Vurun gazeteciye!

Doğan Gülbasar

28 Nisan 2016 Perşembe 06:00

Gazeteciler yaptıkları iş koşulları dolayısıyla en savunmasız meslek grubudur. Gazetecinin işi daha çok sokaktadır, işi sokakta olmasa da sokakta bi başlarına gezerler, yanında yöresinde kendisini koruyacak kimse yoktur.

Bu koşullarda yaşayan gazeteciler özellikle ülkemizde sürekli hedef gösterilirler. Her olumsuzluğun sorumlusu olarak görülen gazeteciler sadece sivillerin değil, toplumsal olaylarda polisin de hedefi haline gelirler ve sık sık şiddet görürler.

Bunların örnekleri çoktur.

Bu vahim bir durumdur.

Adana’da durum ise gün geçtikçe daha vahim hale gelmektedir.

Daha birkaç gün önce Egemen Gazetesi İmtiyaz Sahibi Hakan Denizli güpegündüz saldırıya uğradı ve darp edildi. Camiada daha bunun tartışmaları bitmeden bu kez de Ekspres Gazetesi İmtiyaz Sahibi Hakan Bülent Yardımcı’nın saldırıya uğradığını öğrendik.

Ne istiyorlar gazetecilerden, bilmiyorum. Yazdıklarını beğenmemişlerdir sanırım. Yaptıkları yayınlandır onları hedef haline getiren. Bu saldırılan ilk değil, son da olmayacak. Yarın bir başkasının başına gelecektir.

Bunu engellemenin yolu yaptırım uygulamaktır. Saldırgan yakalanıyor ama adliyeden serbest bırakılıyor. Adeta “Hadi git bir başka gazeteciye saldır” dercesine...

Asıl önemlisi saldırıyı yapandan çok yaptıranın, yani azmettirenin ortaya çıkarılmasıdır. Bu asla yapılamıyor. Saldırgan birkaç saat içinde elini kolunu sallayarak geziyor, dayak yiyen yediğiyle kalıyor.

Birisi yazdığı iddianameyi beğenmediği için bir savcıya, verdiği kararı beğenmediğinde bir hakime saldırsa hemen öyle bırakılır mı?

Bırakılmaz.

Ama gazeteciler açık hedef. Hem de gazeteciye saldırmanın yaptırımı yok.

O zaman vurun gazeteciye!

Gazetenin yayınını ya da gazetecinin yazdığını beğenmeyebilirsiniz. Ama bunu ifade etmenin yolu saldırmak ya da bir iki çakalı üzerine yollayıp darp ettirmek değildir. Yazdığı yanlışsa arar cevap hakkını kullanmak istediğinizi söylersiniz, yine olmazsa gider yargıda hakkınızı ararsınız.

Tabi bu söylediklerim medeni insanlar için.

Hakan Bülent Yardımcı’ya geçmiş olsun diyorum. Gazetecilerin bu tür olaylarla karşılaşmamasını diliyorum.

Sadece dilek ve temenni...

Toplumdaki yozlaşma ve çakallık kültürü geliştikte bu olumsuz olayların sonu gelmeyecektir...

http://www.adanamedya.com/ sitesinden 09.08.2016 tarihinde yazdırılmıştır.