Suriye savaşında Kilis
“Kilis Suriye Savaşının Bir Cephesine Dönüşmüş Durumda”[1]:Kilis’te incelemelerde bulunan CHP’li Milletvekilleri Zeynep Altıok, Gamze Akkuş İlgezdi, Dursun Çiçek, Murat Bakan ve Ahmet Akın Meclis’te yaptıkları basın toplantısında Zeynep Altıok konuşuyor: “Kilis’in adeta savaşın bir cephesine dönüşmüş olduğunu, kimsenin can güvenliğinin bulunmuyor, sokaklarda ÖSO (Özgür Suriye Ordusu) militanları geziyor. Bu kişiler sınırı istedikleri gibi kullanıyorlar. Kilis’te pek çok kişi ÖSO’nun IŞİD’den farkı olmadığını söylüyor. 27 plakalı araçların geceleri geçiş yaptığını söylüyorlar” diye konuştu.
*
Kilis; PYD’ye, Öncüpınar sınır kapısı ile PYD’ye, Elbeyli ve Kilis’in doğu kısmı ile İŞİD kontrolündeki bölgeye komşu olmakla istisnai bir konumdadır. İŞİD için en kritik geçiş noktalarının başında Kilis gelmektedir. Kilis aynı zamanda Muhalifler için de hayati bir noktadır.
IŞİD’in Kilise saldırması hakkında ilginç tahliller yapılmaktadır: “Afrin bölgesinde ve sınır hattında PYD vergi, asker alma, asayiş, belediyecilik ve yönetim gibi tüm alanlarda kontrolü ele almış durumdadır. Azez bölgesinde ise muhalifler gittikçe zayıflayan bir konumdadırlar. Ancak Türkiye’nin muhaliflerle olan irtibatının bu sınır hattından gerçekleşmesi ve muhaliflerin tek cansuyu olan Türkiye ile son irtibat noktası konumunda bulunması bu bölgedeki risk potansiyelini üst seviyelere çıkarmaktadır. Bu iki yapının dışında İŞİD’in Kilis üzerinden kaçakçılık, lojistik ve eleman temini yaptığı ve bunu sürdürmeye çalıştığı bilinmektedir”.
“Bu örgütlerlin sürdürdükleri vekâlet savaşları, hiçbir kural ve sınır tanımadan devam ederken, doğrudan Kilis üzerinde büyük bir güvenlik riskine yol açmaktadır. Gün aşırı Kilis’e düşen roketler veya füzeler de bu risk-tehdit durumunun pratik yansımalarıdır” İŞİD’in Türkiye’ye yönelik mevcut denge pozisyonunu ve göreceli saldırılarını bir üst aşamaya çıkarması veya daha yoğun şekilde saldırılara geçmesi durumunda olağan ve doğal hedeflerin başında Kilis gelecektir”[2] .
Suriye tarafından atılan Katyuşa roketatar mermilerinin 6′sı Suriyeli 17 kişinin ölümüne, 61 kişinin yaralanmasına neden olduğu Kilis’te yaşanan korku ve panik, halkı göçe yöneltti. Kilis’te nüfusun yüzde 30′u yakın il ve ilçelerdeki kentlere göç ederken, çok sayıda aile de evini satışa çıkardı. Nüfusu 93 bin olan kente zaman içerisinde 130 bin Suriyeli gelip yerleşti. Suriye’nin Halep kentinin Azez ilçesi ve köylerinde Özgür Suriye Ordusu, PYD ve IŞİD unsurlarının yer aldığı sınırın Türkiye tarafındaki Kilis, geçen ocak ayından itibaren atılan Katyuşa roketatarların hedefi dir[3].
Gaziantep'in Karkamış ilçesinin karşısında bulunan IŞİD denetimindeki Suriye'nin Cereblus kentinden atılan havan mermisi Türkiye’nin Karkamış’ta bulunan bir karakolunun yanına düştü[4].
*
Irak Ordusu’ndan Yeni Musul Operasyonu: Teknik yetersizlik nedeniyle Musul’a operasyona ara veren Irak ordusu, uluslararası koalisyonun hava operasyonlarına başlamasıyla tekrar operasyona başladı.
ABD Dışişleri Sözcüsü John Kirby, günlük basın toplantısında kendisine yöneltilen “PYD ile PKK arasında bağ var mı?” sorusuna “PKK’yı ‘yabancı terörist organizasyon’ olarak tanıyoruz ama PYD’yi ‘yabancı terörist organizasyon’ olarak tanımıyoruz” dedi. Kirby daha önce de “Türkiye’nin, YPG ile ilgili endişelerini anlıyoruz. Ancak YPG, IŞİD ile mücadelede en başarılı güçlerden biri. Biz onları terörist örgüt olarak görmüyoruz ve kendilerini desteklemeyi sürdüreceğiz” diye konuşmuştu[5].
