlu bir yemek dahi yapılamazken, eşkıya’dan adalet umar olduk.

Bu toplumsal bir cinnettir.

Bir: Madem ki adaletine bu denli güvenecektin neden ABD düşmanı oldun.

İki: Madem ABD’ye inanmıyor ve ona düşmanlık yapıyorsun, o zaman onun adaletine nasıl güveniyorsun?

Devam ediyorum. Üç, gerçekten sen kendi adalet sisteminden bu kadar mı umutsuzluğa düştün? Şu an yargı baskı altında olabilir. Ancak hiç kimsenin şüphesi olmasın ki şu an baskı altındaki adaletimiz dahi, ABD’den beklenecek adaletten daha iyidir.

Dört: Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’a muhalefet edebilirsin, beğenmeyebilir ve eleştirebilirsin (Ben de onaylamıyor ve eleştiriyorum) ancak, kendi idaremizi eleştirmek ayrı, kendi yöneticimizin başka ülkeler tarafından cezalandırılmasını istemek ayrıdır.

Hatta birbirine taban tabana zıttır.

Ben AK Partiye kurulduğu günden itibaren muhalefet eden bir insan olarak, ABD’nin Sayın Cumhurbaşkanının yargılama isteğinden doğan sevinçleri şiddetle kınıyorum.

*

Şimdi, adı Zarrap olan kişi, sütten çıkmış ak kaşık değildir. Bu ilişkileri birlikte yürüttüğü kişilerin de vicdanımda masum olduklarını asla düşünmüyorum. Bu konular ancak demokratik yollarla ve toplumsal bilinçlenme sonucunda Türk yargı sisteminde çözülebilir.

*

Dede Korkud’ta  Oba, Tepegöz’den adalet beklemiş olsaydı, çoktan yem olmuştu.

Bu gün dünya nüfusunun %6’sına sahip olup da, dünyada toplam üretimin üçte birini tüketen ABD’den başka bir canavar yoktur. Bu canavar kendini beslemek için, bütün insanlığın değer ve üretimine saldırmak zorundadır. Afganistan’ın toprak altı zenginliğine, Endonezya’nın magnezyumuna, Türkiye’nin krom ve borlarına, Ortadoğu’nun petrolüne Brezilya’nın kahvesine saldırmak, ele geçirmek ve yutmak zorundadır.

Ülkeleri artık top ve tüfekle değil, dolarla işgale giden bir ülkeden adalet beklemek bence olayları doğru değerlendirmemektir.

*

Basit sorular.

Bu ABD adaleti, şu anki hükümetin – ki etkin olarak Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan – terörü, PKK’yı yok etme zamanında mı işlemeye başladı?

Ayrıca, bu adalet tiyatrosu, tam da Türkiye’nin Suriye’de yumuşaması, İran ile işbirliğine başlaması ve Asya’ya yanaşması zamanına mı rastladı?

Ne tesadüf.

Soru zaten gündemdeydi?

ABD adaleti Recep Tayyip Erdoğan’ı devirmek mi istiyor teslim almak mı?

Biraz da bu pencereden düşünün değerli dostlarım.

Tayyip Erdoğan dostluğu gözleri kör etmiştir; bu anlaşılabilir.

Ama Tayyip Erdoğan düşmanlığı, işgalcilerle iş birliği yapmanın yolunu açar; işte bu anlaşılamaz… 

http://www.adanamedya.com/ sitesinden 09.08.2016 tarihinde yazdırılmıştır.