AK PARTİYİ KİM YIKACAK?
AK Parti’yi kesinlikle ben yıkmayacağım…
Benim gibi düşünenlerde yıkmayacak.
Ne Ulusalcılar, ne Ergenekoncular ne de laikler yıkmayacaktır AK Partiyi…
Hele CHP ve MHP’den böyle bir hareketi bırakın düşünmeyi hayali bile kurulmaz.
Neden mi? Kolay hemen anlatayım.
Burada “ben” sıfatını kullanacağım; “Ben” diye kast ettiğim, ulusalcılar, Ergenekon mağdurları, CHP ve MHP’liler ile laiklerdir….
Komşularımızla düşman olduk; ben umursamadım. Çünkü bu politika ile gelecek sonuç buydu. Bana sürpriz olmadı.
Okullarda eğitim kalitesi düştü; hiç şaşırmadım. Soğan eken arpa biçemez. Bu kadar ölü ve yıkıma mutlaka bu kadar imam gerekirdi. Bu bilinen bir şey.
Ekonomik bağımsızlık diye bir şey kalmadı. Bunu zaten ben biliyorum. Bilmeyen AK Partiye gönül vermiş olanlardır.
Ülke hızla parçalanmaya ve bölünmeye gidiyor. Sorarım size ülke parçalanırsa benim gibi düşünenlere sürpriz olur mu? Zaten bunu yıllardır ellerimizde harita bas bas bağırıyoruz.
Duymayan, duysa da anlamayan kim AK Partiye gönül vermiş olanlar.
Cumhuriyetin oluşturduğu bütün değerler satıldı.
“Satıldı”dan kasıt birilerine verildi. Parası, saray harcamalarına ve yapılan yolsuzluklara bile yetmedi. Bana sürpriz oldu mu? Kesinlikle hayır. Şaşırmadım bile. Bu talan ekonomisinden üretim beklemek gaflet olurdu.
Bu gaflete düşmedim; kim düştü? Ak Partiye inananlar.
Bilmem ne vakıflarında çocuklara yapılan tecavüz… Harbiden bu kadarını ben bile beklemiyordum. Bu iğrençlik ve insanlık değerinin süründüğü nokta için fazla konuşmayacağım…
Ama minicik bir şey söyleyeyim. Çocuklarını temiz ahlaklı olsunlar diye bu vakfa gönderen ailelerin uzun vadede ne yapacaklarını çok merak ediyorum.
Komşularla düşmanlık noktası vs… vs…
Bunların hiç biri bana sürpriz değil. İnsanlığın garip bir çelişkisi ve tuzağı olarak da neredeyse kanıksayacağım.
AK Parti için hayal kırıklığı yaşamadım, kendimi aldatılmış hissetmiyorum.
Bana göre her şey açık ve aleni idi…
Bu yüzden ben, AK Parti için tehdit değilim.
*
İnsanları bir sorunu çözmeleri için önce o sorunu hissetmeleri gerek. Kişi hissetmediği sorunu çözemez. Daha başlangıçta AK parti politikası benim için sorundu. Ama AK Partili bunu hissetmedi bile…
Sorunu çözmek için ikinci aşama; o sorunu çözmeyi istemektir.
AK Partili yavaş yavaş sorunu hissediyor ama çözmek istemiyor çünkü ona “beklenti” aşısı vurulmuş. Bu sistemin kokuşmuşluğundan beslenme fikri çok cazip geliyor. Bu yüzden AK Partiye gönül vermiş olanlar, henüz o sorunu “çözmeyi istemek” aşamasına gelmemişlerdir.
Sorun çözümünün üçüncü aşaması ise sorunu oluşturan nedenlerin saptanmasıdır.
İşte bu noktada AK Partili, kendi çıkarları daha olsa batırılmak istenen bir gemide kendi çıkarının hiçbir anlamı kalmadığını öğrenecek, ardından, aldatılmışlığı ve hayal kırıklığı ile yüzleşecek. Ve sorunun nedeninin AK Parti olduğunu anlayanlar ve AK Partiye gönül vermiş olanlar yıkacaktır.
Çünkü aldatılan ben değilim; onlar… Hayal kırıklığını yaşayan ben değilim; onlar… Beklentileri yanıtsız kalan ben değilim; onlar…
Ben sadece “onlar” ve ülkem adına acı çektim…
O kadar…
Peki bu AK Parti’yi kim yıkacak?
Anlatayım.
Komşularımızla düşman olduk