*
Güncel Olaylar-Gelişmeler
*Anayasa Komisyonunda Dokunulmazlıklar konuşulurken çetin bir kavga ekranlara düştü. Hükümet sözcüsü Numan Kurtuluş,"geri adım atılmayacaktır" dedi.
*Gaziantep'te Emniyet Müdürlüğü önünde, sabah bomba yüklü minibüs infilak ettirildi. İki polisin şehit olduğu, 22 kişinin yaralandığı terör saldırısında, bölgede hazır bulunan(TOMA) kamerası patlamayı kaydetti. Şiddetli patlamanın ardından oluşan alev topu ve savrulan parçaların çevreye saçıldığını gösteren kayıt (01,05.2016) sosyal medya hesabından paylaşıldı ve bir kişi açığa alındı[6].
*TSK; Suriye'den Kilis kent merkezine iki katyuşa roketatar mermisinin atıldığını, bir öldüğünü,üç kişinin yaralandığını; IŞİD'e karşılık verilerek 50 üyesinin öldürüldüğünü bildirdi.[7]
*Zehir tacirlerine yönelik operasyonlar sürüyor: Diyarbakır ve Gaziantep güzergâhlarında güvenlik güçlerince yapılan üç ayrı operasyonda toplam 195 kilo esrar maddesi ile bir adeta kalaşnikof silah ele geçirildi. Adana'da, Van'da yapılan operasyonlar, "torbacı" denilen çok kişi, uyuşturucu ve silah yakalandı.
*Diyarbakır Lice İlçesinde 11 mahallede/köyde sokağa çıkma yasağı konuldu. Diyarbakır Dicle ilçesinde Jandarma Komando Taburuna, bomba yüklü araçla saldırıldı.
*"Nusaybin'de kazılan hendeklerin kapatılması, barikatların kaldırılması ve PKK'lıların etkisiz hale getirilmesi amacıyla 14 Mart günü, Abdülkadirpaşa, Fırat, Dİcle, Yenişehir, Kışla ve Abidin mahallelerinde ilan edilen sokağa çıkma yasağı ve operasyonlar 50'nci gününde yoğunlaştı. İlçede yasağın sürdüğü mahallelerde sürekli patlama ve yoğun silah sesleri duyuldu. İlçenin Abdülkadirpaşa, Fırat, Dicle, Yenişehir mahallelerinden yoğun dumanlar yükseldi"[8].
*"Yüksekova'daki güvenlik güçleri dualarla yola çıktı:" Hakkâri'nin Yüksekova ilçesindeki operasyonda bölücü terör örgütüne büyük darbe vuran güvenlik güçlerinden bazı birlikler, tekbir, dua ve "komando andı" okuyarak ilçeden ayrıldı. Güvenlik güçleri, ilçenin Cumhuriyet, Orman, Mezarlık, Yeni, Eski Kışla, Yeşildere, Esentepe, Dize ve Güngör mahallelerinde 40 gün süren operasyonda yaklaşık 200 teröristi etkisiz hale getirdi"[9].
*Türkiye'nin Almanya Büyükelçisinden Almanya'ya 'soykırım' tepkisi: Türkiye'nin Berlin Büyükelçicisi Hüseyin Avni Karslıoğlu, Almanya'da 1915 olaylarının "Ermeni Soykırımı" olarak tanınması planlarına tepki gösterdi.
Türkiye, 1915 yılında İttihat ve Terakki Partisi'nin Ermeni tehciri kararının ardından meydana gelen katliamların 'soykırım' olmadığı görüşünü benimsiyor.
(SPD) Meclis Grubu Başkanı Thomas Oppermann, "Federal Meclis, 2 Haziran’da Birinci Dünya Savaşı sırasında Ermenilere uygulanan kitlesel katliamı ve yerlerinden yurtlarından sürülmelerini 'soykırım' olarak tanımlayan bir karar alacak." demişti. Daha önce de, Yeşiller Eşbaşkanı Cem Özdemir, Deutsche Welle'ye aynı yönde bir açıklama yapmıştı.
1915 olayları Almanya'da resmi olarak soykırım olarak tanınmıyor. Ancak Cumhurbaşkanı Joachim Gauck ve Federal Meclis Başkanı Norbert Lammert, 1915 olaylarının 100'üncü yılı vesilesiyle geçen yıl yaptıkları konuşmalarda soykırım tabirini kullanmıştı[10].
