R.Tayyip Erdoğan Kırmızı Çizgimizdir

Talat Özyürek

01 Nisan 2016 Cuma 06:00

 

Osmanlı Devleti kurmuş olduğu yönetim sistem ile tarihin en hoş görülü devletlerinden biri olmuştur. Tebaası içinde yüzlerce farklı etnik köken, din ve farklı mezhepten olan insanlar vardı. Buna rağmen bir cihan devleti olmayı başarmıştı.

Devletin bu başarısının muhtelif nedenleri vardır. En önemli nedenlerinden biri de yurttaşların bir devlet, bir millet olma şuuru içinde olmalarıdır.

Osmanlı Devleti neden başarılı olmuştu?

Bu konu en fazla, devletin düşmanlarını alakadar ediyordu.

Öyle ya, devleti güçlü kılan nedenleri anlamak düşmanlar için önemliydi. Çünkü bu nedenler tespit edilip ortadan kaldırılırsa devlet zayıflatılabilirdi.

Bu konuda tarihin en ibret alıcı olaylarında biri Patrik V:Gregorius’un Rus Çarı Alexandra’ya yazdığı mektupta ileri sürdüğü düşüncelerdir.

Biliyorsunuz, Hıristiyanlıkta Katolik İnancın merkezi Vatikan, Ortodoks inancın merkezi ise İstanbul’dur. Köklü bir İslam Devleti olan Osmanlı, kendi topraklarında Ortodoks Hıristiyanlığın merkezini muhafaza etmiş, hatta onu, önceleri düşmanı sayılan Katolik saldırılara karşı korumuştur.

Ancak 1820 yıllarından sonra Osmanlı topraklarında isyanlar çıkmaya başlar. Bu isyanların araştırılması esnasında Patrik V. Gregorius’un, amansız İslam ve Türk düşmanı Rus Çarı ile iş birliği yaptığı, gizlice mektuplaştığı ortaya çıkar. Patrik halkı isyana teşvik etme ve vatana ihanet suçundan idam edilir.(Konumuzun dışında olduğu için bu olayın detayına girmiyorum. Bu başka bir yazının konusudur.)

Patrik Osmanlı Devleti’ne savaş hazırlığında olan Rus Çarı’na yazdığı mektubun giriş bölümünde şöyle diyor:

"Türkleri maddeten ezmek ve yıkmak gayr-ı mümkündür. Çünkü Türkler, çok sabırlı ve mukavemetli insanlardır. Gayet mağrurdurlar ve izzet-i nefis sahibidirler. Bu hasletleri de, dinlerine bağlılıklarından ve kadere rıza göstermelerinden, an’anelerinin kuvvetinden, padişahlarına, kumandanlarına, büyüklerine itaat duygularından gelmektedir. Türk'ler zekidirler ve kendilerini müspet yolda sevk ü idare edecek reislere sahip oldukları müddetçe de çalışkandırlar.

Gayet kanaatkârdırlar. Onların bütün meziyetleri, hatta kahramanlık ve şecaat duyguları da an’a nelerine olan merbutiyetten (bağlılıktan), ahlaklarının salâbetinden (kuvvetinden) gelmektedir.

Türk’lerde evvela itaat duygusunu kırmak ve manevî rabıtalarını (bağlarını) kesretsek (parçalamak), dinî metanetlerini zaafa uğratmak icap eder. Bunun da en kısa yolu,  maneviyatlarına uymayan haricî fikirler ve hareketlere onları alıştırmaktır…”

Bu mektuba bakınca sanki bu günü anlatıyor zannına kapılmamak mümkün değildir.

Bu gün devletimize top yekün bir saldırı vardır. (Bunun nedenlerini (doğru veya yanlış – haklı veya haksız – zamanlı veya zamansız) tartışma boyutunu geçmemiz gerekiyor.

Varlığımıza kast edilmiş durumda. Ve adı ister terör, isterse savaş olsun devletin varlığına kastedilmiş bir girişim mevcuttur.

Bu saldırılara ancak dirençle mukavemet edersek karşı koyabilir ve etkisiz hale getirebiliriz.

Ancak savaş sadece atılan bombalar, sıkılan silahlarla gerçekleşmiyor; ayrıca, bizi, biz yapan değerlerimize de kast ediyor.

Bizi, biz yapan ve güçlü kılan değerlerin ne olduğu artık sarih olarak bilinmektedir;

Güçlü bir lidere itaat duygumuz,

Din inancına tutkumuz,

Gelenek ve göreneklerine bağlılığımız…

Bu gün, inancımızı sorgulatacak şekilde sanki İslam terörizmi besliyormuş gibi bir algı oluşturulması boşuna değildir. Bu bütün İslam Dünyasını ilgilendiren genel bir konudur.

Ayrıca, güçlü bir liderin önderliğini sorgulatmak; işte bizim bu dönemlerde sürüklenmek istediğimiz çıkmaz budur.

Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan’a olan güven ve itaat duygusu, Türkiye’yi birleştirici bir unsurdur. Ona olan güveni sarsmak, Türkiye’ye karşı yapılan saldırılara karşı verilen mücadeleyi zayıflatır.

Bu sadece siyasetin değil, sosyolojinin tespit ettiği bir sonuçtur.

Bu nedenle, Recep Tayyip Erdoğan olmazsa olmazımızdır

Ve bu nedenle Recep Tayyip Erdoğan Türkiye’nin kırmızı çizgisidir.

 

Recep Tayyip Erdoğan seçilmiş cumhurbaşkanımızdır. Bu minvalde kendisine atfedilen menfi yahut müspet söylemler bizatihi millete edilmiş sayılır.

 

http://www.adanamedya.com/ sitesinden 09.08.2016 tarihinde yazdırılmıştır.