Kıyamet senaryoları (3)

Hasan Çevik

18 Nisan 2016 Pazartesi 06:00

Taaa 1920 lerde Emperyalistler, Türkiye’nin rahmine kendileri tarafından döllenmiş yumurtalar bırakmıştır. Bu yumurtalar emperyalizmin batağında beslenmiş ve bunlardan lanet çocuklar doğmuştur.  Bu çocuklar kâh savaş ortamı yaratmak,  kâh etnik milliyetçiliği körüklemek, kâh çatışmalar çıkarıp Türkiye’yi bir iç savaşa sürüklemek için ortalığa salıverilmiştir.

 Ülkemiz için yazılan kıyamet senaryoları o kadar çoktur ki, yazmakla bitecek gibi gözükmemektedir. Bir senaryo da sizlere Norveç Devleti’nin resmi kurumundan “ Norveç Uluslar Arası İlişkiler Enstitüsü”nden gelsin. Bu kurumda çalışan Prof. Dr. Toje Brojge’nin masasında tesadüfen görülmüş olan 35 sayfalık gizli raporun başlığı oldukça dikkat çekicidir  “” 2011 Türkiye İç Savaşı””.

Bu raporu gören kişi ‘Soykırımlar ve Terörizm Araştırmacısı Sefa M. Yürükel’ dir. Aynı zamanda Danimarka Vatandaşı olan Sefa M. Yürükel bir süre Norveç Uluslar Arası İlişkiler Enstitüsü’nde terör uzmanı olarak çalışmış, enstitüye yaptığı rutin ziyaretlerin birinde de Prof. Toje Bjorge’nin masasında adı geçen raporu görmüştür.
 
Norveç Uluslar Arası İlişkiler Enstitü,  Abdullah Gül’ün de sıkça gittiği ABD’deki CFR gibi bir düşünce kuruluşudur. Her iki kuruluşunda amacı ulus devletler için yıkma projeleri üretmektir.  Buralarda yıkım kararı alınan devletler arasında Türkiye maalesef birinci sıradadır.

Senaryoya göre ‘Yıkım ve İç Savaş’ın alt yapısı şöyle hazırlanacaktır:

*AB’nin dayattığı kurallar ve bu kurallar çerçevesinde çıkarılacak bölücü yasalar…
(İkiz Yasalar, Vakıflar Yasası, Bölge Kalkınma Ajansları gibi)
* ABD’nin Irak’ı işgal etmesi..
( Irak’ı bölüp Bölgesel Kürt Yönetimi’ni yaratan, Şii, Sünni, Kürt, Türk ve Arapları birbirine kırdıran, PKK’ya destek olan ABD, Iraklılara demokrasi ve insan hakları götürmek amacıyla(!) Irak’ı işgal etmiştir.)
* Bölgede yaratılacak değişiklikler…
( İlk değişiklik Irak’ın bölünmesi ile gerçekleşmiştir.)
* Büyük Ortadoğu Projesi ile değişmesi öngörülen, bölgedeki 22 İslam ülkesinin sınırları…                   ( C. Rice’nin vurguladığı gibi sınırları değişecek ülkeler arasında Türkiye’de vardır)

*İç çatışma ve gerginliğin yoğunlaşacağı planlanan 2011 yılı Türkiye için bir dönüm noktası olacak ve yazılan senaryo gereği bir iç savaş çıkacaktır. Bu plan çerçevesinde PKK ile Irak’ın kuzeyindeki Peşmerge’lerin işbirliği yapmasına, PKK’nın uyuşturucu trafiğine ve Avrupa’da açtığı bürolara göz yumulacaktır.

*Türkiye, AB için çok büyük bir ülkedir, küçülmesi gerekmektedir. Bu nedenle özellikle bazı bölgelerde etnik milliyetçilik öne çıkarılmalı, çatışma ortamı yaratılmalı ve parçalanma sağlanmalıdır.
*Türkiye’de kişiler etnik kökenine göre siyasi geleceğini tayin edebilmeli, etnik kökenler arasındaki farklılıklar sık, sık vurgulanarak ayrılıkçılığın bölücü etkisi tazelenmelidir.

Sakın yanlış anlamayın, bu düşünceler ‘Kürt Hareketi’nin temsilcisi olduklarını sananların değil, bu raporu birlikte hazırlayan AB-D ve Norveç’in ortak fikirleridir. Görünen o ki, bu bir emperyalizm projesidir.

Scot Ritter ” Target İran” ( Hedef İran) adlı kitabında, İsrail ile Kuzey Irak Kürtlerinin sıkı-fıkı olan ilişkilerine dikkat çekmektedir. Günümüzde de CIA ve MOSSAD’ın görevi PKK’yı güçlendirmek ve silahlandırmaktır. İlginç olansa AB-D’ye güvenerek O’nların maşası olmuş  Barzani’nin, İsrail’in asıl hedefinin “Vaat Edilmiş Topraklar” olduğunu anlamaması ve kendini ‘devlet başkanı’ zannederek ortalıkta dolanmasıdır..

”Türkiye, Kuzey Irak’a ve Kerkük’e müdahalede bulunursa, korkarım ki karşısında Amerikan askerini bulur.” Diyen eski ABD Genel Kurmay Başkanı MAYERS, bu tehdidi gözümüzün içine baka, baka söylemekten çekinmemiştir. Dönemin Dışişleri Bakanı Abdullah Gül’ün, bu tehdit karşısında yaptığı ise sadece Mater’i  ABD Dışişleri Bakanı C. Rice ’ye şikayet etmek olmuştur.  
” İkinci hedefimiz Türkiye’dir. Ancak bunun için henüz erken”  demiş olan Barzani’lerin başta Türkiye olmak üzere dört ülkeden toprak istemeleri, 1919- 1920 de Wilson’la başlayan ” AB-D senaryosundan kaynaklanmaktadır. 

Ancak eski İsrail Başbakanı Ariel ŞARON’un ” ABD’yi biz Yahudiler idare ediyoruz. Amerikalılar da bunu çok iyi biliyorlar” demesi, bu bölücü senaryonun kendileri tarafından yazıldığını, ancak ABD tarafından sahneye konulduğu gerçeğinin itirafı niteliğindedir.

 Ülkemizde yaşanan terör olaylarının artışına bakılırsa, bu raporda yazılan her şeyin gerçekleştiğini söylemek mümkündür. Şayet Türk milleti sağduyulu ve soğukkanlı davranmasaydı bu durumda iç savaş çoktan gerçekleşmiş olurdu.
*
 İçeriden ve dışarıdan desteklenen bu bölücü senaryo gereği bir iç savaşın çıktığını varsayalım. Peki; Çıkacağı var sayılan ya da çıkarmak için bu denli uğraşılan bir iç savaşın amacı nedir ve ne hedeflenmektedir?

Devamı gelecek…

Hasan Çevik 14.04.16



 

 

  


 

 

http://www.adanamedya.com/ sitesinden 09.08.2016 tarihinde yazdırılmıştır.