*
Urfa’dan Bursa’ya gelen ve kendisini patlatan IŞİD üyesi canlı bomba paniği ve araştırması devam etmektedir.
“Laiklik olmamalıdır” diyen TBMM Başkanı İsmail Kahraman, bir havai fişek atmış ve reaksiyon yükselince geri adım atılmıştır. Milletvekillerinin dokunulmazlık işlemleri TBMM’de yumruklaşmalarla devam etmektedir. Anayasa değişikliği ile Başkanlık sistemini reva kılmak mücadelesi sürüyor. Yeni Türkiye sloganı altında gelenekselleşmiş birçok törenin içeriği boşaltılmış ve bunların yerine Osmanî-İslami adetler olaylar ikame edilmekte ve Cumhuriyetin ilan haftası “Kutlu Doğum Haftası” icadıyla kutlanmaktadır.
Doğu ve Güneydoğuda operasyon adı altında bir savaş yürütülmektedir. Taraflardan ziyade, çatışmaların kapsamı, yoğunluğu, tahribatı, kullanılan silahlar bunu dedirtmektedir. “Hâkimlerin daha adil hak dağıtmaları” yerine “hâkimlerimizin terörle daha iyi mücadele etmeleri için yasal düzenleme yapılması” amaç olmuştur.
Türkiye, çevresindeki savaş durumu nedeniyle daha otoriter bir yönetim arzulamakta ve artık bölgenin öncü-örnek demokratik ülkesi olmaktan sarfı nazar eder görünmektedir. Sünni İslam yönetimli komşuları ile anlaşmalar ittifaklar yapmakta ve yeniden Saddam ile İranın Kürtlere karşı yaptıkları “Cezayir antlaşması” gibi yine Cezayir’de Türkiye-Suriye antlaşmasından söz edilmekte ve Suriye Ordusunun Qamişlo-Hasiç’te yaptığı çatışmanın buna dayandığı belirtilmektedir.
Anlaşılıyor ki “hak haktır” ama “kuvvet” geçerlidir. Güçlü olan kural koymakta ve yürütmektedir. Eski bir söz vardır; “fırtınada ağaç devrilince, yönü nereye düşer bilinmez”. Bu çatışma ortamında herkes kendisini korumak ve kârlı çıkmak istemektedir. Vektörler ve yönler farklıdır, henüz bir gidişat öne çıkmamıştır. Bununla Suriye’nin geleceğinin ve alınacak Musul ve Rakkaya kimlerin sahip çıkacağının henüz belirsiz olduğu anlaşılmaktadır. Bunlar açık oluncaya kadar, bu kaos devam edecektir.
Deneyim ve gözlem gösteriyor ki, bundan sonrası için de yeni bir çatışma bölgesi hazırlanacaktır. Emperyal ve kapitalist sistemin stratejik anahtarı böyle çalışmaktadır.
(Not:Olaylar hızla gelişmekte, dengeler değişmekte ve önceden hazırlanmış bir yazı yayınlanıncaya kadar eskimektedir.Çaresiz.Taktir okuyucunundur)
[1] http://rasthaber.com/kilis-suriye-savasinin-bir-cephesine-donusmus-durumda/28.04.2016, Oda Tv
[2] http://gusam.org/2016/04/19/isid-neden-kilise-saldiriyor/
[3] http://www.telgrafhane.org/isid-fuzeleri-ile-vurulan-kiliste-korku-ve-panik-var/26 Nisan 2016
[4] http://www.hurriyet.com.tr/son-dakika-karkamisa-havanli-saldiri-40095960,28.4.2016
[5] Rast Haber 28.4.2016
[6] http://www.haberler.com/gaziantep-te-patlama-goruntusunu-paylasan-polis-8402311-haberi/
[7] http://t24.com.tr/haber/tsk-kilise-atilan-roketlere-karsilik-verildi-50-daes-uyesi-olduruldu,338734,02.5.2016
[8] Ahmet Akkuş-DHA, http://www.dha.com.tr/nusaybinde-patlama-ve-silah-sesleri--_1214908.html,02.5.2016
[9] http://www.internethaber.com/yuksekovadaki-guvenlik-gucleri-dualarla-yola-cikti-foto-galerisi-1589893.htm?page=4, 02 Mayıs, 2016
[10] https://www.cihan.com.tr/tr/ermeni-soykirim-1915-olaylari-katliam-osmmanli-tepki-2055122.htm,02.5.2016